Menü Çağdaş Samsun  "Okumak Bilgi, Bilgi Güçtür"
Tarih: 18.06.2021 23:27
KESK’li Kadınlar: Açık hedef haline getirildik. Yok sayıldık. Tolere! Edildik.

KESK’li Kadınlar: Açık hedef haline getirildik. Yok sayıldık. Tolere! Edildik.

Facebook Twitter Linked-in

HATUN GÖKÇE ÖZDEMİR

SAMSUN- Samsun KESK'li kadınlar platformu sözcüsü Ayşe Anar açıklamasına şöyle başladı. " Bu zihniyetin İstanbul Sözleşmesi'ni hedef alınmasının nedeni ise toplumsal cinsiyet eşitliğini temel almayan, tekçi, gerici ideolojisini kadınların yaşamı üzerinde kurduğu denetimle tüm topluma yaymak istemesidir.   1 Temmuz tarihi bütün Türkiye için yakın gelecekte dönüm noktası olarak adlandırılacak bir tarihtir. Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesine ilişkin hukuk dışı karar, 1 Temmuz itibariyle kesinleşecek. Böylece devlet, kadına karşı şiddeti önleme görevinden vazgeçme kararını tescillemiş olacak. Bu hukuk dışı karardan geri dönülmesi için her bireyin ve kurum/kuruluşun yapabileceği ne varsa ortaya koyması gerekmektedir. Bu sadece kadın hareketinin değil tüm Türkiye'nin meselesidir" diye açıklamalarda bulundu.

EVDE, İŞTE, SOKAKTA, EMEĞİMİZ YOK SAYILDI…

Samsun KESK'li kadınlar adına konuşmasını sürdüren Anar şunları kaydetti. "İstanbul Sözleşmesi, kadınların her türlü şiddet ve ayrımcılıktan korunması, toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesine dayalı uluslararası işbirliğini yaygınlaştırmaya dayanan bir sözleşmedir. Kadınların can güvenliğini sağlamak, kadın mücadelesinin kazanımlarını geliştirmek, eşit ve adil bir toplum kurgulamak siyasi iktidarların sorumluluğudur. Hal böyle iken Türkiye'nin de ev sahipliği ile imzalanmış bir sözleşmeden ayrılmak abesle iştigaldir! Hukuk Devleti ilkelerine göre bu kararname hükümsüzdür. İstanbul Sözleşmesi uluslararası sözleşmedir ve kanun hükmünde olduğundan, yetki gaspıyla devre dışı bırakılamaz. Çünkü Anayasamızın 90. Maddesine göre "Türkiye Cumhuriyeti adına Yabancı Devletlerle ve Milletlerarası Kuruluşlarla yapılacak antlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Anayasamıza aykırı hareket eden siyasal iktidar bire bir kadınların can güvenliğini ilgilendiren bir konuda, sırf cinsiyetçi ideolojilerini pekiştirmek için böyle keyfi bir karar alamaz. Yaşamlarımız kimsenin keyfiyetine bağlı olamayacak kadar değerlidir" şeklinde konuştu. 

ÖLDÜRÜLDÜK, SOKAK ORTASINDA ÖLDÜRESİYE DÖVÜLDÜK.

"Biz kadınlar; İstanbul Sözleşmesi'ni kendisine bir tehdit olarak gören siyasi iktidarın baskıcı ve ataerkil zihniyetine asla teslim olmayacağız, Biliyoruz ki kadın cinayetleri politiktir, yaşamın her alanında kadın mücadelesi ve kadın dayanışması ile eşit ve özgür bir toplumu hep beraber inşa edeceğiz. Yaşam hakkımız için, sözleşmeden vazgeçmiyoruz.  Ayrıca var olan anayasayı, yasayı ve İstanbul Sözleşmesi'ni uygulamayanların; "bir kadının daha şiddete uğramaması için gerekirse anayasayı değiştiririz" diye açıklama yaparak kendi çıkarları için yapacakları siyasi hamlelere kadınları bahane etmesine de izin vermeyeceğiz" diye konuştu.

BİZ KADINLAR; 

Ayşe Anar: "Hiç kimsenin sınıf, din, ırk, dilde olduğu gibi cinsiyet, cinsiyet kimliği, cinsel yönelim nedeniyle de ayrımcılığa, ötekileştirmeye maruz kalmadığı; evde, ailede, sokakta, işyerlerinde, sendikalarda, yani yaşamın her alanında eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam istiyoruz. İşte bu yüzden buradayız.   Toplumsal barış için, toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bir anlayışı hayata geçirmek için buradayız.  Kadına yönelik şiddete, ayrımcılığa karşı toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmeyeceğimizi söylemek için buradayız. Erkek egemen zihniyeti ve onun hayatımızda açtığı tahribatları tolere etmediğimizi söylemek için buradayız. İstanbul Sözleşmesini ve 6284 sayılı yasanın etkin uygulanma ısrarımızdan vazgeçmediğimizi söylemek için buradayız. İstanbul Sözleşmesi'ne sahip çıkmak için buradayız.   Tüm kadınlar biz birlikte güçlüyüz ve 'VAZGEÇMİYORUZ' bunu söylemek için buradayız. İSTANBUL SÖZLEŞMESİNDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ. Çünkü eşit bir yaşam istiyoruz. Ölmek, şiddete maruz bırakılmak istemiyoruz. Faillerin cezasız kalmasını istemiyoruz. Ne giydiğimizin, hangi saatte nerede olduğumuzun sorgulanmasını istemiyoruz. Ve yıllardır mücadeleyle ilmek ilmek kazandığımız haklarımızın elimizden alınmasına izin vermiyoruz!   Herkesi İstanbul Sözleşmesine sahip çıkmaya çağırıyoruz" dedi.

Fotoğraf: Hatun Gökçe Özdemir

 

 

 

 

 

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —