KESK ve TMMOB: 6 Şubat depremleri asrın felaketi değil, asrın ihmali
KESK Samsun Dönem Sözcüsü ve ESM Şube Başkanı Bulut, 6 Şubat depremlerinin 3. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, yaşanan yıkımın siyasal tercihler, rant politikaları ve cezasızlık sonucu olduğunu vurguladı: "Unutmuyoruz."
Haber: Mehmet Rebii Özdemir
(SAMSUN) – KESK Samsun Dönem Sözcüsü ve ESM Samsun Şube Başkanı Mustafa Niyazi Bulut, KESK Samsun ve TMMOB adına 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yılı dolayısıyla açıklama yaptı. Bulut, depremin doğal bir olay olduğunu ancak yıkımın ve can kayıplarının yıllardır sürdürülen rantçı, denetimsiz ve bilim dışı politikaların sonucu olduğunu söyledi.
Bulut, depremlerde yaşamını yitiren yurttaşları sevgi, saygı ve özlemle andıklarını belirterek, "Aradan geçen üç yıla rağmen acımız azalmadı, yaşadığımız yıkım daha da büyüdü" dedi.
AFAD ve resmî açıklamalara göre 53 bin 537 kişinin yaşamını yitirdiğini, 107 bin 213 kişinin yaralandığını hatırlatan Bulut, gerçek tablonun ise hâlâ şeffaf biçimde açıklanmadığını vurguladı. Deprem sonrası 2 milyondan fazla kişinin barınma sorunu yaşadığını, en az 5 milyon kişinin göç etmek zorunda kaldığını ifade eden Bulut, ILO verilerine göre 658 bin kişinin geçim olanaklarını yitirdiğini söyledi.
"Yıkımın sorumluluk zinciri açıklanmadı"
6 Şubat depremlerinin yalnızca bir doğa olayı olmadığını belirten Bulut, "Bu yıkım; rant düzeninin, denetimsizliğin, ihmallerin ve cezasızlığın sonucudur. Aradan geçen üç yıla rağmen gerçek bilanço ve sorumluluk zinciri kamuoyuna açıklanmamıştır" dedi.
Depremin ilk saatlerinde ve günlerinde kurumlar arası eşgüdümün sağlanamadığını dile getiren Bulut, arama-kurtarma çalışmalarının geç ve dağınık yürütüldüğünü, AFAD'ın kriz yönetimi kapasitesindeki yetersizliklerin can kayıplarını artırdığını söyledi.
Türkiye nüfusunun yüzde 75,8'inin aktif fay hatları üzerinde yaşadığını hatırlatan Bulut, kentlerin aynı fay hatları üzerinde, depreme dayanıksız yapılarla yeniden inşa edildiğini belirtti. Depremlerin "kader" ve "fıtrat" söylemleriyle geçiştirildiğini ifade eden Bulut, imar aflarıyla çürük yapıların yasallaştırıldığını, gerçek sorumluların korunduğunu vurguladı.
"Deprem değil, ihmal öldürüyor"
Son 21 yılda deprem vergisi adı altında toplanan yaklaşık 40 milyar doların akıbetinin hâlâ açıklanmadığını belirten Bulut, bilim insanlarının uyarılarının dikkate alınmadığını, afet yönetiminin kamu yararı yerine müteahhit düzeni üzerinden yürütüldüğünü söyledi.
Deprem sonrası en hızlı çöken kurumlardan birinin Kızılay olduğunu dile getiren Bulut, depolardaki çadırların satılmasına ilişkin açılan davaların cezasızlık politikalarıyla sürüncemede bırakıldığını ifade etti.
Deprem bölgesinde barınma, sağlık, eğitim, temiz su ve beslenme gibi en temel haklara erişimin hâlâ güvence altına alınamadığını belirten Bulut, geçici barınma alanlarının kalıcı hale getirildiğini, plansız ve denetimsiz yeniden yapılaşmanın sorunları derinleştirdiğini kaydetti.
Kadın emekçilerin artan bakım yükü nedeniyle çalışma yaşamından kopma riskiyle karşı karşıya kaldığını, çocuk yoksulluğunun ve çocuk işçiliğinin yaygınlaştığını belirten Bulut, zeytinlikler ve yaşam alanlarının kamulaştırılarak müteahhitlere peşkeş çekildiğini söyledi.
"Afetlere hazırlık kamunun görevidir"
Bulut, afetlere hazırlığın piyasanın değil kamunun görevi olduğunu vurgulayarak, barınma hakkının bir lütuf değil temel bir insan hakkı olduğunu ifade etti. İktidarın açılış törenleri ve yetersiz TOKİ projeleriyle sorumluluktan kaçtığını belirten Bulut, devasa şantiye alanlarına dönüşen kentlerde asbest ve ağır metal kirliliği nedeniyle halk sağlığının tehdit altında olduğunu söyledi.
"Taleplerimiz açık"
Açıklamada; depreme dayanıklı yerleşim alanlarının kamucu ve bilimsel bir anlayışla üretilmesi, kamu binalarının acilen denetlenmesi, yapı denetim sisteminin kamusal hale getirilmesi, imar aflarının kaldırılması, deprem vergilerinin amacına uygun kullanılması ve emek ile meslek örgütlerinin katılımıyla bağlayıcı bir Deprem Kanunu çıkarılması talepleri sıralandı.
Bulut, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"6 Şubat depremlerinin 3. yılında ülke olarak hâlâ enkaz altındayız. Asrın felaketi değil, asrın ihmali. Unutmuyoruz."