Haber: Mehmet Rebii Özdemir
(SAMSUN) –
Tez-Koop-İş Sendikası Samsun şubesi dün akşam saat 19'da Samsun'un İlkadım ilçesinde kalabalık bir kitleyle sendika şubesinden basın açıklaması yapacakları alana kadar sloganlar atarak yürüdüler.
Basın açıklamasının yapılacağı alanda kendilerine destek veren CHP'li Samsun milletvekili Murat Çan, CHP'li PM üyesi Nazan Güneysu, Devrim Emekliler Sendikası Samsun şubesi üyeleri, Emek Partisi il örgütü, CHP Samsun il, İlkadım, Canik ve Atakum ilçe örgütleriyle birlikte basın açıklamasını gerçekleştirdiler.
Basın açıklamasında CHP'li Samsun Milletvekili Murat Çan, PM üyesi Nazan Güneysu, Devrimci Emekliler sendikası Samsun şube başkanı Arif Kutlu, EMEP il başkanı Sait Kocaman, CHP il başkan yardımcısı Tarık Tarhan, İlkadım ilçe başkanı Umut Alkaç, Canik ilçe ve Atakum ilçe başkanları da konuştular.
CHP'li Samsun Milletvekili Murat Çan konuşması
Değerli hemşerilerim 2026 bütçesini Aralık sonu itibariyle geçirdik. Bütçenin detaylarına baktığımızda toplam bütçe rakamının yüzde 85'i doğrudan ya da dolaylı vergilerden oluşmakta.
Bu doğrudan ya da dolaylı vergilerin yüzde85'i teşkil eden rakamın neredeyse yüzde 80'nini tek başına bordrolular, ücretliler ödemekte. Şunu anlıyoruz ki hükümet vatandaşın cebine iki elini birden yerleştirmiş, oradan ne koparabilirsem kar sayıyor. Toplam bütçenin yüzde 80'nini ücretliden temin etmenin garantisini dünyaya tefecilere, yabancı sermayeye teminat olarak göstermiş. 2026 bütçesi çıktıktan sonra TUİK rakamlarıyla TUİK eliyle manipüle edilmiş rakamlarla önce emeklilerin gırtlağına çöktüler. Bunu da hiçbir şekilde esirgemediler.
Açlık sınırının altında yaşamaya zorladıkları emeklilerin tabuta girmiş halini görsel olarak dramatize edilmiş dramatize edilmiş olarak dahi görmeye dün akşam tahammül edemediler.
Bir vakit sahte oy pusulalarıyla bu kanunu geçirmeye çalıştılar. Toplamda 240 oya 179 da geçirmiş oldular. Ama emeklilerle ilgili zam kanunu, zam maddesi görüşülürken sahte pusulayla toplantı yeter sayısını sağlamaya çalıştılar. Gelelim ücretlilerimize, çalışanlarımıza, emekçilerimize Nisan ayı, Mayıs ayı itibariyle çalışanlarımız acaba maaşın bu ay ne kadar kesilecek diye düşünüyor. Dünyada gelişmiş ülkelerde Türkiye'ye temsil edilecek örnek oluşturacak ülkelerde böyle bir vergi aralığı, darlığı yoktur. Şu anda bizi güvenliğimizi sağlamakla görevli bize refakat eden polis memuru arkadaşlarımız bile Mayıs ayı, Haziran ayı itibariyle maaşlarında yüzde 10, yüzde 20'lik düşüşü nasıl telafi edeceklerinin dertleriyle kaygılanıyorlardır bu yılın başında. Önümüzdeki yıllar önümüzdeki aylar 2026 için çok daha zor günlerin bizi beklediğini göstermektedir. Genel başkanımız dün akşam daha doğrusu bu sabaha karşı iki buçuk itibariyle meclisten ayrılırken bugün itibariyle artık meclisteki Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerinin Emekliler için başlattığı nöbet eylemini sokağa, meydanlara taşıma talimatı vermiştir. Bu sabah 12 gibi Samsun'a g eldim. İlk işim de TEZ KOOP-İŞ'in bu eylemine destek vermek. Sokaklarda emeklilerimizin ve emekçilerimizin ücretlilerimizin öğrencilerimizin gençlerimizin kısacası mağduriyet yaşayan toplumdaki bütün kesimlerin sorunları için sokaklarda meydanlarda grevlere, eylemlere başladık. Ben TEZ KOOP-İŞ'in bu eylemini destekliyorum, yanlarındayım. Bundan sonra da bütün mağduriyet yaşayan çalışanlarımızın, emeklilerimizin, gençlerimizin sorunlarını dile getirmeye devam edeceğiz. Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber ya hiçbirimiz diyorum.
TEZ-KOOP-İŞ Samsun şubesi OMÜ işyeri baş temsilcisi ve dönem sözcüsü Burak Can konuşması
Tez-Koop-İş OMÜ işyeri baş temsilcisi ve dönem sözcüsü
Bugün burada, emeğin yok sayıldığı bu adaletsiz düzene karşı sesimizi yükseltmek için toplandık! Bizler bu ülkenin üreten gücüyüz! Alın teriyiz, emeğiz, çalışanız! Ama ne yazık ki; Çalışırken vergiyle ezilen, Emekli olunca yoksulluğa mahkûm edilen bir düzen dayatılmaktadır! Bugün tablo ortadadır: Aldığımız zam yüzde 12, Açıklanan enflasyon yüzde 30,09'dur. Soruyoruz buradan: Bu bir zam mıdır, yoksa açık bir gasptır? Enflasyonun altında kalan ücretler, yaşam değil, Açıkça ölüme davetiye çıkarmaktır! İşçiler dünyanın en yüksek vergilerini öderken; Kuyumcular, yat sahipleri, büyük sermaye çevreleri Vergi aflarıyla, ayrıcalıklarla desteklenmektedir! Bu yanlış uygulamadan derhal vazgeçilmelidir! İşçinin ödediği vergi; Faize, ranta değil, İşçiye, emekliye, halka hizmet etmelidir! Buradan açıkça ifade ediyoruz: TUHİS'in açıkladığı enflasyon rakamları gerçeği yansıtmamaktadır! Soruyoruz: TUHİS ev kirasını nereden ödüyor? TUHİS mutfak masrafını nereden karşılıyor? TUHİS elektrik, su, doğalgaz faturasını nereden ödüyor? TUHİS ev ihtiyaçlarını nereden karşılıyorsa, Biz emekçiler de oradan karşılamak istiyoruz! Mutfakta yangın varken, Markette fiyatlar her gün artarken, Masa başında açıklanan rakamlarla emekçinin aklıyla alay edilemez! Yıllarca çalışmış, prim ödemiş emeklilerimiz; Bugün pazarda file dolduramıyor, İlacını, faturasını düşünmek zorunda kalıyor! Emeklilik, dinlenme değil, Hayatta kalma mücadelesine dönüştürülmüştür! İşte bu yüzden, buradan emekliler için taleplerimizi açıkça ilan ediyoruz: En düşük emekli maaşı, en az asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır! Emekli maaşlarına yapılan zamlar, gerçek enflasyon oranına göre belirlenmelidir! Emeklilere refah payı verilmelidir! Emeklilik yoksulluk değil, insanca yaşam dönemi olmalıdır! Sağlıkta katkı payları ve muayene ücretleri derhal kaldırılmalıdır! Emeklilerin maaşlarından yapılan vergi ve ek kesintilere son verilmelidir! Emekli aylıkları yılda tek sefer değil, enflasyon karşısında erimeyi önleyecek şekilde düzenli olarak güncellenmelidir! Barınma, ulaşım ve enerji giderlerinde emeklilere özel indirimler sağlanmalıdır! Bu talepler lütuf değildir! Bu talepler yılların emeğinin, alın terinin karşılığıdır!
Emekliler sadaka değil, haklarını istiyor! Tez-Koop-İş Sendikası Samsun Şubesi olarak buradan bir kez daha haykırıyoruz: Bu düzen değişmelidir! Emekçiler açlığa, emekliler yoksulluğa mahkûm edilemez! Tez-Koop-İş, dün olduğu gibi bugün de emeğin ve emeklinin yanında olmaya devam edecektir!
Tez-Koop-İş sendikası Samsun şubesinin bu basın açıklamasına destek veren Devrimci Emekliler Sendikası Samsun şube başkanı Arif Kutlu'da konuşmasında şöyle dedi. Çalışırken vergi, emekliyken yoksulluk artık yeter. Yani gerçekten artık bıçak kemiği deldi geçti. Gerçekten artık yeter. Değerli sınıf mücadelesini omuz vermiş emekçiler, emekliler. 2026 yılı emekçiler ve emekliler için çok zor bir mücadele yılı olacak gerçeğinden. 2026 yılı bizler için mücadele yılı olacak. Iktidarın sürdürdüğü anti emek politikalarının bedelini emekçiler ve emekliler ödemeyecek. Hazine ve Maliye Bakanı ve ekibinin uyguladığı, kemer sıkma politikaları ücretlerin sadece beklenen enflasyona göre yönlenmesine neden oldu. Bu da maaşların reel olarak erimesi anlamına geliyor. Çalışanların ve emeklilerin alım gücü dramatik şekilde düşerken sosyal ve refah seviyesi hızla geriledi. Asgari ücret resmen eridi. 2025 yıllında yirmi ikibin yüz dört lira ile başlayan asgari ücret yıl boyunca arttırılmadı. TUİK'in açıkladığı yüzde 31'lik yıllık enflasyon oranı dikkate alındığında asgari ücretlinin maaşın, alım gücü yüzde altmış dokuz seviyesine düştü. Bir başka deyişle Ocak ayında 100 olan olan maaş Aralık ayında 69 liraya denk geldi. Evrensel standartlara uygun olarak asgari ücret sadece işçinin kendisi için değil bakmakla yükümlü oldukları da yani hane halkı veya ailesi göz önüne alınarak asgari ihtiyaçları dikkate alınarak hesaplanmalıdır. Bu hüküm mutlaka mevzuata yazılmalıdır. Asgari ücret değil toplu pazarlık yapılmalıdır. Ülkemize asgari ücret ortalama ücret haline gelmiştir.
Hele hele konu emekli maaşıyla asgari ücret olunca matematik bile siyasallaşır. Son günlerde sıkça tanık olduğumuz bir iddia var. 2002'de emekli asgari ücretin üçte birini alıyordu. Bugün yüzde 70'ini geçiyor. Bu hall size ilerleme gibi geliyor değil mi? İnsanın bir an için vay be diyesi geliyor. Fakat dosyayı açıp ayrıntılara baktığımıza vallahi hiç de öyle değil. 2002 verilerine göre asgari ücret. 185 lirayken en düşük emekli aylığı bunun çok üstündeydi. Memur emeklisi ise neredeyse iki katını alıyordu. Bağ-Kur tarım emekleri ise sanki ayrı bir dünyadaymış gibi çok az maaş alıyorlardı. Gelelim bugüne. Şimdi tırnak içerisinde en düşük emekli aylığı diye tek bir rakam üzerinden, aktarılmış durumda. Yani 2002'de ki, oranlar korunmuş olsaydı bugün işçi emeklisi 39 bin lira maaş, memur emeklisi ise 57 bin liraya yakın maaş alacaktı.
Tez-Koop-İş Samsun şubesinin basın açıklamasına katılarak destek veren CHP PM (Parti Meclisi) üyesi Nazan Güneysu'da konuşmasında
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak dedik ki en düşük emekli maaşı bir asgari ücret olsun ki o da yeterli değil, açlık sınırının altında ve ilerleyen süreçte bir emekli maaşı bir buçuk asgari ücrete ulaşsın. Ama iktidar emekliye 19 bin lirayı layık gördü. Sonrasında çok zor ama dediler, lütfettiler. Çok büyük bir fedakarlıkla bin lira daha verdiler. Sonuçta bir gecede mecliste de onayladılar. Emekliye reva görülen emekli maaşı 20 bin lira oldu. Yani dostlar emeklilerimiz gariban değildir. Emekliye 20 bin lira verdi. Şükredin diyemezler.
Emekli sefalet ücreti almamalıdır. Emekli toplumda refah seviyesi en yüksek yaşam hakkına sahip gruptur. Çünkü iş hayatı meslek hayatı boyunca sosyal güvenlik primlerini yatırmış vergilerini eksiksiz ödemiş devletine karşı sorumluluklarını yerine getirmiştir.
Artık sıcak evlerinde keyifle vakit geçirme zamanı gelmiştir. Ama maalesef 20 bin lirayla ne doğal gazlarını ne de sobalarını çalıştırır duruma da değiller. Ülkenin elektrileri yetmiş yaşında, seksen yaşında inşaat işçiliği, gece bekçiliği, pazarcılık yapmak zorundalar. Çünkü ilaçlarını alamıyorlar. Çünkü beslenemiyorlar. Çünkü ısınamıyorlar. İşin en acısı da ne biliyor musunuz? Emekliye sefalet ücretini reva görenler 978 emekli maaşına denk gelen bir saati kollarına takabiliyorlar. Ve emeklinin sefalet ücreti oylamasında hiç utanmadan o pahalı saati taktıkları kollarını yukarıya kaldırıp oylamaya evet oyu veriyorlar.
EMEP ilk başkanı Sait Kocaman'ın konuşması
Egemen sınıflar ülkedeki işçi ve emekçileri yokluk pahasına çalıştırmak, ezmek için her dönem aynı politikaları hayata geçirdiler.
23 yıllık AKP iktidarı da her dönemde işçi ve emekçileri sermayenin soygununa ne yazık ki mahkum etmiştir. Bu durumdan kurtuluşun yolu nedir? Buna bakmamız gerekiyor. Başta işçi sınıfı olmak üzere işçiler sendikal örgütlülükte bir araya gelmeli. Örgütlülüklerini çoğaltmalı, sendikalarını kendi haklarını savunan bir çizgide olmasını sağlamalarıdır.
CHP Samsun il başkan yardımcısı Tarık Tarhan'ın konuşması
Çalışma hayatınızın bittiğinde çalışma hayatınızın bittiğinde karşınıza kas sayılarla oynanmış, düşürülmüş bir emekli maaş olarak gelmektir. Yılsonu da ödediğiniz firmaların toplamına baktığınızda bir kuyumcunun serbest çalışan farklı meslek gruplarının bir yıldır ödediği vergiden daha fazla tutmakta. Oysa sizler onların yaşadıkları gibi yaşayamamaktasınız. Bu düzen içerisinde emek hiçe sayılmakta emek yok sayılmakta emek ve bilgi değersizleştirmektedir. Bunu hep beraber üretimden gelen gücümüzü kullanarak hep beraber direnerek değiştirecek.
CHP İlkadım İlçe örgütü başkanı Umut Alkaç'ın konuşması
Bu düzenbazlarda lüks sefahat içinde yaşayıp emekçiye, emekliye, yoksulluk, açlık maaşını veren görenlere Karadeniz'den, Samsun'dan, İlkadım'dan kuvvetli bir mesaj veriyoruz. Sizin haksızlıklarına karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Mecliste, sokakta, okulda, her yerde mücadele etmeye devam edeceğiz. Emekçinin yanında olacağız. Emeklinin yanında olacağız. Kadının, çocuğun, gencin, öğrencinin Hepsinin yanında olacağız. Emeğine sonunda biz kazanacağız. Emek mücadelesi kazanacağız. Emeğin iktidarını kuracağız. Hepinize saygılar sunuyorum.