MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
SES Samsun şube başkanı Aysel Ocak'ın yapacağı basın açıklamasının öne çıkan başlıklar şöyle:
"Bütçe; siyasal iktidarların, rejimin demokratik, sosyal hak ve özgürlükler konusundaki duruşunun en önemli göstergesidir. Üretenlerin, değeri yaratanların, yani işçilerin, emekçilerin, halkın, vergi mükelleflerinin, bu ülkede yaşayan herkesin, doğrudan ya da dolaylı mekanizmalar aracılığıyla ödedikleri vergilerin nerelere harcandığını ya da harcanmadığını bilmeleri ve bunu denetleyebilmeleri gerekir. Bu denetim bütçenin hazırlanması, uygulanması ve sonuçlandırılması sırasında yapılabilmelidir. Hükümetin yanlış ekonomi politikaları mevcut ekonomik krizi derinleştirmekte, çalışmaya uygun nüfusun üçte birinden fazlası işsizken ve yakın gelecekte iş bulma umudunu kaybetmiş durumda iken milyonlarca emekçi ailesi kışa hiçbir gelire sahip olmadığı şartlarda girmektedir. Asgari ücret ya da düşük ücretlerle çalışanların eline geçen para temel ihtiyaç maddelerine bile yetmemektedir çünkü temel ihtiyaç maddelerindeki enflasyon oranı TÜİK verilerinin çok çok üzerindedir. Bütçe değerlendirmeleri, bu dönemin belirleyici özellikleri göz önüne alınarak yapılmalı, bütçenin sadece teknik açıdan değerlendirmesiyle ya da siyasal iktidardan istenecek ekonomik taleplerle sınırlandırılmamalıdır. Bütçe hakkı temel bir hak olarak değerlendirilerek; toplumun siyasi partileri aracılığıyla, emekçilerin, işçilerin, üretenlerin özcesi bütçeyi oluşturan vergi mükelleflerinin örgütlü yapıları aracılığıyla bütçenin hazırlanmasında, dağıtılmasında ve denetlenmesinde söz ve karar sahibi olacağı mekanizmalar geliştirilmesi için mücadele yürütülmelidir" diye ifadelerde bulundu.
KAYAKLARIN DAHA FAZLA SERMAYEYE AKTARILDIĞI BİR BÜTÇE!
Aysel Ocak; "Bilindiği gibi, Haziran 2018 genel seçimleri sonrasında uygulamaya giren Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte, bütçeyi Cumhurbaşkanlığı hazırlıyor ve cumhurbaşkanı tarafından bir yasa teklifi olarak TBMM Başkanlığı'na iletiliyor. "2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi" de 17 Ekim 2022 tarihinde TBMM Başkanlığı'na sunuldu ve Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, maalesef basına-halka kapalı olarak görüşülmeye başlandı. Bu haliyle emekçilerin, halkın taraf olmadığı bütçenin genel durumuna baktığımızda; Enflasyonist ve seçim yatırımı olan bir bütçe, Kaynakların daha fazla sermayeye aktarıldığı bir bütçe, Vergiler yoluyla yükün halkın omuzuna bindirildiği bir bütçe, Kamusal hizmetlerde kesintiye uğrayan bir bütçe, Faiz bütçesi,
Otoriterleşmeyi derinleştiren bir savaş bütçesi olarak değerlendirebiliriz.
Sağlık Bakanlığı'nın 2023 yılı bütçe teklifine baktığımızda şunları görmekteyiz: Metalaşmış, ticarileşmiş tedavi edici hizmetler en büyük paya sahiptir. Ödeneklerin ne kadarının "tedavi edici hizmetlere" ne kadarınınsa "koruyucu hizmetlere" ayrıldığı önemlidir. Bu gösterge bile tek başına sağlık politikalarının ne olduğunu görmemizi sağlamaktadır.
Sağlık Bakanlığının genel bütçe içerisindeki payı 2022 yılında 6,63 iken 2023 yılında 6,56 olarak belirlenmiştir. Yıllardır sağlık bütçesinin gen bütçe içerisindeki payının yüzde 10'un üzerine çıkarılmasını talep etmemize rağmen pay düşmüştür. Bu da yetmezmiş gibi Koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılan oran %33,4'ten %28,6'ya düşmüştür. Tedavi edici hizmetlere ayrılan oran ise %64,2'den %69,5'e çıkmıştır. Genel olarak 2023 bütçesini ve Sağlık Bakanlığı bütçesini incelediğimizde ana gelir kaynağı, yine yaşamak için çalışmak zorunda olanlardan alınması hedeflenen, doğrudan ve dolaylı vergiler olarak öne çıkmaktadır. Bununla birlikte, yaşamak için çalışmak zorunda olanların bu durumu değiştirebilmeleri için geliştirme çabası içinde oldukları eylem birlikteliklerinin, emekçilerin ve ezilenlerin örgütsel ve stratejik ortaklıklarını sağlayan iktidar mücadelesini de hedefleyebilmesi gerektiği bütün açıklığıyla önümüzde durmaktadır. Gelecek yıllarda hazırlanacak bütçelerin hedefinin, yaşamak için çalışmak zorunda olanların refahını ve mutluluğunu sağlamak olabilmesinin başlıca yolu bu hedeften geçmektedir" diye konuştu.
TALEPLERİMİZ ŞÖYLE;
"Bu amaç için yakın ve orta vadede bütçeye ve sağlık hizmetlerinin finansmanına ilişkin ortaya konulması ve kitleselleştirilmesi gerektiği düşünülen önerileri şöyle sıralamak mümkün
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Olarak 2023 yılı Sağlık Bakanlığı Bütçesinde öneri ve taleplerimiz.
2023 SAĞLIK BAKANLIĞI BÜTÇE TEKLİFİ HALKIN SAĞLIK HAKKINI ÖTELEYEN, SERMAYEYİ ESAS ALAN BİR SEÇİM BÜTÇESİDİR!
2023 yılı Sağlık Bakanlığı bütçesini Samsun SES şube başkanlığı halktan ve sağlık emekçilerinden yana değil, sermayeyi esas alan bir açıklamalarda bulundu.
NEHNET REBİİ ÖZDEMİR
SES Samsun şube başkanı Aysel Ocak'ın yapacağı basın açıklamasının öne çıkan başlıklar şöyle:
"Bütçe; siyasal iktidarların, rejimin demokratik, sosyal hak ve özgürlükler konusundaki duruşunun en önemli göstergesidir. Üretenlerin, değeri yaratanların, yani işçilerin, emekçilerin, halkın, vergi mükelleflerinin, bu ülkede yaşayan herkesin, doğrudan ya da dolaylı mekanizmalar aracılığıyla ödedikleri vergilerin nerelere harcandığını ya da harcanmadığını bilmeleri ve bunu denetleyebilmeleri gerekir. Bu denetim bütçenin hazırlanması, uygulanması ve sonuçlandırılması sırasında yapılabilmelidir. Hükümetin yanlış ekonomi politikaları mevcut ekonomik krizi derinleştirmekte, çalışmaya uygun nüfusun üçte birinden fazlası işsizken ve yakın gelecekte iş bulma umudunu kaybetmiş durumda iken milyonlarca emekçi ailesi kışa hiçbir gelire sahip olmadığı şartlarda girmektedir. Asgari ücret ya da düşük ücretlerle çalışanların eline geçen para temel ihtiyaç maddelerine bile yetmemektedir çünkü temel ihtiyaç maddelerindeki enflasyon oranı TÜİK verilerinin çok çok üzerindedir. Bütçe değerlendirmeleri, bu dönemin belirleyici özellikleri göz önüne alınarak yapılmalı, bütçenin sadece teknik açıdan değerlendirmesiyle ya da siyasal iktidardan istenecek ekonomik taleplerle sınırlandırılmamalıdır. Bütçe hakkı temel bir hak olarak değerlendirilerek; toplumun siyasi partileri aracılığıyla, emekçilerin, işçilerin, üretenlerin özcesi bütçeyi oluşturan vergi mükelleflerinin örgütlü yapıları aracılığıyla bütçenin hazırlanmasında, dağıtılmasında ve denetlenmesinde söz ve karar sahibi olacağı mekanizmalar geliştirilmesi için mücadele yürütülmelidir" diye ifadelerde bulundu.
KAYAKLARIN DAHA FAZLA SERMAYEYE AKTARILDIĞI BİR BÜTÇE!
Aysel Ocak; "Bilindiği gibi, Haziran 2018 genel seçimleri sonrasında uygulamaya giren Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte, bütçeyi Cumhurbaşkanlığı hazırlıyor ve cumhurbaşkanı tarafından bir yasa teklifi olarak TBMM Başkanlığı'na iletiliyor. "2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi" de 17 Ekim 2022 tarihinde TBMM Başkanlığı'na sunuldu ve Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, maalesef basına-halka kapalı olarak görüşülmeye başlandı. Bu haliyle emekçilerin, halkın taraf olmadığı bütçenin genel durumuna baktığımızda; Enflasyonist ve seçim yatırımı olan bir bütçe, Kaynakların daha fazla sermayeye aktarıldığı bir bütçe, Vergiler yoluyla yükün halkın omuzuna bindirildiği bir bütçe, Kamusal hizmetlerde kesintiye uğrayan bir bütçe, Faiz bütçesi,
Otoriterleşmeyi derinleştiren bir savaş bütçesi olarak değerlendirebiliriz.
Sağlık Bakanlığı'nın 2023 yılı bütçe teklifine baktığımızda şunları görmekteyiz: Metalaşmış, ticarileşmiş tedavi edici hizmetler en büyük paya sahiptir. Ödeneklerin ne kadarının "tedavi edici hizmetlere" ne kadarınınsa "koruyucu hizmetlere" ayrıldığı önemlidir. Bu gösterge bile tek başına sağlık politikalarının ne olduğunu görmemizi sağlamaktadır.
Sağlık Bakanlığının genel bütçe içerisindeki payı 2022 yılında 6,63 iken 2023 yılında 6,56 olarak belirlenmiştir. Yıllardır sağlık bütçesinin gen bütçe içerisindeki payının yüzde 10'un üzerine çıkarılmasını talep etmemize rağmen pay düşmüştür. Bu da yetmezmiş gibi Koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılan oran %33,4'ten %28,6'ya düşmüştür. Tedavi edici hizmetlere ayrılan oran ise %64,2'den %69,5'e çıkmıştır. Genel olarak 2023 bütçesini ve Sağlık Bakanlığı bütçesini incelediğimizde ana gelir kaynağı, yine yaşamak için çalışmak zorunda olanlardan alınması hedeflenen, doğrudan ve dolaylı vergiler olarak öne çıkmaktadır. Bununla birlikte, yaşamak için çalışmak zorunda olanların bu durumu değiştirebilmeleri için geliştirme çabası içinde oldukları eylem birlikteliklerinin, emekçilerin ve ezilenlerin örgütsel ve stratejik ortaklıklarını sağlayan iktidar mücadelesini de hedefleyebilmesi gerektiği bütün açıklığıyla önümüzde durmaktadır. Gelecek yıllarda hazırlanacak bütçelerin hedefinin, yaşamak için çalışmak zorunda olanların refahını ve mutluluğunu sağlamak olabilmesinin başlıca yolu bu hedeften geçmektedir" diye konuştu.
TALEPLERİMİZ ŞÖYLE;
"Bu amaç için yakın ve orta vadede bütçeye ve sağlık hizmetlerinin finansmanına ilişkin ortaya konulması ve kitleselleştirilmesi gerektiği düşünülen önerileri şöyle sıralamak mümkün
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Olarak 2023 yılı Sağlık Bakanlığı Bütçesinde öneri ve taleplerimiz.