Menü Çağdaş Samsun  "Okumak Bilgi, Bilgi Güçtür"
Tarih: 06.07.2021 20:27
“Gazeteci Düşmanlığı” Genelgesini Uygulamaktan Bir An Önce Vazgeçin!

“Gazeteci Düşmanlığı” Genelgesini Uygulamaktan Bir An Önce Vazgeçin!

Facebook Twitter Linked-in

Mehmet Rebii Özdemir 


ÇGD Genel Yönetim Kurulu hazırladığı rapora dair açıklamarı şöyle: 
Türkiye'de düşünce, ifade ve basın özgürlüğü mücadelesi kapsamında 
meslektaşlarımıza yönelik sansür, tehdit-şiddet, gözaltı-yargılama, özlük haklarında 
yaşanan kayıplar ile haberlerde yapılan manipülasyonları kayıt altına aldığımız ve her 
ay kamuoyuna duyurduğumuz 'Medya İzleme Raporu'nun 38'incisini tamamlayarak 
sizlerle paylaşmaktayız. 

Haziran ayında yaşanan gelişmeleri içeren 38'inci raporumuzda, gazetecilere 
yönelik fiili saldırılar öne çıkmakta. Bu yılın başından itibaren özellikle Milliyetçi 
Hareket Partisi'nin (MHP) siyasi düşüncesine mensup kişilerin; bizzat MHP'nin 
yöneticileri tarafından tehdit edilen gazetecilere yönelik saldırıları, hatırlanacağı 
üzere son aylardaki raporlarımızda genişçe yer almıştı. Bu saldırıların mayıs ayından 
itibaren failleri, sivil kişiler değil emniyet güçleri olmaya başladı. Anayasa uyarınca 
haber alma ve verme hakkını, diğer bir ifadeyle basın özgürlüğünü koruması gereken 
emniyet güçleri, meslektaşlarımızı engelleyerek taammüden basın özgürlüğüne 
yönelik sistematik bir şekilde suç işlemektedir. 1 Mayıs İşçi Bayramı sırasında Ankara 
ve İstanbul'da gazetecilerin haber takibinin engellenmesi şeklindeki uygulamalar, 
geçen ay bir meslektaşımızı öldürme girişimine kadar ulaştı. İstanbul Valiliğinin izin 
vermemesine karşın 26 Haziran 2021 tarihinde Taksim'de planladıkları Onur Yürüyüşü 
için bir araya gelen LGBTİ+'ların eylemini takip eden AFP foto-muhabiri Bülent Kılıç, 
eyleme müdahale eden polisler tarafından ölüm tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldı. Bir 
grup polis Bülent Kılıç'ı yere yatırarak ayaklarına, sırtına ve en sonunda boğazına diz 
ve elleriyle bastırdı. Kılıç bu sırada "Nefes alamıyorum" diye bağırdı. Meslektaşımızın 
karşı karşıya kaldığı polis saldırısı, geçen yıl ABD'de siyahi vatandaş George Floyd'un 
ölümüyle sonuçlanan benzeri polis saldırısını akıllara getirdi. 'Devletin emniyet gücü' 
statüsü altında Bülent Kılıç'ı adeta öldürme girişiminde bulunan kişiler hakkında hala 
işlem başlatılmaması ve görevden el çektirilmemesi, suça kaynaklık eden zihniyete 
işaret etmesi açısından da ayrı bir gösterge oluşturmaktadır. Emniyet teşkilatının, bu 
ve benzeri saldırılara dayanak yaptığı ses ve görüntü almayı engelleyen genelgesinin 
uygulanmaya devam edilmesi de basın özgürlüğü karşıtlığı, gazeteci düşmanlığından 
başka bir şey değildir.
Geçen ay yaşanan bir diğer şiddet olayı ise İHA muhabiri Mustafa Uslu'nun, İYİ Partili 
Lütfi Türkkan'a ait Kocaeli Dilovası'ndaki çiftlikteki inşaat yıkımını takip ettiği sırada 
uğradığı saldırıydı. Lütfi Türkkan'ın korumaları tarafından yapıldığı iddia edilen saldırıda 
gazeteci Mustafa Uslu, vücudunun birçok yerinden yaralandı. Bu olay da göstermiştir 
ki gazetecilere yönelik hasmane tutum, ne yazık ki Türkiye'de her geçen gün daha 
da geniş bir çevrede yaygınlaşmaya başlamakta. Basın özgürlüğünü savunanların, 
kendilerine yönelik bir konunun eleştirel temelde haber yapılmasına karşı bu tutumu, 
basın özgürlüğü açısından kaygıların daha artmasına neden olmuştur.
Haziran ayı raporumuza yansıyan olayların istatistikleri ise; 24 dava kapsamında 70 
kişinin yargılanmasına devam edildi. Bir gazeteci hakkında iddianame tamamlanarak 
dava açıldı. 2 gazeteciye çeşitli sürelerde hapis cezası verildi. 9 olay kapsamında 7 
gazeteci ile 6 yayın organı hedef gösterildi, tehdit edildi. 10 yayın organında çıkan 7 
haber konusuna ilişkin erişim engeli konuldu.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —