Menü Çağdaş Samsun  "Okumak Bilgi, Bilgi Güçtür"
Tarih: 02.09.2022 21:10
EMEKÇİLER, EZİLENLER, SÖMÜRÜLENLER, KADINLAR EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜK, BARIŞ VE DEMOKRASİDE ISRAR EDİYORUZ!

EMEKÇİLER, EZİLENLER, SÖMÜRÜLENLER, KADINLAR EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜK, BARIŞ VE DEMOKRASİDE ISRAR EDİYORUZ!

Facebook Twitter Linked-in

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

Samsun'da TÜRKİŞ-DİSK-KESK-TMMOB ve STO (Samsun Tabip Odası) adına KESK Dönem sözcüsü Ersin Gür, İstiklal caddesinde kamuoyuna 1 Eylül Dünya Barış Gününü şu ifadelerle anlattı.

'1 Eylül 1939 günü Nazilerin Polonya'yı işgaliyle başlayan, insanlık tarihinin en acımasız, en kanlı ve en kirli savaşının, II. Dünya Savaşı'nın, başladığı gün olan 1 Eylül, Dünya Barış Günü olarak kabul edildi.  Aradan 83 yıl geçti. Savaş dün Polonya ve tüm Avrupa'daydı, bugün başta Ukrayna olmak üzere Irak, Suriye, Afganistan ve dünyanın birçok yerinde irili ufaklı çatışmalarla devam ediyor. Adeta adı konmamış bir 3. Dünya Savaşı yaşanıyor. Emperyalistler arası paylaşım savaşları, güç çatışmaları nedeniyle insanlık ve doğa bir kez daha büyük bir kırımla karşı karşıya. Emperyalist ülkeler, kendi çıkarları uğruna işgallerle, saldırılarla dünyayı kana bulamaya, gerici, dikta güçlere zemin yaratmaya devam ediyorlar. Bir kez daha insanlık değerleri yerle bir ediliyor, doğa geri dönüşü olmayan tahribatlara maruz kalıyor, gözyaşı ve acılar dinmiyor' diye konuştu.

İÇERİDE, DIŞARIDA HER GEÇEN GÜN ŞOVEN, AYRIMCI, TEKÇİ SİYASETİN DOZU ARTIYOR

Ersin Gür, konuşmasına şöyle devam etti. 'İşçi sınıfının büyük bedellerle elde ettiği eşitliğe, özgürlüğe, demokrasiye dair kazanımlar bir bir gasp ediliyor. Sistemin yarattığı pandemiler, ekonomik krizler dahi fırsata çevrilerek sosyal yaşam koşulları cehenneme çevriliyor. Emperyalist, gerici güçler başta Ortadoğu'nun kadim sorunları olmak üzere, savaş politikaları ile neden olduğu mültecilik, göçmenlik üzerinden, milliyet, din, dil, etnik kimlik farklılıklarını düşmanlaştırma politikaları yürütüyorlar. Açlığa, susuzluğa, sefalete sürüklenen milyonlar, göç yollarında yitip giden yüz binler, her geçen gün derinleşen gelir adaletsizliği, umurlarında değil!                 Ekmeğimize, geleceğimize, aşımıza, ormanımıza, suyumuza göz dikenler, halkların bir arada yaşama iradesini de iktidarları için en büyük tehdit olarak görüyorlar. İçeride ve dışarıda milliyetçi, şoven, ayrımcı, tekçi, cinsiyetçi, mezhepçi siyasetin dozu her gün biraz daha arttırılıyor.  Halkları ve emekçileri kutuplaştıran politikalara,  tüm yurttaşların can ve mal güvencesini,  emekçilerin onurlu çalışma hakkını ve iş güvencesini yok sayan saldırılara ve çatışma alanlarına her gün bir yenisi ekleniyor' şeklinde konuştu.

TOPLUM YENİ BİR ÇATIŞMAYA SÜRÜKLENİYOR!

TÜRKİŞ-DİSK-KESK-TMMOB ve STO (Samsun Tabip Odası) adına KESK dönem sözcüsü Gür; 'Festival ve konser yasakları, sanatçılara yönelik tutuklamalar, konser iptalleri ile bir yandan yaşam tarzımıza müdahale ediliyor, bir yandan tüm topluma gözdağı veriliyor.  Gerici ve karanlık bir takım odakların sosyal medya üzerinden hedef göstererek tehdit ve saldırıları, laiklik karşıtı söylemleri eşliğinde vali ve kaymakamların bu gidişata göz yumması ve bu güçlere boyun eğmesiyle temel hak ve özgürlükler yok sayılıyor, toplum yeni bir çatışmaya sürükleniyor. Gözaltılar ve tutuklamalar, işten çıkarmalar, iş güvencesinin ortadan kaldırılması, en temel anayasal haklarımızın fiilen engellenmesi, kadına yönelik ayrımcı politikalar ve şiddet, farklı mezheplere yönelik baskı ve saldırılar,  laiklik karşıtı gerici politikalar, yaşam tarzına müdahale, çocuk istismarı, doğamızın talan edilmesi, iş cinayetleri ve daha nice insanlık onuruyla bağdaşmayan politika ve uygulamalar gündelik yaşamın parçası haline geldi. Dolaysıyla ülkemizde, bölgemizde ve dünyada barışa olan ihtiyaç tüm yakıcılığı ile her geçen gün kendini daha fazla hissettirmektedir. 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle aşağıda isimleri olan Konfederasyon ve Meslek Odaları olarak, savaş çatışma ve şiddetin mağduru olan yaşamlarını kaybeden milyonlarca insanın anısı önünde saygıyla eğiliyor,  tüm saldırılara, savaş ve kutuplaştırmalara, tek tip yaşam tarzı dayatmalarına karşın ısrarla ve örgütlü, kararlı bir mücadeleyle barışı savunmaya devam edeceğiz. Adaletin, eşitliğin, kardeşliğin, paylaşımın, yardımlaşmanın, dayanışmanın, insanca bir yaşamın kalıcı hale getirildiği bir dünya ve ülke kuruncaya kadar barış mücadelesinden bir an olsun vazgeçmeyeceğiz "dedi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —