Mehmet Rebii Özdemir
SAMSUN- Samsun Eğitim-Sen Şube Başkanı Arzu Topaloğlu Samsun'daki vaka artışlarını gerekçe göstererek yetkililere seslendi. "Samsun'daki vaka artışları nedeniyle eğitim emekçilerinin tümü aşılanana kadar yüz yüze eğitimden vazgeçilmesi ve çevrimiçi eğitime devam edilmesi gerektiğini" vurguladı.
TOPLUMUMUZ HASTALILIKLA BAŞ BAŞA BIRAKILDI.
Arzu Topaloğlu; "Salgın döneminde alınan kararların bir planlama dahilinde ve toplum sağlığını önceleyen bir bakış açısıyla yapılması gerekir. Bugün salgının izlediği seyre bakıldığında vaka artışının 1 Mart düzeyinin yaklaşık iki katına çıktığı görülmektedir. Üstelik iktidar kendi yaptığı planlamaya ve verdiği sözlere de uymamaktadır. Çünkü MEB okulların kademeli açılması sürecinde köy öğretmenlerinden başlayarak öğretmenlerin aşılarının yapılacağını beyan etmiştir. Açıklamanın üzerinden geçen sürede görülmüştür ki; aşılanan öğretmen sayısı Türkiye genelinde ancak 80 bin civarındadır. Günde 1 milyon aşı yapılacağını söyleyenler geçtiğimiz 3,5 ay sürecinde 3 milyonu 2. Doz olmak üzere toplam 11 milyon kişiyi aşılayabilme becerisi göstermişlerdir. Bu sonuç toplumu hastalıkla baş başa bırakmaktan başka bir şey değildir. Pandemi döneminden olumsuz etkilenen alanlardan olan eğitim alanı ise tamamen kaderine terk edilmiştir. Hastalanan eğitim çalışanı ve öğretmen sayıları gün geçtikçe artmaktadır. Fakat hiçbir önlem alınmadığı da gözlerden kaçmamaktadır. Okul idarecileri sadece hastalanan öğrenci ve eğitim çalışanlarının günlük çetelesini tutup il ve ilçe MEM'lere bildirmekten başka bir işlem yapamamaktadırlar. Bu sonuçlar bilimsel verilere dayalı hareket etmemenin bir sonucudur. Ve sürpriz olmamalıdır. Çünkü toplumu kendi kaderine bırakarak hastalığın yayılımının durdurulmasının beklenmesi abesle iştigaldir" diye konuştu.
YÖNETENLER ÖNLEM ALMIYOR!
Eğitim-sen Samsun Şube Başkanı Topaloğlu açıklamasında şöyle devam etti. "5 hafta önce 100 binde 212 ile başlayan Samsunun hasta sayısı "yerinde karar dönemine" geçildiği günden bugüne yüz binde 458'e çıkmıştır. Rakamların bu kadar yükselmesine rağmen eğitim alanında başta aşı olmak üzere, sınıfların seyreltilmesi ve ek öğretmen ataması dahil hiçbir önlemin alınmaması eğitim alanının da kendi kaderine terk edildiğini göstermektedir. Vaka sayılarının bu kadar yükselmesine rağmen süreci normal göstermek ve işletmeye çalışmak öğrenci ve öğretmenlerin yaşamlarını riske atmak kabul edilebilir bir tutum değildir ve sorumlusu yerel ve genel yöneticilerdir. Yönetenler hiçbir önlem almadan salgının kendiliğinden ortadan kalkacağı tavrını göstermektedirler. MEB süreci sağlıklı yönetememiştir. Yüz yüze eğitime ilişkin bir stratejisi ve planlaması yoktur. Öğrencilere ve eğitimcilere güvenli eğitim imkânı sunamamıştır. Samsun'da tüm ilçelerden ve okullardan öğretmen arkadaşlarımız ve veliler sendikamızı arayarak kaygılarını dile getirmektedirler. Eğitimciler kendilerini hastalığa ve ölüme terk edilmiş hissetmektedirler. Yerel yöneticilerin bu kaygıyı giderecek önlemleri bir an önce açıklamaları gerekmektedir. "Sınıfınızda 1-2 öğrencinin hastalanması ile bir şey olmaz", "hasta olan gelmesin yeter" benzeri açıklama ve bildirimler ile bu süreç yönetilemez. Eğitimciler bir an önce aşılanarak okullar yüz yüze eğitime açılabilir. Yani öğretmenlerin aşılanmadan okullara gitmeye zorlanması kabul edilemez. Eğitim-Sen olarak bizler, başta Samsun Valisi olmak üzere, yerel yöneticileri telafisi mümkün olmayan sürece doğru hızla gittiğimiz bu günlerde sorumlu davranmaya davet ediyoruz. Pozitif vakaların görüldüğü sınıfların öğrenci sayısına bakılmaksızın yüz yüze eğitime ara verilmesine ve eğitimin çevrimiçi sürdürülmesi gibi kararların hayata geçirilmesine başlanmalıdır. Aksi takdirde "freni patlamış kamyon" hepimizi uçuruma atacaktır" dedi.