Hatun Gökçe Özdemir
Samsun Tabip Odası Emekli kolu adına Dr. Saffet Ertaş, meslektaşlarıyla bir araya gelerek haklarının verilmesi konusunda şunları kaydettiler. "Sağlık çalışanlarının Hekimlerin günden güne kısılan, azalan ve eritilen özlük hakları konusunda, Türk Tabipleri Birliği, Birliğe bağlı tüm tabip odaları gibi bizim de (Samsun Tabip Odası olarak), sıkıntılarımızı ve taleplerimizi kamuoyuna duyurmak, bu basın açıklamasının amacı ve konusudur. Az sonra ayrıntısına gireceğimiz taleplerimizin tek cümleyle özeti şudur: Emeğimizin görünmesini ve hakkımızın ödenmesini istiyoruz. Daha somut olarak ifade etmek gerekirse; hekim maaşlarında 7200 ek gösterge ve yükseltilmiş özel hizmet tazminatı oranı istiyoruz, "EK ÖDEME DEĞİL TEK ÖDEME" diyoruz. Toplum sağlığına yönelik politikaların başarısı, sağlık emekçilerinin sağlığının, özlük ve ekonomik haklarının geliştirilmesiyle gerçekleşebilir. Hekimlik yapabilmek; çalışma koşullarının yeterliliğine, insancıl çalışma sürelerine, mesleki bağımsızlığa, bilimsel desteğe, şiddetten uzak bir ortama bağlıdır" şeklinde ifadelerde bulundu.
ARTMIŞ İŞ GÜCÜ YÜKÜ VE GEÇİNEMEMEK
Tabip Odası Emekli Kolu adına konuşmasına devam eden Dr. Ertaş, şunları ifade etti. "Ancak, çalışma koşulları ve sağlık sistemi bozukluklarının yanı sıra, hekimler için giderek büyüyen bir sorun daha var: Geçinememek! Sağlıkta dönüşüm programı nedeniyle iş yükü artan biz hekimler ve diğer tüm sağlık çalışanları, Mart 2020'den itibaren baş gösteren COVID-19 salgını koşullarında daha da artmış bir iş yükü ile karşı karşıya kaldık. Sağlıkçılar bu süreçte toplumun diğer kesimlerine göre daha fazla hastalandılar ve daha fazla öldüler. Özveriyle, tüm deneyim, bilgi, beceri ve kapasitelerini ortaya koyarak;
-Aile sağlığı merkezlerinde, acil servislerde,
-Pandemi polikliniklerinde/kliniklerinde/yoğun bakımlarında,
-Filyasyonda ve aşılamada var güçleriyle çalışmaya devam ettiler.
Onlara "Hakkınız ödenmez" dendi ve gerçekten de ödenmedi! Emeklerin karşılığı olarak bol bol methiye ve alkıştan öteye gidilmedi. Adaletsiz ve çoğunlukla ödenmeyen ek ödeme yalanları ile süreç geçiştirildi ve geçiştiriliyor" diye konuştu.
EK ÖDEMENİN GELECEĞİMİZE HİÇ BİR YANSIMASI YOK…
Dr. Saffet Ertaş: "Ek ödeme" adaletsizliği çalışma barışını bozmaktan başka bir işe yaramadığı gibi, ödemeler de zaten düzgün ve de adil dağıtılmamıştır. "Ek ödeme" adı altında verilen, geleceğimize hiçbir yansıması olmayan ücretlendirme modeli, emek sömürüsünden başka bir şey değildir. Çarşıda, pazarda, mutfakta gittikçe artan enflasyon, her gün yeni yeni zamlar ve hayat pahalılığı halkı bezdirmiştir, ülkenin her yerinden "geçinemiyoruz, battık-batıyoruz" sesleri yükselmektedir. Bu yoksullaşmadan, bütün çalışanlar gibi hekimler ve diğer sağlık emekçileri de etkilenmektedir. Alınan ücret, insanca yaşayacak seviyenin çok altındadır. TÜRK-İŞ'in Temmuz 2021 araştırma sonuçlarına göre; yoksulluk sınırı aylık 9.500 TL'dir. Temmuz 2021 rakamlarına göre TÜFE yıllık değişim oranı % 19 olmasına rağmen, bu yıl kamu görevlileri ile memur emeklilerinin aylık ücretlerine yapılan zam oranı % 8,5 düzeyinde kalmıştır. Bağımsız araştırmacılar ve tüketici derneklerinin hesaplarına göre, halkın hissettiği 'gerçek enflasyon' yüzde %45'tir. Sabit ek ödeme hariç; mesleğe yeni başlayan bir pratisyen hekimin maaşı yaklaşık 4.900 TL; 30 yıllık uzman hekim maaşı 5.800 TL'dir. Emekli hekim maaşında 2018'de kısmi bir iyileştirme yapılmış olsa da, çalışan emekli hekimlerden bu ek ödeme kesilmektedir. Üstelik bu düzenlemeye (ek ödemeye) BAĞ-KUR ve SSK emeklisi hekimler dâhil edilmeyerek ayrıca bir eşitsizlik ve hak kaybı daha yaratılmıştır. Emekli hekimlerin % 30'unu oluşturan BAĞ-KUR ve SSK emeklisi hekimlerin aylığı 2.300-4.000 TL arasında olup, ücretler maalesef açlık sınırının da altında kalmıştır" ifadelerde bulundu.
7200 EK GÖSTERGE İÇİN ÖNERİLERİMİZ ŞÖYLE;
Emekli Hekimler adına açıklamasını sürdüren Dr. Saffet Ertaş şunları kaydetti. "Hekimler, salgın sürecinde daha da ağırlaşan çalışma koşulları, aşındırılan özlük hakları, emeğin karşılığını alamadan çalışma ve hâlâ devam eden ve bir türlü de bitmeyeceği anlaşılan sağlıkta şiddet nedeniyle istifa ve göç etmekte veya emekli olmayı seçmektedirler. Son 20 ayda Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışmaktayken istifa eden hekim sayısı 9.000 kişiyi bulmaktadır; bu sayının içinde henüz asistan şamasında olduğu halde istifa edenler de vardır. Önceki dönemle karşılaştırınca %20'lik bir artış söz konusudur. Yine son 20 ayda 3.000 hekim emekli olmuştur. Önceki döneme göre artış %40'ı bulmaktadır. Bu meslektaşlarımızın özel sağlık kuruluşlarında çalışmaya devam etmek durumunda olduğu aşikârdır. Yoğun emek gerektiren bir mesleğin mensubu olan biz hekimler, emeğimizin karşılığı olarak insanca yaşayabileceğimiz ve emekliliğimize de yansıyacak güvenceli bir gelire sahip değiliz.
Bu nedenle, Türk Tabipleri Birliği olarak derhal;
Hekimlerin maaş ve emekli aylığına etki edecek 7200 Ek göstergenin uygulanması ve özel hizmet tazminat oranlarının yükseltilmesiyle maaşlarda en az %150 oranında artış talep ediyoruz.
Tüm sağlık çalışanları maaşında da 3600 ek gösterge uygulanması talebimizi tekrarlıyoruz.
Öneri 1:
Devlet memuru hekimler için ek göstergeler;
-10 yıl ve üstü 1. derece doçent eğitim görevlisi için 7200,
-Uzman için 6400,
-8. derece pratisyen için 1600 olarak değiştirilmelidir.
Yüksek Öğretim Personeli
-4 yıl ve üstü profesör doktor için 7200,
-Doçent için 6800 olmalıdır.
Öneri 2:
Devlet memuru hekimler için özel hizmet tazminat oranları;
-Doçent eğitim görevlisi için % 700,
-Uzman için % 550,
-8. derece pratisyen için %360 olarak değiştirilmelidir.
Yüksek Öğretim Personeli profesör doktor için % 700, doçent için % 625 olmalıdır.
Önerilen değişikliklerle hekimlerin çalışırken maaşı 18 000 TL'den, emeklilikte 10 000 TL den daha az olmamalıdır.
Yoksulluk sınırı 9.500… Ömrünü halkın sağlığına adamış, yüz binlerce hasta iyileştirmiş, on binlerce ameliyat-müdahale yapmış, hayatlar kurtarmış, bütün bu fedakârlıkların karşılığı olarak bazen ölümle sonuçlanan şiddete en fazla maruz kalan, en yorgun emekli doktorun talebi 10.000 TL aylık. Yoksulluk sınırı aylık 9.500 TL!
Talepteki tevazuu ve halen sürdürülmeye çalışılan kanaatkârlığı da halkımızın dikkatine ve takdirine sunuyoruz. İçinde bulunduğumuz Kasım ayı boyunca "Emek Bizim Söz Bizim" diyerek başlattığımız eylem sürecinde, hekim maaşlarının yeterli düzeye yükseltilmesi amacıyla taleplerimizi bir kez daha duyurmak için buradayız. Ve elbette sonuç almak için mücadelemiz, tüm tabip odası yöneticileriyle, meslektaşlarımızla, sağlık iş kolundaki emek ve meslek örgütleriyle birlikte, artarak devam edecektir. Haklarımızı alana kadar "mücadeleye devam" diyor, 23 Kasım 2021 Salı günü İstanbul'dan "BEYAZ YÜRÜYÜŞ"ü başlatıyoruz. 27 Kasım 2021 Cumartesi günü Ankara'da yapacağımız "BEYAZ FORUM"da da mücadele sürecimizi ve rotamızı birlikte tartışacağımızı bir kere daha duyuruyoruz" dedi.