MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
KESK Samsun Dönem sözcüsü Suat Yıldız, Enflasyonun son 20 yılın en yüksek rekorunu kırmasına dair şunları ifade etti. "Sadece tüketici enflasyonu değil, üretici enflasyonu da rekor üstüne rekor kırmaktadır. TÜİK verilerine göre Üretici Enflasyonu (Yİ-ÜFE) aylık %7,67, yıllık %121,82 artmıştır. Akaryakıt ürünlerine, elektriğe, doğalgaza yapılan fahiş zamlar sonucunda üretici enflasyonu Elektrik-Gaz-Buhar ana harcama grubunda yıllık %247,50, enerji ana grubunda %229,68 artmıştır. Bilindiği üzere üreticilerin giderlerinde, maliyetlerinde yaşadıkları artışı ürün fiyatlarını artırarak nihai olarak tüketiciye yansıtması kaçınılmaz bir durumdur. Dolayısıyla üretici enflasyonundaki bu olağanüstü artış iğneden ipliğe zam sağanağının önümüzdeki günlerde de devam edeceğini, dolayısıyla tüketici enflasyonunun yükselmeye devam edeceğini göstermektedir" diye konuştu.
ENFLASYON RAKAMLARINA TAKLA ATTIRILIYOR…
"Öte yandan bağımsız iktisatçılardan oluşan Enflasyon Araştırma Grubu'nun (ENAGRUP) dün açıkladığı veriler TÜİK rakamlarının vatandaşlar olarak yaşadığımız gerçek enflasyonu gizlemek için takla attırılan rakamlardan ibaret olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Nitekim ENAGRUP verilerine göre yıllık enflasyon %156,86'ya ulaşmıştır" DİYE KONUŞAN KESK Samsun Dönem Sözcüsü Yıldız, KESK'in iş kollarından BES'in BES/AR birimi tarafından yapılan araştırmaları şöyle anlattı.
"Üye sendikamız Büro Emekçileri Sendikası araştırma birimi BES/AR tarafından her ay hesaplanan 'Kamu Emekçilerinin Enflasyon Sepeti Araştırmasının' bugün açıklanan Nisan/2022 dönemi verilerine göre ise kamu emekçilerinin genel enflasyonu Nisan ayı itibari ile yıllık yüzde 106,55 artarken, yıllık gıda enflasyonu yüzde 144,52 artmıştır. https://bes.org.tr/2022/05/05/54369/ Her şeyden önemlisi yaşamsal ihtiyaçlarımız için kullandığımız her şeye zam sağanağı devam etmesine, enflasyon rekor üstüne rekor kırmasına rağmen ülkeyi yönetenler hayat pahalılığını engellemeye dönük hiçbir önlem almamakta, hiçbir program açıklamamaktadır. Bunun yerine 84 milyon sadece dilek ve temennilerden ibaret açıklamalarla oyalanmak istenmektedir" şeklinde ifadelerde bulundu.
EMEKLİ İKRAMİYESİNE 4 YILDA YÜZ LİRA ZAM HARCA HARCA BİTMEZ!
Suat Yıldız konuşmasını şöyle sürdürdü. "Bütçe disiplininin bozulacağı gerekçesi ile ücreti daha yılın ilk iki ayında eriyen asgari ücretliler, emekliler, işçiler, kamu emekçileri göz göre göre sefalete terk edilmektedir. Bayram başta emekliler olmak üzere milyonlarca yurttaşa adeta zehir edilmiştir. Milyonlarca emeklinin 2018 yılında 1.000 TL olan bayram ikramiyesi aradan geçen dört yılda sadece 100 TL artışla 1.100 TL olmuştur. Buna rağmen Temmuz ayında maaşlara yansıtılacak olan TÜİK enflasyon farkı milyonlarca emekliye, kamu emekçilerine "maaş zammı müjdesi" diye yutturulmak istenmektedir. Kısacası maaşları-ücretleri yaşanan gerçek enflasyon ile uzaktan yakından ilgisi olmayan TÜİK enflasyonuna endekslenen milyonlarca çalışan yıllardır kaybetmeye devam etmektedir. Bir kez daha altını çiziyoruz. Enflasyona göre maaş zammı "sıfır" zam demektir. Sahte rakamlardan ibaret TÜİK verilerine göre maaş zammı ise reel gelirimizin erimesi, yoksulluğumuzun artması demektir. İğneden ipliğe, ekmekten suya zam devam eden zam sağanağı sonucunda TÜİK enflasyonu bile daha yılın ilk dört ayında %31,71 artmıştır. Yaşadığımız gerçek enflasyon ise bunun en az iki katıdır. Araştırma birimimiz KESK-AR verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 5.529 TL'ye, yoksulluk sınırı 18.012 TL'ye ulaşmıştır" şeklinde konuştu.
Buna göre:
EMEKÇİLERE ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEYİN!
KESK Samsun Dönem Sözcüsü Suat Yıldız, açıklamasının son bölümünde şunları söyledi. "Tablo ortadadır. Altı milyon kamu emekçisine ve emekliye TÜİK enflasyonu dayatılan 6. Dönem 'toplu sözleşme' çoktan düşmüş olmuştur. Gittikçe ağırlaşan koşullarda hiç kimsenin altı milyon kamu emekçisinin ve emeklinin yılın başında yapılan %7,5 sefalet zammı ile yetinmesini istemeye hakkı yoktur. Maaş artışlarımızı TÜİK enflasyonuna göre belirleyen! Toplu sözleşmelere' imza atarak kamu emekçilerinin ve emeklilerinin sefalete itilmesine sebep olanlar bugün aylık ya da üç aylık eşel mobil sistemi önermektedir. Oysa sürekli dikkat çektiğimiz üzere yaşadığımız gerçek enflasyon TÜİK tarafından açıklanan verilerin en az iki katı bir hayat pahalılığı yaşandığını ispatlamaktadır. Bu durumda aylık ya da olmadı üç aylık TÜİK enflasyon rakamlarının maaşlara yansıtılmasını talep etmek milyonlarca emekçiyi "ölümü gösterip sıtmaya razı etme" politikasının bir ürünü olmaktan öteye geçemeyecektir. Tek çözüm Temmuz ayını beklemeden tüm kamu emekçilerinin, emeklilerin maaşlarını insanca yaşamaya yetecek bir seviyeye çekmekten, evrensel sendikal normlara uygun grev hakkı ile tamamlanmış gerçek bir toplu sözleşme sistemini hayata geçirmekten geçmektedir. Hangi sendikaya üye olursa olsun, ya da bir sendikaya olmasın, tüm kamu emekçilerini insanca yaşamaya yetecek bir maaş talebine sahip çıkmaya, emeğin haklarını korumak için birlikte mücadele etmeye, "Gerçek Sendikacılığın Evinde" KESK'te birleşmeye davet ediyoruz" diye konuştu.