Menü Çağdaş Samsun  "Okumak Bilgi, Bilgi Güçtür"
Tarih: 06.11.2021 21:51
Samsun Eğitim-Sen;  Üniversite, Bilim, Liyakat ve OMÜ

Samsun Eğitim-Sen; Üniversite, Bilim, Liyakat ve OMÜ

Facebook Twitter Linked-in

Samsun Eğitim-Samsun OMÜ (19 Mayıs Üniversitesi ) temsilciliğinin bildirdiğine göre Liyakat ve bilime göre değil kişiye özel kadro verilmesiyle ilgili açıklamasında şunları kaydetti. "Üniversiteler bilim üreten kurumlardır. Kaynaklarını ve enerjilerini bilgi üretimine ve üretilen bilginin toplumla paylaşılmasına harcamaları gerekir. Üniversiteler aynı zamanda eğitsel faaliyetleri ile toplumsal ihtiyaçları karşılar ve nitelikli bireyler yetiştirir. Üniversitelerde yeni bilgiler üretilir, bakış açıları gelişir ve öğrencilere beceriler kazandırılır. Yani üniversiteler toplumun aynasıdır. Üniversite üretirse ülke üretir. Üniversite gelişirse ülke gelişir. Fakat üniversite çoraklaşırsa ülke de çoraklaşır. Son yıllarda Türkiye'deki üniversitelerin yapılarının ve kültürel birikimlerinin dışarıdan müdahalelerle değiştirilmeye çalışıldığı görülmektedir. Bunun neticesinde üniversitelerimizin akademik performanslarının zayıfladığı ve dünya standartlarının altında kaldığı açığa çıkmakta, öğrenci ve öğretim elemanlarının artan memnuniyetsizlikleri onları başka ülkelere yönlendirmektedir" denildi.

 

AKADEMİK KADROLAR YANDAŞA, AKRABAYA ÜLEŞ EDİLİYOR…

Eğitim-Sen temsilciliği açıklamasının devamında şunları iddia etti. "Son dönemlerde üniversitelerin kadro ilanlarına ilişkin tartışmaların had safhaya çıktığı görülmektedir. Özellikle rektörlerin kendi yakınlarını, akrabalarını ve bazı siyasilerin yakınlarına kadro verdiklerine dair haberler bolca basın yayın organlarında ve sosyal medyada gündem olmaktadır. Kadrolar akademik gerekliliklere, toplumsal beklentilere ya da bilimsel yeterliliklere göre değil, politik ilişkilere, eş-dost-akraba ilişkilerine göre belirlenmektedir. Akademik kadro ilanlarındaki usulsüzlüklerin de açıkça gösterdiği gibi, çürüme olağanlaşmıştır. Üzülerek görmekteyiz ki; 19 Mayıs Üniversitesi de bu kervana katılmıştır. 3 Kasım Çarşamba günü yayımlanan 31648 sayılı Resmi Gazetedeki ilanda Samsun Meslek Yüksekokulu Seracılık Programı ve Bafra Turizm Meslek Yüksekokulu Turizm ve Seyahat Hizmetleri Programına alınacak iki öğretim görevlisi için belirlenen kriterler esasen malumun ilanından başka bir şey değildir. Bu ilan bir yandan üniversitemizin düştüğü açık çoraklaşmanın örneği iken, diğer yandan Türk akademisinin içerisinden geçtiği değersizleş(tir)me sürecinin bir göstergesi olması bakımından da önemlidir" anlattılar.

TURİZM PROGRAMI ÇIKILAN İLANA ' DİNLER TARİHİ' YÜKSEK LİSANSI

"Örneğin Turizm Meslek Yüksekokulu için verilen ilan, akademinin içerisine düştüğü edilgenliğin ve üniversite için olmazsa olmaz ilkeler olan "eşitlik ve liyakat" ilkelerine aykırılık göstermektedir. Kendisini kalite çalışmalarına, liyakate, eşitliğe, şeffaflığa önem verdiğini iddia eden bir kurumun söylemlerinin hiçbir anlam ifade etmediğinin de göstergesidir. Turizm Programı için çıkılan ilanın "Dinler Tarihi alanında yüksek lisans, Yunanca Dil bilgisi sertifikası ve iki yıl ders verme tecrübesi" gibi kriterlerle tamamen kişiye özel olduğu açıktır. Turizm bölümünün müfredatında "Dinler tarihi" dersi olmadığı gibi, seçmeli dersleri arasında Yunanca'da yoktur. Ayrıca büyük ihtimalle alınmasına karar verilen kişinin lisans mezuniyetinin de Turizmle alakası olmadığı için lisans koşulu aranmamıştır (Diğer ilanlarda bu koşul bulunmaktadır). Aynı şekilde diğer ilanda yer alan  "Yüksek Öğretim Kurumlarında 2 yıl ders vermiş olma" koşulu Turizm için verilen ilanda " 2 yıl ders verme "ye indirgenmiştir. Alınmasına önceden kesin karar verilen şahıs muhtemelen farklı kurum, özel okul veya MEB çalışanıdır. Bu ilan OMü'de de yandaş kayırmanın, torpilin, eş-dost ilişkilerine göre kadro dağıtıldığının da göstergesidir. Üniversiteyi amacının dışında yönetmeye ve yönlendirmeye kimsenin hakkı yoktur. Üniversitenin akademik amaçlar dışında yönetilmesi sadece görevi kötüye kullanmak değil, aynı zamanda kamu kaynaklarını hukuksuzca kullanmaktır. Ayrıca aynı ilanda bazı bölümlerde Araştırma görevlileri için belirlenen "tezli yüksek lisans yapıyor olmak" şartı, doktora öğrencilerinin akademik kadro bulmasını engelleyeceği için ilanın "tezli yüksek lisans ve doktora yapıyor olmak" şeklinde değiştirilmesinin daha etik! Olacağını vurgulamak isteriz. Sendikamız bu ilandan önceki öğretim elemanı alımında yapılan usulsüzlüklere dava açtığı gibi bu ilana da dava açacaktır. Devletin kurumlarını ve çalışanlarını itibarsızlaştıran bu ve benzeri uygulamaları gerçekleştirenler bugün olmasa bile yarın tarih ve hukuk önünde hesap vereceklerdir" dediler.  

Hatun Gökçe Özdemir




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —