Mehmet Rebii Özdemir
-Sosyal medyada paylaşım yapmak,
-İlgili kurum ve kuruluşları bilgilendirmek,
-Kamuoyu oluşturma faaliyetleri yürütmek.
Ve ilgili hukuksal durumu da şu şekilde anlatmak isteriz. Örgütlenme özgürlüğü, Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi'nin 20. maddesinde, Türkiye'nin taraf olduğu Medeni ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nin 22. maddesinde ve AİHS'in 11. maddesinde koruma altına alınmıştır. Anayasa'nın 26. maddesinde "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir." denilmektedir.
BELEDİYE SAATHANE ESNAFINA EZİYET ETTİ…
Saathane Dayanışması temsilcisi Aşar açıklamasına şöyle devam etti. "Uzun yıllardır Saathane bölgesinde yerel işletmelere eziyet ediliyor. Yollar kapatıldı, otobüs seferleri kaldırıldı, yıkık inşaat artıkları vs. harabe halde bekletildi. Esnaf kan ağladı. Ekonomik kriz, pandemi… Esnaf zaten ayakta durmakta zorlanırken belediye işyerlerinizi yıkıp yeniden yapacağız, bedelini siz ödeyeceksiniz diyorlar. Neden? Afet riski mi var, çökme/yıkılma riski mi var, Yok. Neden yıkıyorsunuz o zaman? Hangi ihtiyaca binaen? Esnafın böyle bir ihtiyacı yok ama belli ki belediyenin birilerine ihale verme ihtiyacı var. Esnafın belediyenin talep ettiği paraları ödeme imkânı yok. Yıkım ve yapım sürecinde (1-1,5 yıl) zaten başka bir işyeri kiralayacak, taşınma masrafları, stok yapamaz, plan yapamaz. İlave birçok kayıp. Esnafın Belediye'den böyle bir talebi olmadı. Belediye hukuki bir altyapısı ve zorunluluğu olmadığı halde bu işlemi yer sahiplerine dayatıyor" diye konuştu.
NE ZAMANDAN BERİ BELEDİYE TEHDİTLE İŞ YAPAR OLDU?
"Belediye yer sahipleriyle yaptığı görüşmelerde "mahkemeye gitmeniz sizin için iyi olmaz" diyormuş. Neden? Mahkeme kötü bir yer mi? Yaptığınız işlem hukuka uygunsa neden vatandaşın hak aramasından rahatsız oluyorsunuz? Ne zamandan beri belediye tehditle şantajla iş yapıyor? Belediye Başkanına İyi Partili Meclis Üyesi sormuş, "hiç olmazsa %10 esnafı dinleseniz, bizde size destek olalım" demiş. Başkanın cevabı "%90 dinliyorum". "Çocuklarınız bana dua edecek" diyor. Kimin çocuğu istemiş başkandan buraları yıkıp tekrar yapmasını? Dua edecekler mi? Yerlerin değeri artacak" demiş, buradaki yerler zaten değerli. Esnaf yerinin değerinin artmasını değil işlerinin artmasını istiyor. Yerin değerinin daha fazla artması, maliyeti artırır, halk alışverişi yaparken aynı ürünü daha pahalıya almak durumunda kalır. İnsanlar zaten zor geçiniyor. Bu zihniyet 'Evi yanmayan vatandaşlar keşke benim de evim yansaydı diyecek" zihniyetidir. Yapılan işlem esnafa zulümdür, hukuka aykırı ve keyfi bir projedir. Vatandaşa bir faydası yoktur. Belediye Başkanlığı müteahhitliğe indirgenmiştir. Örneği görülmemiş bir iştir. Ekonomik sıkıntılar yaşayan esnaf avukat/mahkeme peşinde dolaştırılmaktadır" şeklinde konuştu.
BU KADAR İŞLETME NEREYE TAŞINACAK?
Sefa Aşar; "Anlaşmak istemeyenin yerini değerinin verip alıyoruz, mağdur etmiyoruz" diyorlar. Peki, binanın içerisinde bulunan işletmelerin bozulan düzeni ne olacak? Ayak alışkanlığı olan müşteriler kaybedilecek… Nereye taşınacak bu kadar işletme? Yıllarca verilen emeklerle kurulan düzeni, ticareti bozacaklar. Bunun değeri ödenebilir mi? İmar planını değiştiriyorlar. Kat hakkını kısıtlıyorlar. Peki, hakkı kısıtlanan yer sahiplerinin kayıpları giderildi mi? (1) (Çok önemli! Yapılması gereken düzenlemeler birilerinin keyfine göre değil esnafın taleplerine göre yapılmalı. Önce esnaf para kazanmalı. Saathane Meydanı eskiden olduğu gibi hareketlendirilmeli. Esnafın yüzü gülmeli. Alışveriş yapmak isteyen vatandaş buraya kolayca gelebilmeli, kapalı yollar açılmalı, otopark yerleri düzenlenmeli. Kapatılan otobüs durağı yeniden açılmalı. Müşterinin de yüzü gülmeli. Yerel işletmelere sahip çıkılmalı, köstek değil destek olunmalı. İş yapmak kolaylaştırılmalı. Samsun'da yıllardır yerel işletmeler engelliyor, yabancı sermayeye yol açılıyor. Yerel işletmeleri korunmalı, desteklenmeli. Samsun'un sorunları sıralansa, Saathane Meydanı projesi öncelik arz eder mi? Yoksa vatandaşın gündemi ve belediyenin gündemi farklı mı? Halkın sorunları çözüm beklerken kamu enerjisi ve kaynakları keyfi işlere harcanıyor. Hukuka aykırı kararlara imza atan kamu görevlileri! Yargılanır, bedelini ödersiniz" dedi.
KÜLTÜR ve TABİAT VARLIKLARI KORUNMADI PEŞKEŞ ÇEKİLDİ…
Saathane Dayanışması temsilcisi Aşar; "KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU 5884-3 c) Yapılanma hakları kısıtlanmış tescilli taşınmaz kültür varlıklarına veya bunların koruma alanlarında bulunan ya da koruma amaçlı imar plânlarıyla yapılanma hakları kısıtlanan taşınmazlara ait mülkiyet veya yapılanma haklarının kısıtlanmış bölümünü, imar plânlarıyla yapılanmaya açık aktarım alanı olarak ayrılmış, mülkiyetlerindeki veya üçüncü şahıslara ait alanlara, aktarımdan yararlanacak öncelikli hakları belirleyerek bir program dahilinde aktarmaya, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde belediyeler, bunların dışında valilikler yetkilidir. Aktarım işleminde Sermaye Piyasası Kurulunca onaylı gayrimenkul değerleme şirketlerince yapılacak rayiç değer denkleştirmesi esastır. Ancak aktarıma konu hak tescilli taşınmaz kültür varlığına ilişkin ise yapı değeri dikkate alınmaz. Bu taşınmazlar için, kısıtlanmış yapılanma haklarının, imar plânlarıyla aktarım alanı olarak ayrılmış yapılanmaya açık diğer alanlarda kullanılmasını sağlayacak ve bu hakkı hamiline yazılı menkul kıymete dönüştürecek belgeler düzenlemeye, bu belgeleri yapılanma hakları kısıtlanmış alan olarak gösterilen ve tapuda bu konuda şerh düşülen alanlardaki taşınmaz sahiplerinden hak sahibi olanlara vermeye, imar plânında aktarım alanı olarak ayrılmış ve tapuda bu konuda şerh düşülen alanlarda ise ruhsat vermek için toplamaya ilgili idareler yetkilidir" şeklinde açıklama yaptı.
HUKUKSAL BOYUTU İSE ŞÖYLE…
Belediye'nin imarlı, iskânlı, bir işyerini yıkıp yeniden işyeri olarak inşa etme yetkisi yok.
Encümen Kararında kamulaştırma işleminin Belediye Kanununun 69. Maddesi ile yapıldığı belirtilmiş.
Arsa ve konut üretimi
Madde 69 — Belediye; düzenli kentleşmeyi sağlamak, beldenin konut, sanayi ve ticaret alanı ihtiyacını karşılamak amacıyla belediye ve mücavir alan sınırları içinde, özel kanunlarına göre korunması gerekli yerler ile tarım arazileri hariç imarlı ve alt yapılı arsalar üretmek; konut, toplu konut yapmak, satmak, kiralamak ve bu amaçlarla arazi satın almak, kamulaştırma yapmak, bu arsaları trampa etmek, bu konuda ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları ve bankalarla iş birliği yapmak ve gerektiğinde onlarla ortak projeler gerçekleştirmek yetkisine sahiptir. Belediye, bu amaçla bütçesinden gerekli parayı ayırmak suretiyle işletme tesis edebilir. Arsalar hariç üretilen konut ve işyerlerinin satışı 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine tâbi değildir. O belediye ve mücavir alan sınırları içinde kendisine, eşine veya on sekiz yaşından küçük çocuklarına ait konutu olmayan dar gelirli kişiler ile afete maruz kalanlara, sanayi bölgelerinden nakledileceklere ve üyelerinin tamamı bu durumda olan kooperatiflere, bedeli 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre oluşturulan takdir komisyonu tarafından belirlenecek tutardan aşağı olmamak üzere arsa tahsisi yapılabilir. Durumları 775 sayılı Gecekondu Kanununun 25 inci maddesine uyan kimselere de bu maddeye göre arsa ve konut sağlanabilir. Bu fıkranın uygulama esasları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanacak çerçeve yönetmeliğe uygun olarak belediye meclisleri tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.
09.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Belediyelerin Arsa, Konut ve İşyeri Üretimi, Tahsisi, Kiralaması ve Satışına Dair Genel Yönetmelik'in 5.maddesi;
Arsa, konut ve işyeri üretimi
Madde 5 — Düzenli kentleşmeyi sağlamak, beldenin konut, sanayi ve ticaret alanı ihtiyacını karşılamak amacıyla belediyeler tarafından imarlı ve alt yapılı arsalar üretilebilir. Belediyeler tarafından öncelikle dar gelirliler için farklı büyüklüklerde sosyal konutlar üretilir. Sosyal konutlar dışında, belediyelerce konut üretilip satılabilir. Bu satışlardan elde edilecek gelirden sosyal konutların finansmanına katkı sağlanabilir.
Arsa temininde, konut ve işyeri yapımında kredi kuruluşları, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla ortak projeler yapılabilir.
Ayrıca, ihtiyaç olması halinde değişik büyüklüklerde ve özelliklerde işyerleri üretilebilir.
Arsa temini ve imar planı
Madde 6 — Arsa, konut ve işyerlerinin üretiminde ihtiyaç duyulacak arsa ve araziler 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre temin edilir. Temin edilen arsa ve arazilerin satış ve tahsisinde önce imar planları tamamlanır.
Yasa'nın 69.maddesinde belirtildiği şekilde düzenli kentleşmenin sağlanması veya beldenin konut sanayi ve işyeri ihtiyacının karşılanması için arsa üretmeye, işyeri veya konut yapmaya gereksinim bulunmamaktadır. Yasa'nın 69.maddesinde; imara uygun iskânlı binaların yıkılıp aynı şekilde veya benzer şekilde yeniden yapılması şeklinde bir düzenleme yer almamakta olup Yasa'nın konuluş amacı; düzenli kentleşmeyi sağlamak, beldenin konut, sanayi ve ticaret alanı ihtiyacını karşılamak amacıyla belediye ve mücavir alan sınırları içinde, özel kanunlarına göre korunması gerekli yerler
İle tarım arazileri hariç imarlı ve alt yapılı arsalar üretmektir. Söz konusu alanda yapılaşma %100 seviyesinde imara uygun tamamlanmıştır.
Belediye Kanunu, Belediyelere vatandaşın imarlı, iskânlı, depreme dayanıklı, görselliği ve estetiği güzel, hiçbir yasa dışı görünümü ve kullanımı olmayan bir binayı Kanunda böyle bir yetki var diye kamulaştırıp yıkma hakkı tanımamaktadır. Kamulaştırma işlemi Kanunun konuluş amacına, Yasa'nın 69.maddesine ve Yönetmeliğin 5.maddesine açıkça aykırıdır.
Kamulaştırma işlemi konu ve maksat yönlerinden açıkça hukuka aykırı olup söz konusu alanda ve taşınmazların kamulaştırılmasında kamusal bir yarar bulunmamaktadır.
Belediye, bölgede esnafın yıllarca emekleriyle kazanıp yapılmış yapıları yıkarak milli serveti heba edeceği gibi Belediye'nin öncelikli hizmet vermesi gerekli alanlara harcanması gereken kaynakları da, arsa üretimi, konut ve işyeri gereksinimi olmadığı halde burada yapacağı yapılara harcayarak kaynak israfı ve kamu zararına neden olacaktır.
5-2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Amaç ve kapsam başlıklı
1.maddesinde; Bu Kanun'un kamu yararının gerektirdiği hallerde uygulanacağı açıkça vurgulanmıştır. Ortada herhangi bir kamu yararı yoktur. Kamulaştırma şartları başlıklı 3.maddede ise; İdareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını kamulaştırma yapabilecekleri, İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamayacağı düzenlenmiştir. Dava konusu taşınmazın kamulaştırılması ve bu yapının yıkılıp yeniden yapılması Belediyenin görevi ve hizmeti olarak nitelendirilemez. İdare'ce bu kamulaştırmaya ayrılan kaynaklar varsa bunların vatandaşın imarlı taşınmazını yıkıp yeni taşınmaz yapmak için değil, ulaşım, otopark gibi daha güncel ve tüm kamuya yönelik hizmetler için sarf edilmesi gerekir.
6-Kamulaştırma işlemi; Belediye Kanunu'nun 69.maddesine ve Kamulaştırma Kanunu'nun 1 ve 3.maddelerine aykırı olduğu gibi Anayasa'nın
35.maddesinde belirtilen mülkiyet hakkını da ihlal etmektedir. Saathane Meydanı dönüşüm projesinde olması gereken ekonomik, sosyal, kültürel ve çevresel boyutu ortadan kaldırılarak, 2.etap Saathane Meydanı dönüşüm/yenileme projesi kamu eliyle müteahhitlik hizmetine indirgenmiştir. Dava konusu alanda onaylı imar planı kararları doğrultusunda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.maddesi kapsamında parselasyon işlemi yapılmış olması karşısında, imar plan kararlarında, ticaret alanı kullanımında esaslı değişiklik olmaksızın sadece kat adedinin sınırlandırılarak plan değişikliğine gidilmesi de Belediyenin gerçek amacının düzenli kentleşmenin sağlanması olmadığını ortaya koymaktadır" dedi.