Mehmet Rebii Özdemir
SAMSUN- ÇARÇED Yönetim Kurulu adına Mustan Deniz, Samsun Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü önünde Çarşamba ve Tekkeköy arasındaki Abdal Irmağına Eğercili Mahallesindeki kurulan (BES) Biokütle Elektrik Santralinden gelen atıkların akmasını protesto etmek ve yetkilileri bilgilendirmek amacıyla yaptıkları basın açıklamasında şunları ifade ettiler. "2019 yılı içinde büyük bir gizlilik içinde izin ve ruhsat çalışmaları tamamlanarak hukuka aykırı şekilde inşaatına başlanmış çarşamba biyokütle santrali yılbaşından itibaren işletmeye alınmıştır. Bilindiği üzere santrale karşı açılmış üç farklı konuda dört dava devam etmektedir. Bu davalardan ilki birinci sınıf tarım alanı olan depo sahalarının tarım dışı faaliyete izin verilmesine yönelik toprak koruma kurulu kararlarına karşılık açılmıştır. Ne yazık ki toprak koruma kurulunda görev almış üyeler bu şehrin ekmeğini yemeye devam ederken şehrin cumhurbaşkanımızın imzası ile nitelikli tarım alanı ilan edilmiş birinci sınıf tarım alanlarına sahip çıkmamışlardır" diye konuştu.
DEVAM EDEN DAVALARA RAĞMEN BES TAM KAPASİTE ÇALIŞIYOR!
ÇARÇED Yönetim Kurulu adına açıklamasına devam eden Deniz konuşmasına şöyle devam etti. "Şaşırmadık, çünkü cumhurbaşkanımızın kentteki temsilcisi olan bir önceki Samsun valisi, 2016 yılında büyük ova ilan edilen Çarşamba ovasının batı kısmının sanayiye açılması için 2018 yılında toplantı yapıp talimatlar vermiştir. Yani kanunen koruma altına alınmış ovanın hukuka kanuna aykırı kullanımının önünü açmaya çalışmıştır. Bu davamız halen devam etmektedir. Santralin yapılmasını istemeyen Çarşamba ve Samsun halkı bir ay içinde 6500' ün üzerinde imza vermiş olup dilekçeler 16 Ocak 2020 tarihinde burada basın açıklaması yapılarak Çevre ve Şehircilik il müdürlüğüne hem ıslak imzalı hem de dijital olarak teslim edilmiştir. Ancak ne acıdır ki sermayeye tüm izinleri kısacık sürelerde veren kurumlar dilekçeleri halen sonuçlandırmamışlardır. Bugün burada 6500 kişinin temiz çevrede yaşama taleplerini içeren dilekçelerinin sonucunu sormak üzere toplanmış ve yeni bir dilekçe ile konunun takibini yapmak üzere toplandık. Umarım bu kez cevap alırız" şeklinde konuştu.
ÇARŞAMBA BELEDİYESİ BİZİ YOK SAYIP, BES'E HİZMET EDİYOR…
Mustan Deniz, açıklamasının devamında şunları ifade etti. "Son günlerde sosyal medyada paylaşılan görüntülerde firmanın Çarşamba belediyesi tarafından döşenen boru hattı ile 380 ton atık suyu abdal ırmağına attığını gördük. Firma yine önünde beklediğimiz bu kurumun tasdik ettiği proje tanıtım dosyasında abdal ırmağına atık su ve katı atık boşaltmayacağını taahhüt etmiştir. Vatandaşların Cimer'e yaptığı başvuruya yine aynı il müdürlüğü Abdal Irmağına atık su atılması için izin işlemlerinin devam ettiğini numuneler temiz çıkarsa izin verileceğini söylemektedir. Sevgili samsun halkı, Abdal Irmağının suyundan yararlanan yüzlerce çiftçi ailesi tarım yapmaktadır. Boşaltılan su yüzünden abdal ırmağı şu anda ALG denen organizmaların işgali altındadır. Bu organizmalar suyun oksijenini tüketerek tüm canlı hayatını bitirecek, geri dönülmez çevresel zararlara yol açacaktır. Bugün bu konuda da bize bir bilgi verilmesini talep ettiğimiz dilekçemizi dernek adına içeri vereceğiz. Umarım doyurucu cevaplar alırız" dedi.
TÜM SAMSUNLULARI BİZİMLE MÜCADELEYE BEKLİYORUZ…
ÇARÇED Yönetim Kurulu adına Mustan Deniz, açıklamasının sonunda şunları kaydetti. "Son olarak ÇED gerekli değildir kararına karşı açtığımız iki davada atanan ilk bilirkişi heyeti firmanın proje tanıtım dosyasını kopyala yapıştır yapmış yanlı ve bilimsellikten uzak bu dosya mahkeme heyeti tarafından kabul edilmemiş, yeni bir bilirkişi heyeti atanmış ve başından beri söylediğimiz tehlikelere yeni raporda değinilerek ÇED gereklidir kararı mahkemeye bildirilmiştir. Yanlı ve bilimsellikten uzak olduğu belirlenmiş ilk raporda sesi çıkmayan firma mahkeme heyetine itiraz ederek reddi hakim talebinde bulunmuştur. İstedikleri şekilde hazırlanan raporlara itiraz yok ama daha bilimsel ve gerçeklerin araştırılmasını isteyen raporlar gelince bilirkişi raporlarına ve mahkeme heyetine itiraz edilmiştir. Bizler anayasanın bize tanıdığı temiz çevre, çevreye duyarlı yatırım, sağlıklı bir yaşam istemekteyiz. Mücadelemizi hukuk kuralları içerisinde sonuna kadar sürdüreceğiz. Hiç bir yatırım halka rağmen yapılamaz, ben yaptım oldu diyerek yapılan yatırımların bugün Tekkeköy ilçemizi ülkenin en kirli yerleşim yerlerinden biri haline nasıl dönüştürdüğünü görüyoruz.
Günde 38 ton kül üreten, 630 ton ağaç yakan, günde 1500 ton yeraltı suyu tüketen, 380 ton atık suyu Abdal Irmağına boca eden bu tesis. Samsun kent merkezinin içme suyu kaynağı ve arıtma tesisine sadece 8 km mesafededir. Bu sorun sadece Çarşambalıların değil artık Tekkeköy'ün, Samsun kent merkezinin de sorunudur. Mücadelemiz 2016 yılı sonunda çıkartılan kanun ile büyük ova ilan edilmiş Çarşamba ovasının bu kanunun ruhuna uygun olarak korunması, tarımsal yatırımların ve tarımsal endüstri yatırımlarının merkezi haline gelmesi, sulama ve drenaj projelerinin bir an evvel bitirilerek şehrin kalkınmasına destek olunması yönünde devam edecektir. Bu nedenle asla yatırım düşmanı değiliz, sermayeye karşı husumetimiz yoktur. Doğru yerde yapılan, kamu yararına olan tüm yatırımların yanındayız ve destekçisiyiz. Ancak bu yatırım kamu yararına hiç bir fayda sağlamayacak tam tersi daha pahalı elektrik tüketmemize ve temiz çevremizin zarar görmesine sebep olacağı için itiraz edilmektedir" dedi.