Tarih: 28.08.2020 19:18
Bayram: “İnsan hakları bir bütündür! Ayrım gözetilmeksizin herkese eşit uygulanmalıdır!”
Mehmet Rebii Özdemir
SAMSUN- KESK'e bağlı Yapı-Yol-Sen Samsun şube başkanı Yüksel Bayram, "Kendilerine göre 'haklı gerekçe' öne sürüyorlar: İstanbul Sözleşmesi Türk aile değerlerine aykırı. Hangi Türk aile değerine aykırı dediğiniz zaman, verebildikleri bir yanıt yok. Kadını dövmek, döverek öldürmek Türk aile değerlerinden biri midir? diye sordu.
KADINLARI KİM YA DA KİMLER ÖLDÜRÜYORLAR?
Yüksel Bayram açıklamasını şöyle sürdürdü; "Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine göre temmuz ayında 36 kadın öldürüldü. 11 kadının ölümü şüpheli bulundu. Öldürülen 36 kadından 18'inin neden öldürüldüğü saptanamadı. 5'i ekonomik bahaneyle, 13'ü de boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair kararlar almak isterken öldürüldü. 18 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün saptanamaması kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Kadınları kim öldürüyor? Yakınlarındaki erkekler öldürüyor. Platformu'n verilerine göre temmuz ayında öldürülen 36 kadının 3'ünün kim tarafından öldürüldüğü tespit edilemedi. 11'i evli oldukları erkek, 5'i birlikte olduğu erkek, 5'i tanıdığı biri, 4'ü eskiden evli olduğu erkek, 2'si akrabası, 2'si babası, 2'si eskiden birlikte olduğu erkek ve 2'si de oğlu tarafından öldürüldü. Erkeğin kadına tahakkümünün onun canını rahatça almaya kadar vardığı bir ortamda Türkiye'de iktidar kadına her türlü şiddeti önlemek için düzenlenmiş olan İstanbul Sözleşme-si'nden çıkmayı tartışıyor. Neden? Tarikatlar, üfürükçü din tacirleri öyle istiyor diye. Kadını her türlü sömürmenin, istismar etmenin, evde, sokakta, otobüste rahatça dövebilmenin, sokak ortasında öldürmenin önü kesilmesin diye. Bir de kendilerine göre 'haklı gerekçe' öne sürüyorlar: İstanbul Sözleşmesi Türk aile değerlerine aykırı. Hangi Türk aile değerine aykırı dediğiniz zaman, verebildikleri bir yanıt yok. Kadını dövmek, döverek öldürmek Türk aile değerlerinden biri midir? Otobüste, sokakta, parkta kadını yumruklamak, yere yatırıp üzerinde tepinmek Türk aile değeri midir? Kız çocuğunun ağzını burnunu kırıp vücudunu morartmak, kemiklerini kırmak Türk aile değeri midir? sorusuna yanıt arıyoruz.
YARGIÇLARA SORMAK GEREKLİ…
Yapı-Yol-Sen Samsun Şube Başkanı Bayram: "Bir kadına 20 gün işkence yapılıp, tecavüz edilmesi, başlangıçta 'ilişkiye rızası vardı' bahanesiyle suç değil midir? Aynı bahaneyle tecavüzcünün serbest bırakılması tecavüzcüleri cesaretlendirmez mi? Böyle bir karar bir yargıcın vicdanına nasıl sığar? Böyle bir vahşette bile devlet, yargı insanlıktan nasibini almamış bu tipleri nasıl toplumun içine salar? Bütün bunların nedeni, ekonomik ve toplumsal yaşamın, devlet aygıtının ve hukukun erkeğin ekonomik, sosyal, siyasal ve cinsel ihtiyaçlarına göre örgütlenmiş olmasıdır. Bu düzen erkeğin kadına tahakküm etmesine, hem emek olarak hem cinsel olarak sömürmesine dayalı bir düzendir ve değişmelidir. Bu değişim için mücadele eden kadın hakları derneklerinin ve Eşitlik İçin Kadın Platformunun mücadelesi kadın-erkek eşitliğine, toplumsal cinsiyet eşitliğine, fırsat eşitliğine, özgürlüğe, demokratik, laik cumhuriyete inanan her kişi ve kurum tarafından desteklenmelidir. Kadın sorunu aynı zamanda erkek sorunudur. Temel insan hakları bir bütündür ve ayrım gözetilmeksizin herkes için eşit şekilde uygulanmalıdır. Sözleşme'nin 4. maddesi bu konuya ilişkindir, şiddetle mücadele söz konusu olduğunda (cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka tür görüş, ulusal veya sosyal köken, bir ulusal azınlıkla bağlantılı olma, mülk, doğum, cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet kimliği, sağlık durumu, engellilik, medeni hal, göçmen veya mülteci statüsü veya başka bir statü gibi, herhangi bir temele dayalı olarak) kimseye ayrımcılık yapılamayacağını belirtir. Bu maddeye çekince konulması, Sözleşme'nin çekincelere ilişkin 78. maddesi uyarınca mümkün değildir. Kaldı ki, Sözleşme'ye çekince ancak Sözleşme'nin imzalandığı ya da onaylandığı aşamada konulabilir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu iki aşamada da bunu yapmamıştır. Bu nedenle, artık İstanbul Sözleşmesi'nin hiçbir maddesine çekince konulamaz. Kamuoyu bu konuda ısrarla yanlış bilgilendirilmektedir. AK Parti MYK toplantısında konuşulacak tüm bu seçenekler; Türkiye'nin Sözleşme'ye taraf olarak kalmaya devam ediyor gibi görüneceği, ancak Sözleşme'yi uygulamayacağı anlamına gelecektir. Yani Devlet bu ülkede yaşayan kadınların öldürülmesini, sakat bırakılmasını, fiziksel ve ruhsal olarak yaralanmasını, temel haklarını kullanamamasını görmezden geleceğini tüm dünyaya ilan etmiş olacaktır. Sözleşme'ye yönelik söz konusu saldırıların sadece kadınların değil tüm toplumun meselesi olduğu fark edilmeli; temel hak ve özgürlüklerini kullanmak, demokratik bir hukuk devletinde eşit, özgür ve şiddetten uzak bir yaşam sürmek isteyen herkes içindir. Yapı Yol Sen Samsun Şubesi olarak herkesi, İstanbul Sözleşmesi'ne yönelik müdahalelere karşı harekete geçmeye ve İstanbul Sözleşmesi'nin hiç kimseye ayrım yapılmaksızın toplumun tüm bireylerine uygulanması konusunda dayanışmaya çağırıyoruz" dedi.
Orjinal Habere Git
— HABER SONU —