Haber: Mehmet Rebii Özdemir
(SAMSUN) – Tez-Koop-İş Sendikası Samsun Şubesi'nin düzenlediği etkinlik kapsamında kadınlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla sendika binası önünden yürüyüşe geçerek İstiklal Caddesi üzerindeki Süleymaniye Geçidi'ne kadar sloganlar eşliğinde yürüdü. Sendikanın Şube Sekreteri Buket Özden öncülüğünde gerçekleşen yürüyüşe sendika üyesi kadınların yanı sıra çevreden katılan çok sayıda kadın da destek verdi.
Tez-Koop-İş Sendikası Samsun Şubesi'nin çağrısıyla kadınlar sendika binası önünden Süleymaniye Geçidi'ne kadar sloganlarla yürüdü. Şube İdari Sekreteri Buket Özden, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kadın cinayetlerine, eşitsizliğe ve güvencesiz çalışmaya dikkat çekti.
Kadınlar yürüyüş boyunca sloganlar atarak Süleymaniye Geçidi'ne kadar ilerledi. Süleymaniye Geçidi'ne gelindiğinde ise kadınlar hep birlikte sloganlarla eyleme destek verdi. Geniş güvenlik önlemleri altında yapılan basın açıklamasına sendikaya üye kadınların katılımının yüksek olduğu görüldü.
Basın açıklamasında 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün tarihsel arka planına dikkat çekildi. Açıklamada, "8 Mart'ın kökleri, Amerika Birleşik Devletleri'nin New York kentinde tekstil sektöründe çalışan kadın işçilerin daha iyi çalışma koşulları, daha kısa çalışma saatleri ve eşit ücret talebiyle başlattıkları mücadelelere kadar uzanmaktadır. Kadın işçilerin bu haklı mücadelesi zamanla büyüyerek uluslararası bir dayanışma gününe dönüşmüş; 1910 yılında düzenlenen uluslararası kadın konferansında Clara Zetkin'in önerisiyle 8 Mart, emekçi kadınların uluslararası mücadele günü olarak kabul edilmiştir" ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, aradan geçen yıllara rağmen kadınların hâlâ şiddetin her türüyle karşı karşıya kaldığı vurgulandı. Kadın cinayetleri ve şiddet olaylarının arttığı belirtilerek, "Kadınlar en yakınları, eşleri ya da tanımadıkları erkekler tarafından yaşamdan koparılmaktadır. Bu cinayetler sadece bireysel trajediler değildir; toplumun adalet ve eşitlik anlayışına yönelik ağır bir saldırıdır" denildi.
Yakın zamanda görev yaptığı okulda uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik'in de hatırlatıldığı açıklamada, kadınlara yönelik şiddetin ulaştığı vahim boyutlara dikkat çekildi. Açıklamada, "Ülkemizin dört bir yanında kadınlar; evlerinde, işyerlerinde, sokaklarda ve eğitim kurumlarında can güvenlikleri tehdit altında yaşamaktadır. Her bir kadın cinayeti, toplumsal yaşamın ne kadar derin bir eşitsizlik ve cinsiyet temelli şiddet sarmalına hapsolduğunu gösteriyor" ifadeleri kullanıldı.
Kadınların yaşam hakkının korunması ve şiddetin önlenmesi için uluslararası sözleşmelerin önemine değinilen açıklamada İstanbul Sözleşmesi'nin etkin uygulanmasının hayati öneme sahip olduğu belirtildi. Açıklamada, "Sözleşme, kadınları her türlü şiddetten korumayı, şiddet uygulayanları cezalandırmayı ve toplumda toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamayı hedeflemektedir. İstanbul Sözleşmesi'nden geri adım atılması, kadınların güvenli yaşam hakkını doğrudan tehdit etmektedir" denildi.
Açıklamada kadınların çalışma hayatında karşı karşıya kaldığı eşitsizliklere de dikkat çekildi. Kadınların düşük ücret, güvencesiz çalışma, kayıt dışı istihdam, işyerinde ayrımcılık ve şiddet gibi birçok sorunla mücadele ettiğinin altı çizildi. Aynı işi yaptıkları halde eşit ücret alamadıkları, yönetim kademelerinde yeterince temsil edilmedikleri ve çoğu zaman hem işte hem evde iki kat emek vermek zorunda kaldıkları ifade edildi.
Tez-Koop-İş Sendikası Samsun Şubesi adına yapılan açıklamada örgütlü mücadelenin önemine vurgu yapılarak şu ifadeler kullanıldı:
"Bizler Tez-Koop-İş Sendikası Samsun Şubesi olarak biliyoruz ki; emeğin örgütlü olduğu yerde kadınların sesi daha güçlü çıkar, hakları daha güçlü savunulur. Kadın emeğinin sömürülmediği, eşit işe eşit ücretin sağlandığı, güvenceli ve insanca çalışma koşullarının oluşturulduğu bir çalışma hayatı için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz."
Açıklamada ayrıca kadınların çalışma yaşamında karşılaştıkları ayrımcılığın ortadan kaldırılması, işyerlerinde şiddet ve mobbingin önlenmesi, sosyal hakların geliştirilmesi ve kadın istihdamının artırılmasının toplumun demokratik gelişimi açısından hayati önem taşıdığı belirtildi.
Basın açıklamasının sonunda tüm emekçi kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlanarak şu ifadelere yer verildi:
"Bu vesileyle başta üyelerimiz olmak üzere tüm emekçi kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyor; kadın cinayetlerinin ve şiddetin son bulduğu, İstanbul Sözleşmesi'nin etkin şekilde uygulanacağı, eşit, özgür ve adil bir çalışma yaşamı için mücadelemizi büyüterek sürdüreceğimizi bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz."
Açıklama, "Yaşasın örgütlü mücadelemiz! Yaşasın emekçi kadınların dayanışması!" sloganlarıyla sona erdi.