Cengiz Aldemir/ANKARA- HDP İzmir Milletvekili ve Çevre Komisyonu Üyesi Murat Çepni, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin veren yönetmelik üzerine değerlendirmelerde bulundu.
1939 tarihli Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun halen yürürlükte olduğunu belirten HDP'li Çepni, 'Bu kanuna göre zeytinliklerin 3 kilometre yakınında zeytin işleme tesisi dışında toz çıkaran hiçbir tesise izin verilemez. Zeytin alanları daraltılamaz. Tıpkı ormanlarla ilgili yasa maddeleri gibi' dedi.
EKOSİSTEM TAŞINAMAZ
Maden sahaları ve işletmeleri söz konusu olduğunda iktidarın ene önemli savunmalardan birinin rehabilite ve taşıma meselesini ortaya koyduğunu ifade eden HDP'li Çepni, zeytinlik alanlar açısından neredeyse imkânsız bir uygulama olduğunun altını çizerek, 'Yüzbinlerce yılda oluşan bir ekosistemle karşı karşıyayız. Yani zeytin ağacının kendisi aynı zamanda on yıllar yaşında olabiliyor. Meyve vermeye başladığı süre son derece uzun ve üç yüz yaşında olan zeytin ağaçları var. Bu aynı zamanda bir tarih nihayetinde. Bu zeytinliklerin, zeytin ağaçlarının taşınması mümkün değil. Çünkü ekosistem taşınamaz' değerlendirmesinde bulundu.
REHABİLE EDİLMİŞ BİR MADEN SAHASI YOK
Türkiye'de maden sahası olan ve sonrasında rehabilite edilmiş tek bir maden sahası olmadığını vurgulayan Ekolojist Çepni, 'Son derece ucube bir siyasi anlayışla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Devlet, yasayı kılıfına uyduruyor ve aradan çekiliyor. Aynı zamanda zeytinliklerin taşınması, dikilmesi, rehabilitesi vs. bütün bu sorumlulukları da yine işletmeciye havale ediyor. Halkla işletmeleri karşı karşıya bırakıyor. İşletmeler işini bitiriyor' sözleriyle tepkisini dile getirdi.
9 KEZ REDDEDİLEN DÜZENLEME
AKP'nin 2002'den bu yana zeytin sahalarının imara, madencilik, sanayii faaliyetlerine açılması için tam 9 kez yasa-yönetmelik değişikliği girişiminde bulunmasına rağmen hepsinin reddedildiğini anımsatan Çepni, '2001'den bu yana yine maden kanunun 21 kez değişikliğe uğramış. Bunların da yine beşi izinleri düzenleyen 7. Maddeye ilişkin gerçekleştirilmiş. Maden Kanununun tarihsel değişimi açısından özellikle 2004 yılında yapılan 5177 sayılı Maden Kanunu'nda yapılan değişiklikle madencilik faaliyeti yapılabilecek alanlar genişletiliyor. Orman, muhafaza ormanı, ağaçlandırma alanları, özel koruma bölgeleri, milli parklar, tabiat parkları, sit alanları, tarım alanları, su havzaları ve benzeri doğal ve kültürel zenginlikleri olan ve bu sebeple koruma altına alınmış alanlar madencilik faaliyetine açılıyor' ifadelerini kullandı.
KORUMA VE TURİSTİK ALANLARI MADENLERE AÇILDI
Türkiye'nin yüzölçümünün yarıdan fazlasının resmi olarak maden sahalarına tahsis edildiğini vurgulayan HDP'li Çepni, Türkiye'nin en önemli turistik merkezlerinden biri olan Muğla'nın yüzde 59'unun madenlere ruhsatlandırıldığı örneğini vererek, 'İhale, arama ve işletme aşamalarında 1.449 maden ruhsatına bölünen bölgede mevcut ruhsat sahalarının hayata geçmesi halinde, Muğla'nın toprağı, suyu, doğal varlıkları, yöre insanının sağlığı, tarıma ve turizme dayalı ekonomisi telafisi imkânsız zararlar görmekle karşı karşıya. Erzincan ve Dersim'de de İki kentin önemli doğa alanlarının yüzde 71'i, korunan alanlarının yüzde 60'ı, meralaulimzqqqqrının yüzde 66'sı madenlere ruhsatlı. Yine Zonguldak ve Bartın'da her iki ilin yüzde 72'si, korunan alanlarının yüzde 71'i, önemli doğa alanlarının yüzde 61'i madenlere tahsis edilmiş' örneklerini paylaştı.
YÖNETMELİĞİ DERHAL GERİ ÇEKİN
Ülkenin dağı taşı sarayın şirketlerine, Erdoğan'ın doğrudan kendi şirketlerine peşkeş çekildiğini söyleyen Çepni şöyle konuştu:
'Ranta, hırsızlığa gözleri doymuyor... Görevden affını isteyen ve u ülkenin tarımını, çiftçisini, soktuğun bu durumdan dolayı Pakdemirli hesap vereceksin. Önce başınızdan en altınızdan yöneticinize kadar. Hepiniz hesap vereceksiniz bu halkın önünde. Türkiye'deki emekçi halkların önünde. Bir kez daha çağrı yapıyorum bu yönetmeliği derhal geri çekin.'