Hdp Samsun İl Eşbaşkanlığı 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını Hdp İleşbaşkanı Fatma Çelik yaptı. Çelik Yaptupı açıklamada; 'Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü. Yüreğini ve bilincini eşitlik, adalet, demokrasi, özgürlük ve barış değerlerinde buluşturmuş milyonlarca insan, bir kez daha 1 Eylül Dünya Barış Gününü kutluyor. Türkiye, Ortadoğu ve dünya halklarının 1 Eylül Dünya Barış Gününü kutluyoruz…
Bilindiği gibi 1 Haziran günü İstanbul'da açıkladığımız Demokratik Tutum Belgesi'yle 3 aşamadan oluşan ve 3 ay devam edecek Demokratik Mücadele Programı'nı başlatmıştık. Bu mücadele dolu 3 aylık süreçte ekmeğimizi, aşımızı, işimizi ve geleceğimizi yok edenlere, kimliklerimizi ve kültürlerimizi yok sayanlara karşı çözüm arayışlarımızı ortaklaştırdık. Halklarımız bir kez daha barış, eşitlik, adalet ve özgürlük mücadelesinin gerçek sahibi olduklarını göstererek umudumuzu ve kararlılığımızı tazelediler, büyüttüler, bize rehberlik ettiler.
Her Koşulda Savaşa Karşı Barışı Savunacağız!
Türkiye'nin bugün ekonomiden siyasete, yönetim biçiminden toplumsal ilişkilere kadar yaşadığı sorunların temelinde, iktidarın içerde ve dışarda derinleştirdiği kutuplaştırma, gerginlik, çatışma ve savaş politikaları yatmaktadır. Bu gerçeklik, yönetim bunalımının ve ekonomik krizin temel sebebidir.
Başta Kürt halkının demokratik kazanımları olmak üzere tüm toplumsal ve siyasal muhalefeti hedef alan bu çatışmacı zihniyet, ülke sınırlarının içinde de dışında da bir yönetim biçimi halini almıştır.
Her açıdan maliyeti yüksek savaş ve çatışma politikalarında ısrar etmek yerine, şimdiye kadar gerçek anlamda uygulanmayan barış politikalarının denenmemesi büyük bir hatadır. Hatırlatmak isteriz ki Türkiye, Dünya genelinde silahlanmaya en çok kaynak ayıran ülkeler arasında hızla yükselmektedir. Oysa savaşa, saraylara ve şatafata ayrılan bütçe; işçiye, emekçiye, sağlığa, eğitime, sosyal güvenliğe ayrılsa toplumun bu ağır kriz yükü büyük oranda hafifler.
Kürt meselesinin bugün ulaştığı düzey, bütün varlığıyla çözümü dayatıyor. Bu ülkenin demokratik ve ortak geleceğini düşünen hiç kimse bu gerçeğe gözlerini yumamaz, yummamalıdır.
Gelişmelerin de gösterdiği gibi sorun artık ülke sınırlarını aşmış, bölgesel ve küresel bir boyut kazanmıştır. Çözümsüzlük sürdükçe, çatışma dinamiği diri kaldıkça Türkiye siyasal ve ekonomik açıdan küresel güçlere bağımlı ve muhtaç olmaya devam edecektir. Halbuki bu sorun esas olarak bizim sorunumuzdur ve bu ülkede, bu topraklarda çözülmek durumundadır.
Kürt sorununu çözen, savaş ve çatışmayı nihayete erdiren bir Türkiye, bölgenin yükselen demokratik değeri ve güçlü modeli haline gelecektir. Ülkemizde ortaya çıkacak barışçı bir çözüm, Ortadoğu'nun diğer ülkelerinde de demokrasi ve barış açısından önemli adımlar atılmasını sağlayacaktır. Kamplaşma, rövanş ve çatışma politikalarıyla değil uzlaşma, diyalog, müzakere ve barış değerleriyle buluşmuş Demokratik Cumhuriyetin inşasını hep birlikte gerçekleştirelim.
Barış Umudunun Büyütülmesi İçin Tecrid Politikalarına Son Verilmeli
Tecrit politikalarının sona erdirilmesi, toplumun nefes alması, barış umudunun büyütülmesi ve çözüm şansının somutluk kazanması için elzemdir. Çözümsüzlüğe hizmet eden savaş, çatışma ve tecrit politikalarından ivedilikle vazgeçilmelidir.
Kamuoyuna çağrıda bulunuyoruz. Barış için çalışmaları ilerletelim. Bir araya gelelim. Gücümüz var, imkânlarımız var. Barışın yolunu açmak için karar, inanç ve cesaret gerekli . İnanç ve cesaret bizlerde mevcuttur.
Partimiz, kendi barış ve demokratik çözüm politikasına, ortak ve eşit yaşam perspektifine ve halkımızın barış ısrarına, mücadele gücüne, kararlılığına güveniyor. Son beş yılda geçmiş dönem Eş Başkanlarımız Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş'ın da içinde olduğu binlerce yöneticimizin ve seçilmişimizin tutuklanması, demokratik siyasal kazanımlarımızın gasp edilmesi gibi yönelimler bile bize bu konuda geri adım attıramamış, bizleri barış ve özgürlük mücadelesinden caydıramamıştır.
HDP barış ve demokratik çözüm konusunda üzerine düşeni yapmaya hazırdır. Barış için hep birlikte mücadele etmezsek, demokrasiye de özgürlüğe de ulaşamayız. Birlikte yürüme konusunda kararlılığımızdan asla vazgeçmiyoruz. Hep birlikte başaracağımıza inanıyoruz. Yaşasın Barış; diyerek basın açıklamasını son verdi.