Menü Çağdaş Samsun  "Okumak Bilgi, Bilgi Güçtür"
Tarih: 09.04.2020 06:17
Hdp  Samsun; 'İnfaz Yasasında Eşitlik İstiyoruz'

Hdp Samsun; 'İnfaz Yasasında Eşitlik İstiyoruz'

Facebook Twitter Linked-in

Hdp Samsun Eşbaşkanlığının yayınladığı basın metni; 'Bafra Cezaevinde tutuklu bulunan ve şeker hastası olan Mehmet Yeter, sağlık sorunları nedeniyle 16 Mart'ta 19 Mayıs Tıp Fakültesi Hastanesi'ne getirildiği ve 23 Mart tarihinde sol bacağının kesildiğini öğrenmiş bulunmaktayız. 26 Mart'da hastaneden taburcu edilerek bu kez de Samsun T Tipi cezaevine gönderilen ve cezaevinde fenalaşan Mehmet Yeter tekrar kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.  Ölümü ailesine haber verilmemekle beraber, savcılık tarafından  büyük şehir belediyesine COVİD19 olduğu, morgda beklemesinin riskli olmasından kaynaklı  gömülmesi gerektiği bilgisi bize ulaştı. Ayrıca  Bafra cezaevindeki koşullar son derece sağlıksız, dezanfeksiyon  işlemlerinin  yapılmaması ve gardiyanlar koğuşlara maskesiz girmesi bize ulaşan bilgiler arasında. Cezaevlerinde tutsaklar salgın ve ölüm tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Cezaevinde koronavirüsten ilk ölüm!

Tüm bu yaşananlara rağmen, bu hafta Meclis Genel Kurulu'nda görüşülmekte  olan İnfaz Yasası Teklifi, infaz düzenlemelerine dair birçok değişikliği içinde barındırmaktadır. Ancak AKP-MHP iktidarından beklendiği gibi, bu değişikliklerin evrensel hukuk normları, insan hakları ve demokratik kriterlerle en ufak bir ilgisi bulunmamaktadır.

2020 verilerine göre; 355 hapishanede toplam 282 bin 703 mahpus ile cezaevlerindeki doluluk oranı, Türkiye tarihinde hiç olmadığı bir seviyededir. Yetersiz beslenme, ısıtılmayan ve havalandırılmayan koğuşlar, gün ışığından faydalanamama, yeterli hekim ve sağlık personelinin bulunmaması, muayene ve sevk sürelerindeki uzunluk, hijyen ürünlerinin parayla satılması, temiz ve sıcak suya erişememe, düzenli ve etkin bir sağlık hizmetinden faydalanamama, kötü muamele sebepleriyle zaten hastalık üreten bir konumda olan cezaevleri, salgın hastalıklar bakımından ise son derece riskli alanlardır.

Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin sağlık ve yaşam hakları devletin ve iktidarın güvencesi altındadır. Ancak iktidar tarafından teklif edilen bu düzenleme ile ortaya çıkmıştır ki, AKP-MHP bloğu yaşam ve sağlık hakkı bağlamında sadece kendisine yakın olanları düşünmektedir. Kendisine muhalif olanların yaşam ve sağlık hakkı ise açıkça ihlal edilmektedir. Bu iktidar ayrımcıdır. Muhalif duruşları nedeniyle tutuklu veya hükümlü bulunan siyasiler, geçmiş dönem milletvekilleri, belediye başkanları, gazeteciler, akademisyenler, sosyal medya paylaşımları ile düşünce ve ifade özgürlüğünü kullanmış olan yurttaşlar, öğrenciler bu düzenlemenin kapsamı dışında tutulmaktadır. İktidar kendisine muhalif olanların yaşam hakkını hiçe saymaktadır.

Öte yandan hasta ve yaşlı, çocuklu tutuklu ve hükümlülerin, tahliye edilmelerini veya infazlarının ertelenmesini de kapsamayan bu teklif, iktidarın insanlık düşmanı zihniyetinin bir dışavurumudur.

Yargı eliyle iktidara muhalif kesimleri tutuklamak ve haklarında hüküm kurdurmak bu iktidarın bir uygulamasıdır. İktidara bağımlı ve taraflı olan yargının cezaevlerine doldurduğu siyasi tutuklu ve hükümlülerin, muhaliflerin bu düzenlemeden faydalandırılmamaları, evrensel hukuk kurallarına, AİHM ve AYM içtihatlarına da uygun değildir.

Bu düzenleme bu haliyle yasalaşırsa, toplumda yeni yaralar açılacak ve cezaevindeki mahpuslar, adeta idam cezasının birer öznesi olacaklardır. 12 Eylül cunta başı Kenan Evren'in 'asmayalım da besleyelim mi' sözünün bugünkü yansıması bu düzenlemedir. AKP-MHP nezdinde iktidara muhalif olanların yaşam hakkı yoktur. Dün olduğu gibi bugün de "İktidara muhalifsen ölmen gerekir" anlayışı hakimdir.

Bir kez daha söyleyelim ki, yapılacak olan düzenlemede siyasi tutuklu ve hükümlülerin kapsam dışı bırakılması asla kabul edilemez. Hırsızların, rüşvetçilerin, mafyanın, uyuşturucu tacirlerinin, kadına yönelik şiddet uygulamış olanların, çocuk istismarcılarının, tecavüzcülerin faydalanacağı bir düzenleme, sadece iktidara muhalif olanları, düşünce ve ifade özgürlüğünü kullanmış olanları kapsam dışı tutmaktadır. Muhalif duruşları sebebiyle tutuklu ve hükümlü olanların kapsam dışında tutulmasını, bu insanlık dışı ayrımcılığı asla kabullenmeyeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz' dedi.

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —