Mehmet Rebii Özdemir
SAMSUN- Samsun'un Çarşamba ilçesi SOL Parti ilçe örgütünden Gökhan Törener Eğercili mahallesine konuşlandırılan BES (Biokütle Enerji Santral) ile gelişmeleri şöyle açıkladı. "Bu sözlerim sadece üzerine alınması gereken kişiler içindir. Ülkemizin ve ilimizin dörtbir yanında olduğu gibi ilçemizde de doğa katliamları sürüyor. Artık günün hangi saati Çarşamba'ya doğru gelecek olsak bir toz bulutu ve is kokusu bizi karşılıyor" dedi.
HUKUKSAL MÜCADELE NE OLDU?
Gökhan Törener konuşmasını şöyle devam ettirdi. "Memlekette tek adam rejiminin zedelemiş olduğu hukuk sistemine inanan dostlarımız ve halkın duyarsızlığı sebebiyle sadece davalarla mücadele ediyoruz. O dostlarımız bir kez durdurarak aslında haklılık payımız var da dediler sağ olsunlar ama tek başına yetmediğini onlar da söylüyorlar. Her neyse en başında bu işin hukuki boyutunun uzun soluklu olacağı elbet biliniyordu. 2.kez atanan bilirkişi heyetinin de rapor haberi yakındadır. Hali hazırda depolama alanı için de bir dava var 7 aydır üst mahkemede bekleyen. Hani zehir tacirlerinin itiraz ettiğinde kararı 2 ayda gelen ama ovasını savunan insanlar itiraz edince 7 aydır yanıt gelmeyen dava. Ve tam da şimdi başka bir boyut Tarım Bakanlığı, tarım alanı deyip çim ektirmediğiniz depolama alanı nasıl oldu da tarım dışı arazi dediniz ve bunu kamu yararı adına yaptınız? Aslında bu sorunun cevabı çok basit. Zenginler istiyor, siz kılıfını buluyorsunuz. Daha da uzatmaya gerek yok buna itirazlar için hazırlıklar bitmek üzere. Fakat bu ülkede zenginler istiyor diye birkaç kişi daha da zengin olacak diye sizin halkı zehirleme hakkınız yok" diye konuştu.
ELELİM İŞİN EN KAHPE ve EN AHLAKSIZ KISMINA…
SOL Partinin Çarşamba ilçe Örgütünden ve SAMÇEP üyesi olan Gökhan Törener, açıklamasının son kısmında şunları ifade etti. "Kullandığım kelimeler için duyarlı insanlardan özür dileyerek; Bu ildeki seçilmiş ve atanmışların ihanet edeceği hesabını da yapmamış değildik. Yapmıştık elbet. Ama santrale işçi yollayan, santralin atık su borularını çeken bir belediye Başkanı'ndan tutunda mahkeme kararını uygulamak için son günü bekleyen valisine kadar. Neler neler gördük. Hele birde aile mezarları santralin dibinde olan bir vekil var ki neşesi bol olsun nasıl haykırıyordu Mithat abi gitme diye ama zararlıysa şalteri indireceğim diye. Onun da talimatı kimden aldığını biliyor herkes. İnsanlara iş vermemekle tehdit ettiğini de biliyor bekçi polis yapmamakla korkuttuğunu da. Velhasıl nerede ne çıkarı olduğunu kimden talimat aldığını bilmediğimiz kişiler santrali canla başla savunmaktalar. 1.5 yıldır olanı biteni gözlemleyen ve ne gerekiyorsa yapmaya hazır olan 20 kişiden biri olan şahsımı ve mücadele edenleri şaşırtan ne oldu? Yani Seçilmiş ve atanmışların ihaneti dışında ne oldu?
TEŞEKKÜRLER: