MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
Eğitim-Sen Samsun Şube Başkanı Gür'ün açıklamasının öne çıkan başlıkları şöyle: "Dünya Öğretmenler Günü, 5 Ekim 1966 tarihinde ILO ve UNESCO tarafından 'Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı'nın alınmasına dayanmaktadır. Tüm dünya öğretmenleri için önemli olan bu tarihi karar, öğretmenlerin sadece okulda değil, toplum içinde de yerine getirdikleri görevin önemini uluslararası düzeyde belgelemiştir. 'Öğretmenlerin Statüsü Tavsiye Kararı', öğretmenlerin konumlarını güçlendirmeyi, haklarını geliştirmeyi ve korumayı amaçlarken, aynı zamanda uluslararası düzeyde yapılmış bir toplu sözleşme ve yasa niteliğindedir. 'Tavsiye Kararı', Türkiye tarafından kabul edilmesine rağmen, yıllardır hiçbir yükümlülüğü yerine getirmemektedir. 5 Ekim tarihi ise, UNESCO ve ILO tarafından 1994 yılında Dünya Öğretmenler Günü olarak ilan edilmiştir. 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, Türkiye'den sadece Eğitim Sen'in üyesi olduğu Eğitim Enternasyonaline bağlı yüzden fazla ülkede eş zamanlı olarak kutlanmaktadır" diye ifadelerde bulundu.
ÖĞRETMENLERİ İTİBARSIZLAŞTIRAN "ÖĞRETMEN MESLEK KANUNU" DERHAL GERİ ÇEKİLMELİDİR
"Bugün geldiğimiz noktada AKP iktidarı, başta eğitim ve sağlık olmak üzere kamusal hizmetleri tamamıyla ticarileştirerek, parası olanın satın alabildiği hizmetler haline getirmiştir. Öğretmenleri de bu piyasalaştırma içinde esnek çalışma koşullarına uydurmak, eğitim piyasasının işlevsel bir aracı haline getirmek için, yasada Öğretmenlik bir ihtisas mesleği olarak tanımlanmasına rağmen mesleğimiz her uygulamada daha da vasıfsızlaştırılmaktadır. İlk olarak 2006 da yapılan sınavla başlayan kariyer basamakları yasası, Eğitim Sen başta olmak üzere pek çok sendikanın karşı çıkmasına rağmen engellenememiştir. Bu yasa doğrultusunda bir kere sınav yapılmış daha sonra sınavlar yenilenmediğinden pek çok sorun ve karmaşa çıkmıştır. Bugün ise Öğretmenler arasında ücret eşitsizliği vb. sorunlara yol açan kariyer basamakları tekrar ısıtılıp sözde Öğretmenlik Meslek Kanunu olarak yasalaştırılmış ve yönetmeliği çıkarılmıştır. 19 Kasım da ise Kariyer basamaklarının sınavının yapılması planlanmaktadır" diyen Ersin Gür, eşit işe eşit ücret sorunlarını da şöyle dile getirdi.
"Eğitim Sen olarak bize dayatılan bu yasayı asla bir meslek kanunu olarak görmedik. Aksine öğretmenleri, kariyer basamakları üzerinden ayrıştıran ve yaptıkları sınavla da itibarsızlaştıran bu yasal düzenleme asla kabul edilemez. Bu yasa "eşit işe eşit ücret ilkesini" yok sayarak sahada çalışma barışını bozacak; veli, öğretmen ve okul yönetimleri arasında uzmanlık ve başöğretmenlik üzerinden rekabetçi, çatışmacı, gergin bir okul ortamı yaratacaktır. Anlıyoruz ki öğretmenleri "kariyer basamakları" adı altında bölerek, sınavla maaş artışına yol açacak bir çalışma rejimi hayata geçirilmek istenmektedir. Bu yasadan ne öğretmenlerimiz ne de öğrencilerimiz bir fayda sağlamayacak, aksine eğitimde sınıfsal farklılıklar daha da öne çıkarak öğrencilerimizin eşit eğitim hakkı daha da zedelenmiş olacaktır. Öğretmenlik mesleğini bütünüyle geliştirmeyen, özel sektör öğretmenleri, ücretli öğretmenler, sözleşmeli öğretmenler ve usta öğreticiler gibi farklı statülerde çalıştırılan öğretmenlerin sorunlarını görmeyen aksine yeni rekabet alanları yaratan bu yasa geri çekilmelidir. Öğretmenlerimizin ve tüm eğitim çalışanlarının ekonomik ve mesleki haklarını kapsayan, geliştiren, kadrolu ve güvenceli bir çalışmayı esas alan bütünlüklü bir yasa UNESCO ve ILO tarafından kabul edilen öğretmenlik statüsü tavsiye kararı referans alınarak, eğitim paydaşları, sendikalar ve öğretmenler tarafından tartışılmalıdır" diye konuştu.
SORUNLARIMIZ ÇÖZÜLMELİ, TALEPLERİMİZ KABUL EDİLMELİDİR
Ersin Gür, konuşmasını şöyle sürdürdü. "Türkiye ekonomisinde yaşanan ekonomik kriz AKP hükümetinin yaptığı tercihlerle daha da derinleşmiştir. Yaşanan yüksek enflasyonun ve alım gücünün tarihte görülmedik şekilde düşmesi, krizin tüm yükünün çalışanların ve dar gelirlilerin üstüne yıkılması, tüm toplumsal kesimlerde olduğu gibi sayıları bir milyonu aşkın eğitim ve bilim emekçisinin çalışma ve yaşam koşullarını ciddi şekilde olumsuz etkilemektedir. Öğretmenlerin, yardımcı personelin ve memurların aldıkları maaşlar, yapılan işin önemi ve niteliği açısından bakıldığında, insanca yaşam seviyesinin yanına bile yaklaşamamaktadır. Sahte enflasyon oranlarının dayatılmasıyla makas daha da açılmaktadır. Özel sektör öğretmenleri, ücretli öğretmenler ve usta öğreticilerin, taban aylığı, çalışma koşullarının düzeltilmesi ve insanca yaşayabilecekleri bir ücret talepleri güvencesiz ve esnek çalışma koşulları içinde yok sayılmakta bu arkadaşlarımız piyasanın insafına terk edilerek zor koşullarda çalışmaktadırlar. Öğretmenlere yönelik mülakat, komisyon, arşiv ve güvenlik araştırması gibi otoriter baskıcı yöntemler daha da artmış, haksız ve hukuksuz bir şekilde KHK ile öğrencilerinden ve yaşamlarından koparılan arkadaşlarımızın dosyaları ise hala OHAL inceleme komisyonunda bekletilerek baskıcı ortam ısrarla devam ettirilmektedir. Eğitim, öğretim ve bilim hizmet alanında yıllardır büyük bir özveriyle görev yapan idari ve teknik personel, memur ve yardımcı hizmetler sınıfında çalışan arkadaşlarımızın sorunları mutlaka çözülmeli, mutlaka ihtiyaç kadar kadrolu ve güvenceli personel istihdam edilmelidir. Eğitim ve bilim emekçilerinin yaşanan enflasyon karşısında özendirme, eğitim öğretim ödeneği ve tüm gelirlerinde güncelleme ve ücret artışı hemen yapılmalıdır" şeklinde konuştu.
5 EKİM HAKLARIMIZ İÇİN MÜCADELE GÜNÜDÜR!
Samsun Eğitim-Sen şube başkanı Gür, 5 Ekim Dünya Öğretmenler günüyle ilgili konuşmasının sonunda şunları ifade etti. Türkiye'nin dört bir yanında fedakârca görev yapan öğretmenleri, eğitim ve bilim emekçilerini mesleğine ve haklarına yönelik saldırılara, öğretmen Meslek yasasına ve krizin faturasının sırtımıza yıkılmasına karşı birlikte mücadele etmeye, haklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmaya çağırıyoruz. Haklarımız yok sayılsa da emeğimiz değersizleştirilmeye çalışılsa da geleceğimiz belirsizliğe mahkûm edilse de inanıyoruz ki hep birlikte ve yan yana durduğumuz müddetçe başarılı olabilir, bu gidişatı değiştirebiliriz. El ele verip, umudumuzu güçlendirebiliriz. Eğitim Sen olarak, bizlere dayatılan her türlü haksız ve hukuksuz uygulamanın eğitim ve bilim emekçilerinin birleşik, örgütlü mücadelesiyle kırılabileceğine inanıyor, yaşadığımız tüm baskılara ve olumsuzluklara rağmen öğretmenlerimizin, eğitim ve bilim emekçilerinin 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü'nü kutluyor, tüm öğretmenlerimizi ve dostlarımızı Öğretmenlik Meslek Kanununa karşı 15 Ekim' de Ankara Tandoğan Meydanı'nda yapacağımız "Mesleğimiz, emeğimiz ve çalışma barışımız için Ankara mitingine davet ediyoruz" dedi