KADIN KOTASI SAÇMALIĞINA SON VERİLSİN…
CHP Yakakent kadın Kolları Başkanı Halide Bayraktar, programlarına katılan konuklarına ve Yakakentli kadınlara şöyle seslendi.
'8 Mart 1857 yılında Newyork'ta 40 Bin dokuma işçisi kadın, insanca çalışma koşulları istemiyle eylem yaparlar. 129 kadın bu uğurda yaşamlarını yitirirler. Bu onurlu mücadelenin temeli işte o gün atılmıştır. 163 yıl öncesinde canları pahasına Dünya Kadınlar Gününü sağlayanlara bin selam olsun. Hak verilmez alınır gerçektir. Bu bilinmeli haklar için, mücadele edilmelidir. Bu anlamda 8 Mart Dünya emekçi Kadınlar Günü tüm dünyada yaygınlaşarak kutlana gelmektedir. 8 Mart Dünya Emekçi kadınlar Günümüz kutlu olsun. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kadın toplumun yarı nüfusuna sahiptir. Kadın demek EMEK demektir. Yaşamın her alanında kadınlarımızın aktif katılımı giderek artmakla beraber, hala yeterlilik düzeyine erişilememiştir. Halen erkek egemen ilişkiler ağır basmaktadır. Aslında tek başına ayakta kalmak için, erkek ya da kadın olmak değil İNSAN olabilmek gerekmektedir. Bunun için, KADIN HAKLARI öncecilikle eşit düzleme gelmesi için mücadele edilmelidir. Kendi partimizde dahi Kadın-Genç kotası gibi terimler artık kullanılmayacak düzeyde ele alınmalıdır' dedi.
KADIN ANADIR, BACIDIR, SEVGİLİDİR, EMEKTİR, ALIN TERİDİR!
Kadın topluluğuna seslenmeye devam eden Yakakent CHP Kadın Kolları Başkanı Halide bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü. 'Ailenin tüm yükünü tarlanın ücretsiz ırgatlığını, fabrikada ve işyerinde ucuz iş gücünün adını kadın olarak tanımlamak kolaylığı artık son bulmalıdır. Belirli günlerde duygu ve hediye sömürüsü olmamalıdır kadınlarımız. Kadının varlığı kimseye lütuf değildir. Kimsenin lütfu da değildir kadınlarımız. KADIN ANADIR, BACIDIR, SEVGİDİR, YARDIR, DOĞURAN, ÜRETEN EMEKTİR, ALIN TERİDİR, KAVGADIR, VİCDANDIR; ADALETTİR! Dünyanın ve ülkelerin uygarlık düzeyini kadın yaşam şartları belirler. 21. Yüzyıl Dünyasında Kadın ve Erkek nüfusu eşit olmasına rağmen Kadınlar yaşamlarını ikinci planda en gelişmiş toplumlarda dahi idame ettirmektedirler. Oysaki kadın ve erkek eşitliliği iş yaşamında aynı düzeyde olabilse bütçesel anlamda Dünya sermayesine, dünya insanlığına katkıya dönüşecektir. Oysa kadın ötekileştirilen, itilen, toplum dışına sürüklenen bir hal olarak ele alınmaktadır. Kadın ve erkek eşitliğinde Türkiye 142 dünya ülkesi arasında 125.sıradadır. Bu utançtır. Bu utancı, bu ayıp ortadan kaldırılmalıdır. Bunun için, top yekün mücadele edilmelidir. % 40 görücü usulüyle evlenen % 20 okuma yazma bilmeyen % 20 nikahsız yaşayan her gün ortalama şiddetten 5 kadın öldürülen % 60'ı hamilelik döneminde doktora gitmeyen kadın toplumuna sahibiz. Kadın Sivili Toplum Örgütlerine katılımları % 20, siyasi partiler de % 13 sendikalarda % 6 oranında parlamentoda % 17 en son bilinen. Bunlara dikkat çekilmelidir. Eğitimde kız, erkek eşitliliği ortadan kaldırılıyorsa özellikle kız çocuklarımız ikinci planda ele alınıp buna göre planlanıyorsa, çok eşlilik savunuluyorsa körpe çocuklar gelin ediliyorsa, buna diyanetçe de verilen fetvalarda tepki gösterilmiyorsa, din kisvesi altında kadınlar göz ardı ediliyorsa her gün onlarca kadın öldürülüyor, tecavüze uğruyorsa ilgilileri bunca haksızlık karşısında sükût eyliyorsa ne medeniyetten, ne medeni kanundan bahsetmek anlamsız ve ahlaksızlıktır. Oysa büyük Atatürk KADIN HAKLARI EŞİTLİĞİNİ savunup, ilan edip kanuni hakka dönüştürdüğünde dünyanın çoğu ülkesinde KADIN HAKLARI KAVRAMI yoktu. Fakat kadınlarda haklarını bilmeli haklarını korumalı hak ve özgürlüklerini genişletmek, ileri aşamaya taşımak için mücadele etmelidir. Ayrımcı, cinsiyetçi, yasal ve yasak yaklaşımlar gelenekler ve toplumsal kurallardan dolayı birçok sorun ancak kadının demokrasi mücadelesinde yerini almasıyla çözebiliriz. Her geçen gün KADIN HAK ve HUKUKU gerilemektedir. Düşününüz ki, KADIN ve AİLEDEN SORUMLU DEVLET BAKANLIĞI ismine bile tahammül edilmemiş, bunun adı AİLE ve SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINA everilmiştir. Kadın adına bile tahammülleri yoktur. Değerli katılımcılar, kurtuluş savaşında 9 milyon Kadın ve Çocuğumuz var. Emperyalizme karşı Nene Hatunlarla, Kara Fatmalarla, Halide Ediplerle ve binlerce isimsiz KADIN KAHRAMANLARIMIZLA mücadele edilmiştir. Cephede kadınımız, cephe gerisinde kadınımız, basında kadınımız, dernekte kadınımız, mitinglerde kadınımız ve her faaliyette vatan sathında vatanın bağımsızlığı mücadelesindeki yılmaz mücadeleci KADINLARIMIZ asla unutulmaz. Binlerce kadınımız, YA İSTİKLAL YA ÖLÜM diyerek kanla, acıyla, gözyaşıyla, azimle, inançla ulaşmıştır cumhuriyete ve bağımsızlığa bu da asla unutulamaz. Kadınlarımız Atatürk devrimleri ve cumhuriyetin kazanımlarını tam bağımsızlık ve Ulusal Egemenlik temelini yücelteceklerdir, yüceltmelidirler. Kula kulluk yoktur. Cumhuriyet bilinmelidir ki, kimsesizlerin kimsesidir. Cumhuriyet demokrasidir. Demokrasi herkes içindir. Çocuk için, genç için, kadın için, herkes için, çevre için, doğa için, hayvan hakları için herkese demokrasi ve özgürlük çağdaş toplumun gereğidir. Bunu ancak ve ancak kadınlarımızın sayesinde elde edebiliriz. Ülkemizin he ışığında kadınlarımızın emeği vardır. İnsanın insana KADININ erkeğe eşit olduğu sömürüsüz, savaşsız, baskısız bir gelecek için daha iyi bir gelecek için KADINLAR KADINLARIMIZ, mücadelede daha iyi saflarda yer almalıdır. Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz ve mücadelemiz' diye açıklamalarda bulundu.
CHP Yakakent kadın Kolları Başkanı Halide Bayraktar'ın konuşmasının ardından Samsun CHP Milletvekili Neslihan Hancıoğlu 'da kısa bir konuşma yaptı.
Konuşmanın ardından CHP Yakakent Kadın Kollarının kadınlar ve yurttaşlar için hazırladıkları Keşkeği ikram ettiler.
Mehmet Rebii Özdemir


















