Mehmet Rebii Özdemir
SAMSUN- Samsun ADD Şube Başkanı Dr.Özkefeli; "24 Temmuz 1923 Ulusal Kurtuluş Savaşımız sonrasında, Tam Bağımsız ve Milli Egemen Türkiye Cumhuriyetine giden yolda en büyük kazanımız, diplomatik zaferimiz olan, Türkiye Cumhuriyetinin Tapusu Lozan Barış Antlaşmasının 97. Yıl dönümü idi. Atatürkçü Düşünce Derneği tüm şubeleri ile Atatürk Anıtlarında Lozan'ı çelenk sunumu ve basın açıklaması ile kutlayacak iken, Valilik ve Kaymakamlıklardan izinler alınmış iken, telefon ile ya da Gerekçesiz yazılar ile Atatürk Anıtlarına inmemiz engellendi. Genel Merkezimiz Pandemi nedeni ile temizleniyor diye Anıtkabir'e sokulmak istenmedi. Samsun da; Samsun Valiliği yasaklama gerekçesine hiçbir neden yazmamışken Polisin bizlere söylediği Pandemi kuralları maalesef Ayasofya'nın ilk açılış Cuma namazında oradakilere geçerli değildi. Binler pandemi kurallarını unutarak Ayasofya'da yerini aldı. Bu yıllardır yapılan ayrıştırma ve kutuplaştırmanın başka bir adı idi. Yani çifte standart idi" diye açıklamada bulundu.
DİB İSİM VERMEDEN ATATÜRK'E LANET OKUMUŞTUR…
ADD Samsun Şube Başkanı Dr. Işık Özkefeli açıklamasını şöyle sürdürdü. "Lozan Barış Antlaşması'nın 97. yıl dönümüne denk getirilen; Ayasofya'nın ibadete açılması münasebetiyle, kılınan ilk Cuma namazında; 03 Mart 1924'de Şer'iye ve Evkaf Vekâlet'inin yerine bizzat ATATÜRK tarafından kuruluş talimatı verilen; "dini inançlar ve ibadet ile ilgili işleri yürütmek ve din konusunda toplumu aydınlatmak" görevlerini yürütmekle sorumlu Diyanet İşleri'nin başındaki şahıs minberde; Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu ve İstanbul'u işgalden kurtaran Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ü anmamıştır. Hatta Haddini aşarak; "Bizim inancımızda vakıf malı kutsaldır. Dokunanı yakar. Vakfedenin şartını çiğneyen lanete uğrar." sözleriyle de isim vermeden, Büyük Atatürk'e "lanet" okumuştur. Vatanımızı, İstanbul'u ve Ayasofya'yı işgalden kurtaran; Ayasofya'yı tamir ettirerek koruma altına alan, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'e yönelik bu çirkin söylem, Türk Milleti adına utanç vericidir, saygısızlıktır… Atatürk'ün manevi şahsiyetine hakarettir, suçtur… Ayrımcılıktır, milli, insani, dini, vicdani, ahlaki her türlü değerlerden uzaktır" dedi.
AYASOFYA'YA SİYASAL İSLAM'IN ŞOV ARENASI HALİNE GELMESİ ÜZÜCÜDÜR.
Dr. Işık Özkefeli; "Diyanet İşleri Başkanlığı makamına siyasi iktidarca atanan ve daha öncede "imamlar siyaset yapsın" diyerek yüce din duygularının siyasete alet etme niyetini açıkça ifade etmiş bulunan bu şahsın, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün hedef alınması, Diyanet İşleri Başkanı'nın sahip olduğu zihniyetin açık tezahürüdür. Bu kişinin, Diyanet İşleri Başkanı olarak görev yapması hem Anayasaya hem de Diyanet İşleri Kuruluş Kanunu'na aykırıdır. Diyanet İşleri Başkanı'nın gaflet ve delalet içinde olduğu aşikârdır. Kurucu felsefeye, kurucu kadrolara ihanet, önce devletin sonra da milletin sonunu getirir. Uyarıyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığı makamındaki zatı; ATATÜRK'e olan bağlılığını, sevgisini, hürmetini bir kez daha açıkça ortaya koymuş olan Türk milletinden özür dilemeye ve derhal istifaya çağırıyoruz. Lozan Barış Antlaşması'nın 97. yıl dönümüne denk getirilen, açılışla, Atatürkçü Düşünce 'ye, çağdaş kazanımlara, laik ve demokratik cumhuriyete açıkça meydan okunduğu gün yüzüne çıkmıştır. "Hilafet isteriz." sloganlarıyla yürüyenleri, söz ve davranışlarıyla Büyük Atatürk'e hakaret edenleri görmeyenler; dün, bütün güçleriyle Atatürkçü ve yurtseverlere baskı uygulamışlardır. Zulüm etmişlerdir. Tekrar tekrar söylüyoruz ki hilafet ve saltanat heveslilerine meydanı boş bırakmayacağız. Demokratik ve yasal haklarımızı sonuna kadar kullanarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Eylem ve söylemleriyle suç işleyen, Diyanet İşleri Başkanı hakkında yargı yoluna müracaat edeceğimizi ilan ederiz" diye konuştu.