Mehmet Rebii Özdemir
SAMSUN- Eğitim-İş Samsun Şube Başkanı yaptığı özel açıklamasıyla okullar açılırken öğrenciler, eğitim emekçileri, veliler ve diğer insanlar tehlike altında eğitim öğretime başlayacakları yolunda açıklamalarda bulundu.
NEDEN HALEN SOSYO-EKONOMİK ŞARTLAR SAĞLANAMIYOR?
Eğitim-İş Samsun Şube Başkanı Kara, gazetemize özel açıklamasına şöyle devam etti. "Yenidünya düzeni nasıl olacak; toplum bilimciler, sosyologlar, ekonomistler ve siyaset bilimi ile uğraşanlar bilim insanları bu konulara kafa yorarken, ülkemiz de bu anlamda bilimsel verilere göre yeni bir çıkış yolu aramak ve bulmak zorundadır. Ancak bizde işler böyle yürümüyor. Devlet dengesiz gelir dağılımı ve sosyo-ekonomik şartlar nedeniyle her alanda adaleti sağlayacak adımı atamadığı gibi birliği de sağlayamıyor. Eğitim konusunda da böyle bir ikilemle karşı karşıyayız. Birçok özel eğitim kurumu 17 Ağustos Pazartesi günü eğitim öğretime kapılarını açtı. Eğitim- öğretim faaliyetlerini başlattılar. Dileğimiz bir sıkıntı yaşamazlar. Bir tarafta devlet okulları kapalı, diğer tarafta özel eğitim kursları açıldı. Eğitim-öğretime başladılar" dedi.
ASLOLAN HİÇBİR ÖĞRENCİ VE ÖĞRETMENİMİZİN KAYBOLMAMASI!
Eğitim-İş Şube Başkanı Rüstem Kara; "Bu bir arz talep meselesi değil, insan sağlığı sorunu, toplumsal bir sorun. Hiçbir gencimizi ve öğretmenimizi kaybetmek istemeyiz. Sosyal devlet, böylesine can yakıcı sorunları ortaya çıktığında kendisini gösterir. Süreci yönetir. Bu durum da yapılması gereken eğitimde fırsat eşitliğini sağlamaktır. Eğer tehlike yoksa devlet okulları da telafi eğitime başlamalıydı. Tehlike devam ediyorsa, özel okullarda başartılmamalıdır. Ancak buradaki sorun bilimsellikten uzak ve ekonomiktir. Özel okul temsilcileri sağa sola laf çıkıştırırken asıl kaygıları halk sağlığı değil maddidir. Bu durumda güçlü devlet her alanda kendini göstermeli ve eğitim alanında birliği sağlamalıdır. Özel okul yöneticilerinin sorunlarını dinlemeli ve çözüm üretmelidir. Özel okul çalışanlarının ekonomik kayıpları doğrudan çalışana yapılmalıdır" diye konuştu.
OKULLAR AKADEMİK BİLGİYİ ÖNCELEYEN KAYGIYLA AÇILMAMALIDIR.
Rüstem Kara açıklamasının son bölümünde şunları ifade etti: "Ülkemizde ise asıl sorun sadece okulların bir an önce açılması değildir. Asıl sorunu üretime dönük ve her öğrencinin yeteneğine göre üniversitelere geçebildiği bir eğitim sistemidir. İşte o zaman ülkemiz yeniden üretecek, ülkemiz çağdaş devletler sınıfında hak ettiği yeri alacaktır. Covid 19 tehlikesi devam ederken, özel okullarla ilgili uygulamayı doğru bulmuyoruz. Eğitim sadece verilen bilgiyi akılda tutmak değil, bilgiyi uygulama ve geliştirmektir. Okullarımız ve eğitim kurumları sadece akademik bilgiyi önceleyen kaygıyla açılmamalıdır. Okular; öncelikle sporun, sanatın mesleki eğitimim akademik eğitimin bilimsel gerçekler ışığında öğrencinin yetenekleri doğrultusunda yapılabildiği alt yapı hazırlanarak açılmalıdır. Taşıma ve servise ihtiyacı en aza indirecek şekilde okullar konumları, yeri belirlenmelidir. En uzak yerleşim birimindeki öğrenci ile merkezdeki öğrenci bilgiye ulaşabilmesi sağlanmalıdır. Sonuç olarak; biz bilimsel gerçekler ışığanda elde edilen verilerle hem özel hem de devlet okulların açılmasını planlamalıyız. O arada yüz-yüze eğitime en yakın olan öğrenci ile öğretmen arasında iletişimi en üst seviyede tutabilen çevrimiçi eğitimle bütün öğrencilerimizi buluşturacak bir iletişim ağı ile öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi buluşturmalıyız" dedi.