Menü Çağdaş Samsun  "Okumak Bilgi, Bilgi Güçtür"
Tarih: 04.03.2020 20:55
Samsun Demokrasi Güçleri; 'Savaşı Değil, Barışı Yükseltelim'

Samsun Demokrasi Güçleri; 'Savaşı Değil, Barışı Yükseltelim'

Facebook Twitter Linked-in

 Suriyede yaşanan çatışma ortamı, ülkeye gelen asker cenazeleri ve Akp'nin savaş politikalarına tepki gösterdi. Samsun Demokrasi Güçleri adına basın açıklamasını Sait Kocaman yaptı. Kocaman yaptıüı açıklmada; 'Ülkemizi derin bir üzüntüye boğan, ocaklara ateşler düşüren, İdlib'de gerçekleşen son saldırılarda 36 askerin, farklı zamanlarda yüzlercesinin yaşamını yitirmesi,yaralanması, sakat kalması iktidarın Suriye'ye müdahale ve cihatçılarla işbirliği politikasının ülkeye ne kadar büyük bedeller ödettiğini bir kez daha gösterdi. Suriye ordusunun İdlib'de cihatçılara yönelik operasyonu sonrasında Türkiye'nin gözlem noktaları ateş altında kaldığı halde, buradaki askerlerin geri çekilmesi çağrılarına kulaklarını kapatan iktidar, bu acı olayların yaşanmasına zemin hazırlamıştır. Ayrıca yaşanan ölümler üzerinden savaş kışkırtıcılığı yapan, Suriye'yi yıkmaktan söz eden siyasetçiler ise, savaştan beslenen ve ülkeyi daha büyük tehditlerle yüz yüze bırakma pahasına kendi istikballerini düşünen siyasetçilerdir.

Görüntünün olası içeriği: 9 kişi, oturan insanlar, ayakta duran insanlar ve iç mekan

İdlib'de, Türk askerlerinin cihatçı çetelere kalkan yapılmasının bu ülkenin ve halkın çıkarlarıyla ilgisi yoktur. Ancak Erdoğan iktidarının, cihatçı çeteleri, Suriye'ye müdahale etme ve yayılmacı emellerini gerçekleştirmenin bir aracı olarak kullanması, 9 yıldır ülkeye büyük bedeller ödeten yanlış bir politikadır ve kendi hesapları uğruna bu yanlışta ısrar etmektedir. Çünkü eğer iddia edildiği gibi mesele milli güvenlik ise, yapılması gereken Türk askerini Suriye'de Suriye ordusu ile savaş durumuna getirmek değil, askerlerin geri çekilmesi ve Suriye ile sorunların barışçıl temelde çözümü için adımların atılmasıdır.
Bugün iktidarın İdlib konusunda ABD ile yaptığı pazarlıkların ve NATO'yu göreve çağırma girişimlerinin Türkiye'yi daha kapsamlı bir savaşın içine çekmekten ve ülkeyi emperyalistlerin müdahalelerine daha açık bir hale getirmekten başka bir sonuç doğurmayacağı bilinmelidir. ABD emperyalizminin hiç zaman kaybetmeden İdlib'deki saldırıyı, Türkiye ve Rusya'yı karşı karşıya getirmenin fırsatına dönüştürüp Erdoğan iktidarını kendisiyle işbirliği çizgisine çağırması da bu gerçeği açıkça ortaya koymaktadır. Yapılması gereken; NATO'yu göreve çağırmak ya da ülkeyi Ortadoğu'da ABD ve Rus emperyalistleri arasında devam eden paylaşım mücadelesinin alanı ve parçası yapmak değildir. ülkenin geleceğini çıkmaza sokan bu yanlıştan derhal vazgeçilmelidir.

Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri olarak, olarak ülkedeki iktidarı ve destekçilerini savaş kışkırtıcılığından vazgeçmeye ve İdlib'de ateş altındaki askerleri acilen geri çekmeye çağırıyoruz. Ülkeye büyük bedelleri ödeten ve bugün savaş tehdidi ile karşı karşıya bırakan Suriye'ye müdahale politikasına son verilmeli, cihatçı çetelerle işbirliğinden vazgeçilmelidir. Suriye ve bölgede barışın sağlanmasının yolu, emperyalist müdahalelere son verilmesinden ve buradaki tüm askeri güçlerin geri çekilmesinden geçmektedir. Bu temelde ülkedeki ve bölgedeki tüm emek barış ve demokrasi güçleri savaş kışkırtıcılığına karşı barış mücadelesini büyütme göreviyle karşı karşıyadır.
Bizler bu sorumlulukla ülkemiz geleceğimiz çocuklarımız için ; ülkemizde ve bölgemizde barış ve demokrasi mücadelesini savunmaya devam edeceğiz.

Ne yazık ki çıkmasında ve bugün hala devam ettirilmesinde devletin de payı bulunan Suriye savaşının mağdur ettiği milyonlarca Suriyeli, topraklarımıza sığınmak zorunda kalmış , kısmi desteklere rağmen mağduriyetleri giderilmemiş ancak bu günlerde AKP tarafından Şantaj ve siyaset malzemesine dönüştürülmüştür.Yunanistan'ın ve Avrupa'nın tavrını bildiği halde Suriyeli mülteciler umutları istismar edilerek sınırlara yönlendirilmiş, Yunan hükümetinin ve kolluk güçlerinin acımasız saldırılarına maruz kalarak mağduriyetleri bir kat daha artmıştır. Bu saldırıların faili olan her iki ülkenin de bu tutumlarını kınıyoruz. İnsanlık dışı bu uygulamaların derhal son bulmasını istiyoruz.

Buradan bir kez daha hayatını kaybeden askerleri, emperyalist politikalara kurban edilen halk çocuklarını anıyor acılı ailelerine başsağlığı ve sabırlar diliyoruz.

Ve diyoruz ki, ölen bizim çocuklarımız, yanan bizim evimiz ama bu savaş bizim savaşımız değil!

Çocuklarımızın, kardeşlerimizin bir hiç uğruna popülist politikalarla kurban edilmesine dur demek için bütün halkımızı; savaşa karşı çıkmaya, barış mücadelesini yükselterek huzur ve güven içinde insanca- kardeşçe bir yaşamı kurmak için hep birlikte mücadeleye çağırıyoruz'diyerek basın açıklamsına son verdi.

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —