MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
SAMSUN- Samsun ADD Şube Başkanı Dr.Işık Özkefeli ve Kamu-İş Samsun İl Temsilcisi Rüstem Kara, üyeleriyle birlikte bugün Atatürk Anıtı önünde bir araya gelerek, 3 Mart 3 Mart 1924 Devrim Yasalarının 97. Yılıyla ilgili açıklamalarda bulundular.
Konuyla ilgili olarak ilk açıklama ADD Samsun Şube Başkanı Dr. Işık Özkefeli'den geldi. "3 Mart 1924' te çıkarılan Devrim Yasalarıyla çağdaşlaşma yolunda büyük bir adım atılarak siyasetle din arasındaki ilişki tamamen ortadan kaldırılmış, "Toplumun ümmet olmaktan millet olmaya dönüşümü" için harekete geçilmiş, "Ulus Devlet" olmanın temeli oluşturulmuştur" diye açıklama yaptı.
DEVRİM YASALARI TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ'NİN, LAİK DEMOKRATİK DÜZENİN TEMELİDİR.
Dr. Işık Özkefeli; "Devrim Yasaları, Cumhuriyet'in saygın, yetkin, üretken yurttaşlarını yetiştirmeyi hedeflemektedir. Amaç; aydınlanma, kadın-erkek eşitliği, aklın ve bilimin egemenliği, bağımsızlık, özgürlük ve onurlu yaşamdır. Öğrenim Birliği (Tevhid-i Tedrisat) yasasıyla Türk Milleti'nin ortak bir eğitim potasından geçirilerek, aynı ulusal değerleri sahiplenmesi, yurttaşlık bilincinin yerleştirilmesi süreci başlatılmıştır. 97 yıl sonra eğitimimizin geldiği nokta ne ulusal ne de laiktir" diye konuştu.
DİNSELLEŞTİRİLMİŞ BİR EĞİTİM, TOPLUMU AYRIŞTIRMANIN EN ÖNEMLİ UNSURUDUR.
ADD Şube Başkanı Özkefeli: "Devrim Yasaları Anayasamızın 174. Maddesi ile korunuyor olmasına rağmen Öğrenim Birliği Yasası bugün fiilen uygulanmamaktadır. Devrim Yasalarına açıkça aykırı olan "Dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz" söylemi, ülkemizde laik rejimin ve dolayısıyla laik eğitim ve çağdaş kamusal düzenin yıkımıdır. İktidarın Milli Eğitim Bakanı; "Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği" nden "Atatürk ilke ve inkılaplarına, Atatürk milliyetçiliğine bağlı yurttaşlar olarak yetişmeleri" ifadeleriyle birlikte; ders kitaplarımızdan, Atatürk'ün din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili sözlerinin ve laikliğin, çıkarıldığını; laikliğin tehlike olarak gösterildiğini, hatta hedef tahtasına konduğunu unutmuş görünse de, biz unutmadık! Bilimin, aklın sahibi ve koruyucusu olması gereken üniversiteler medreseleştirilmiştir. Sadece ezberleyen, düşünemeyen, bilim üretemeyen, eleştiremeyen, hakkını aramayı bilmeyen, her söylenene inanan, sorgulamayan, tüketen bir nesil yaratılmıştır. Bugün demokratik ve Özerk bir Üniversite istemi ile haklı olarak direnen, atamayla değil, seçimle gelecek bir rektör isteyen öğrencilerimize ve akademisyenlerimize maalesef terörist yaftası yapıştırılmıştır. Atatürk, cumhuriyeti ilan etmeden önce saltanatı, cumhuriyeti ilan ettikten sonra da halifeliği kaldırmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı'nı kurmuştur. Bugünkü siyasal İslamcı iktidarın Diyanet İşleri Başkanı, uygulamaları ve beyanlarıyla Atatürk düşmanlığını, Devrim Yasalarına karşıtlığını gizlememektedir. Milli günlerdeki hutbelerden Atatürk'ü çıkarmış, hurafelere yer vermiştir.
Halifeliğin kaldırılması devletin laikleştirilmesi için yapılmış bir devrimdir. Bugün din, açık açık siyasetin odağı haline getirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin Devrim Yasaları ile kazandığı "Ulus Devlet" ve "Laik Cumhuriyet" nitelikleri yok edilmek istenmektedir. Yapılanlar son derece tehlikelidir" dedi.
ULUSAL KİMLİKLERİNİ YİTİRMİŞ TOPLUMLAR SÖMÜRGE OLMAYA MAHKÛMDUR! LAİKLİK, DEMOKRASİNİN GÜVENCESİDİR!
Dr. Işık Özkefeli: "Sicili Laiklik, demokrasi, Cumhuriyet ve Atatürk adına hiç parlak olmayan iktidar partisi tarafından yıllardır dillendirilen ''Türksüz ve Atatürksüz Anayasa'' söylemleri bugün de karşımıza "Yeni Anayasa", "Kurucu Anayasa" söylemlerini getirmiştir. Bunu sıradan bir gündem değiştirme olarak yorumlamak son derece yanlıştır. Hedeflerinde Demokratik Laik Sosyal Hukuk Devleti Türkiye Cumhuriyeti'ni bitirmek vardır. Hilafet özlemiyle yanıp tutuşanların karşısında Cumhuriyete ve Devrim Yasalarına sahip çıkmak ya da çıkmamak; geleceğimizi belirleyecektir. Yol ayrımına gelinmiştir. Görev Türk Milletinindir! 3 Mart 1924'ün yani Devrim yasalarının kabul edilişinin 97.yılında; Türk Devrimi'nin kaynağı Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarını saygıyla anıyoruz. Cumhuriyetimizin şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olmasına izin vermeyecek en hakiki gerçek olan çağdaşlaşma ve aydınlanma yolunda mücadelemiz yorulmaksızın sürecektir!
Atatürk Devrimcileri, Devrimleri yaşatma ve uygulama konusundaki kararlılığını her ne pahasına olursa olsun sürdürecektir" dedi.
ADD Samsun Şube Başkanının ardından da Kamu-İŞ Sendikası Samsun İl Temsilcisi Rüstem Kara'da konuşmasında şunları ifade etti.
ATATÜRK İSLAM DÜNYASININ YETİŞEN EN BÜYÜK LİDERİDİR!
"29 Ekim 1923'te ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti, 3 Mart 1924'te Meclis'te kabul edilen 3 temel yasa ile nitelik kazanmıştır. Bu temel yasalar;
Devrim yasalarıyla, halifelik kaldırılarak laik düzene geçilmiş, Şeriye ve Evkaf Vekâleti kaldırılarak bunun yerine Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuş, Erkan-ı Harbiye Vekâleti kaldırılarak ordu siyaset dışı bırakılmıştır. Böylece Osmanlı Devleti'nin teokratik yapısı bir kenara itilmiş, İslam coğrafyasının ilk laik devleti kurularak, bölgesine örnek olmuştur. Ama bu iş hiç de kolay olmamıştır. Ülkenin içinde bulunduğu koşullar, henüz demokrasiye geçiş dengelerini taşımaktan çok uzaktaydı. Ekonomi buğday, incir, üzüm, tütün üzerinden yürüyordu. Kendi giyeceği bezi, kendi tüketeceği şekeri zor karşılıyordu. Öyle bir ülke ki nüfusun %85'i köylü. Uzun süren savaşların da etkisiyle yoksulluk ve cehaletin birlikte yaşandığı bir toplum yapısı... İşte bu koşullar altında Mustafa Kemal Atatürk'ün; kurtuluş ve kuruluş için, olağan üstü bir hazırlığı bulunduğunu görüyoruz. Aynı zamanda bir zamanlama dehası olduğunu söylemek, tarihe karşı borcumuzdur" diye konuştu.
ÜLKEMİZ BÖLGESİNİN ÇEKİM MERKEZİ OLMUŞTUR.
Kamu-İş Samsun Temsilcisi Kara; "Bu üç yasa nitelikleri ve içerikleri nedeniyle çok büyük devrimlerdir. İçinden geçtiğimiz günler, bu devrimlerin nimetlerini daha iyi anlamamız gereken günlerdir. Bu coğrafyada birçok ülke vatandaşı radikal İslamcı anlayışların şiddet ve teröründen kaçarak, kendi topraklarını terk ederek, daha güvenli gördüğü bizim ülkemize sığınma nedeni bu devrimlerin sonucudur. Bu gerçekliği asla unutmayalım. Bu nedenle her 3 Mart'ta cumhuriyetin üç devrim yasasına 83 milyon vatandaşımızla sahip çıkmaya devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk; Uygar uluslar önünde saygınlık kazanmak isteyen Türk ulusu, çocuklarına vereceği eğitimi okul ve medrese namında birbirinden büsbütün başka iki çeşit kuruma teslim etmeye katlanamaz... Eğitim ve öğretim birleştirilmedikçe aynı fikirde, aynı zihniyette bireylerden oluşan bir ulus yapmaya olanak aramak boş bir uğraştır. Atatürk'ün bu sözleri, eğitimin tam ikiye bölündüğü günümüz Türkiye'sinde geçerliliğini halen korumaktadır. Bu yasalar Türk toplumunu ortaçağ karanlığından kurtarmak amacını taşıyan ileri adımlardır. Türk aydınlanması, bu üç temel yasadan sonra birbirini tamamlayan devrimlerle yürütülmüştür. Devletin, toplumun, hukukun, eğitimin laikleşmesi sağlanmıştır" şeklinde konuştu.
LAİK TOPLUM ve BİLİMSEL EĞİTİME SAHİP ÇIKACAĞIZ!
Rüstem Kara; "Ne yazık ki, ülkemizi bu günlere taşıyan bu devrimler zayıflatılarak, tersyüz edilmeye çalışılmaktadır. Laik eğitimin ve laik toplumun çok daha önem kazandığı bu süreçte, cumhuriyetimizin kazanımlarına, ülke bütünlüğümüze ve her öğrencimizin Anayasamızın 42. Maddesine göre, parasız nitelikli eğitim alma hakkına sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu düşüncelerimizle, Mustafa Kemal Atatürk İslam coğrafyasında yetişen en büyük liderdir. Diyoruz" dedi.