Mehmet Rebii Özdemir
SAMSUN- KESK Samsun Şubeler Platformu Kadın sözcüsü Havanur Susoy Taflan, konuyla ilgili açıklamasında şunları kaydetti. "Kadının tek başına var olma mücadelesini anlamayan ve yürüttükleri politikalar gereği anlamak istemeyen eril kafalar kadının kimliğini de sürekli olarak eril bir zihniyetin içerisine oturtmaktadırlar. Birey olarak cins ayrımı yapmadan insan kimliğimizi tanımlamayı bırakın; bu toplumda kadın olarak eril, aşağılayıcı, otoriter bir üslupla sürekli olarak hedef gösteriliyoruz. Toplumsal barışa hizmet etmeyen kutuplaştırıcı dilin yükseldiği böylesi dönemlerde, ilk olarak hakikat ortadan kaldırılıyor veya manipüle ediliyor. Sonrasında ise kadınlar sürekli olarak hedefe konuyor. Kadınlar, itibarsızlaştırılmak ve değersizleştirilmek isteniyor. Bugün Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ayşe Buğra'nın yaşadığı durum tam da budur. Kadının birey olarak kendi öz iradesi ile bir şey yapamayacağını düşünen, kadını sürekli olarak bir erkeğin öncülünde anan ve kadını görmeyen eril zihniyetleri asla kabul etmiyoruz. Bu nedenle Ayşe Buğra'nın cinsiyetçi ve otoriter bir söylemle hedef gösterilmesini reddediyoruz" şeklinde açıklamada bulundu.
Ayşe Buğra, Uluslararası kuruluşlarda sayısız araştırmaları yürüttü ve yürütmeye devam ediyor.
Taflan, açıklamasının bu bölümünde şunları ifade etti. "Ayşe Buğra kendi varoluşu olan bir kadındır. Türkiye'nin ve dünyanın sayılı eleştirel iktisatçılarından biridir. Sosyal politikadan kimlik siyasetine, devlet-piyasa ilişkilerinden emek hareketlerine kadar uzanan geniş bir çalışma sahasında, birçok dilde onlarca kitap ve makale yazmıştır. Çalışmaları Türkiye'nin ve dünyanın birçok üniversitesinde temel kaynak olarak kullanılmaktadır. Ayşe Buğra, bugün dünyanın en önemli üniversitelerinde akademik çalışmalarını sürdüren yüksek lisans ve doktora tez öğrencileriyle, sosyal bilimler içerisinde önemli bir gelenek yaratmıştır. Kurucusu olduğu Sosyal Politika Forumu'nda, Türkiye Cumhuriyeti Bakanlıkları, TÜBİTAK gibi kamu kurumları, Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlarla birlikte sayısız araştırma projesi yürütmüştür ve yürütmeye de devam etmektedir. Kadının kendi öz iradesinde toplumda var olabileceğini anlayamayan kafalar tabii ki onun başarılarını da görmeyeceklerdir. Ama bilmelidirler ki kadın hiç kimsenin bir öncülü değildir. Bu toplumda kadın bir birey olarak kabul edilene kadar tüm kadınların yanında durduğumuz gibi Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ayşe Buğra ve tüm kadın akademisyenlerinin de öğrencilerimizin de yanındayız. Suçlamak için neden arayan, uydurma suçlar üreterek, suçlular yaratan iradenin de karşısındayız" dedi.