Menü Çağdaş Samsun  "Okumak Bilgi, Bilgi Güçtür"
Tarih: 23.07.2022 23:55
SAMSUN KADIN DAYANIŞMASI; SÖZLEŞME BİZİM VAZGEÇMİYORUZ!

SAMSUN KADIN DAYANIŞMASI; SÖZLEŞME BİZİM VAZGEÇMİYORUZ!

Facebook Twitter Linked-in

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

Samsun Kadın Dayanışması adına Arzu Özçelik, şunları söyledi. "Danıştay 10. Dairesi, İstanbul Sözleşmesi'nin feshine ilişkin 20 Mart 2021 tarihli Cumhurbaşkanı Kararının iptal istemini reddetti. Kadın örgütlerinin, İstanbul Sözleşmesi'ne dair verilen hukuksuz feshetme kararının iptaline dair açtığı davanın sonucunu bugün kadın düşmanı erkek yargı açıklamış oldu. Türkiye, 2011 yılında ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi'nden 20 Mart 2021'de Cumhurbaşkanlığı kararı ile çekilmişti. Biz kadınlar, tek bir adamın verdiği bu kararı tanımadığımızı karar açıklandığı günden itibaren sokaklarda, meydanlarda, işyerlerinde, üniversitelerde, bulunduğumuz her yerde haykırdık. Birçok kadın örgütü, LGBTİ+ örgütü, birçok baro bu hukuksuz karara karşı itiraz etti ve mücadelemizi sürdürdük. Bugün verilen kararın iktidar tarafından gerçekleştirilen kadın düşmanı bir hamle olduğunu, yaşamlarımızın ve hak mücadelemizin yok sayılmaya çalışıldığını biliyoruz. Bu kararla Danıştay, tek adam iktidarının meclisi devre dışı bırakarak istediği her kararı alabileceğini, istediği her uluslararası sözleşmeden kafasına göre çekilebileceğini göstermiştir. Bu sebeptendir ki bizler nezdinde, kadınlar nezdinde, toplum nezdinde bu kararın hiçbir meşruiyeti yoktur, kabul etmiyoruz" diye ifadelerde bulundu.

 

FAİLLERDEN DE ERKEK DEVLETTEN DE HESAP SORUYORUZ!

Samsun Kadın Dayanışması açıklamasına şöyle devam etti. "Sizler bu kararları vererek kadın cinayetlerinin faili olduğunuzu, her gün yaşadığımız tacizin, tecavüzün, erkek şiddetinin destekleyeni olduğunuzu bizlere tekrar gösterdiniz. İstanbul Sözleşmesi feshedildiğinden beri katillerin ne denli cesaret aldığını, mahkemelerde çıkıp "İstanbul Sözleşmesi iyi ki feshedildi" diyen katil Cemal Metin Avcı'dan biliyoruz. Yine Pınar Gültekin davasında katile haksız tahrik indirimi verilmesinden biliyoruz. Deniz Poyraz'ın katilinin polis tarafından abicim diyerek korunmasından, 1 senede mahkemede bir arpa boyu yol alınmamasından biliyoruz. İstanbul Sözleşmesi'ni kaldırdık ama bizim iç hukukumuz kadına şiddeti önlemeye yeterli deyip yaptıklarınızı, ihmalleriniz yüzünden kaybettiğimiz kız kardeşlerimizi çok iyi biliyoruz. İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı, Fatma Altınmakas aramızda olacaktı. Uğradığı cinsel saldırıyı ve şiddeti kendi anadilinde, Kürtçe ifade etmek isteyen Fatma için tercüman sağlanmadı. Oysaki İstanbul Sözleşmesi tüm kadınların ve ev içi şiddete uğrayanların anadilinde şikayetçi olabilme,  kendini anlatabilme hakkını koruyan bir sözleşmeydi. O yüzden Fatma'ya tecavüz eden Sinan Altınmakas ve öldüren Kazım Altınmakas kadar sizler de failsiniz. Gülistan Doku 927 gündür kayıp ve fail Zaynal Abakarov 927 gündür korunuyor. İpek Er'e tecavüz edip intihara sürükleyen uzman çavuş Musa Orhan İçişleri Bakanı soylu tarafından kollanıyor. Erkeklerin tecavüz edip katledip, devlet tarafından nasıl aklandığını görüyoruz ve kabul etmiyoruz. Faillerden de erkek devletten de hesap soruyoruz" şeklinde konuştu.

 

ERKEK VURUYOR DEVLET KORUYOR KATLEDİLEN KADINLAR İSYANIMIZDIR!

 

"Bu iktidar kadınlara, LBGTİ+'lara, çocuklara savaş açmıştır. Her gün LGBTİ+ düşmanlığı bizzat Cumhurbaşkanı başta olmak üzere devletin tüm birimleri tarafından körükleniyor, LGBTİ+'lar hedef gösteriliyor. Onur Yürüyüş'lerinde ve 8 Mart'larda önümüze dikilip işkence ile bizleri durdurmaya çalışanlar katillerin doğrudan destekleyicisi olduğu gibi bizzat faillerin de kendisidir. Alsancak'ta yaşayan trans kadınların, evlerinin sokağına adım attıklarında dahi gördükleri şiddet ve işkence siz İstanbul Sözleşmesi'ni feshedenlerin eseridir. Çocuk istismarının her geçen gün artması, istismar faillerinin bana bir şey olmaz diyerek sahip oldukları cesaret sizlerin eseridir. Kabul etmiyoruz, İstanbul Sözleşmesi'ni savunmaktan vazgeçmiyoruz" diye konuşan Özçelik, sözlerini şöyle sürdürdü.

"İhtiyaç olmasına rağmen kadın sığınma evi açmayan, hatta var olanları bir bir kapatan, kadınları aile içi şiddete mahkum etmek isteyen, şiddete boyun eğmeyip gittiğimiz karakollardan bizleri evlere gönderen bir iktidarsınız.

Bizleri yoksullukla, şiddetle, tacizle cezalandırmaya, haklarımızdan vazgeçmeye zorlamanızı kabul etmiyoruz. Bizlerin yaşamları sizlerin korunaklı adliye salonlarınızdan, saraylarınızdan verdiğiniz kararlara bağlı olmayacak. Mücadelemizden, ısrarımızdan, inadımızdan asla vazgeçmiyoruz" diye konuştu

 

 

NEFRET POLİTİKALARINIZ İTAAT DEĞİL İSYAN EDİYORUZ!

SKS (Samsun Kadın Dayanışması) adına açıklamasına devam eden Arzu Özçelik şunları ifade etti. "Katillere verdiğiniz göstermelik cezaları, bize layık gördüğünüz şiddet dolu evleri kabul etmiyoruz. Sözde kutsal aile kurumunu ön plana çıkararak yaşadığımız şiddeti gölgelemenize, LGBTİ'lara yönelik sistemli bir şekilde büyüttüğünüz nefret politikalarına itaat değil isyan ediyoruz! Yaşamını savunmak için öz savunma uygulayan Çilem'i, sokakta yürürken samuray kılıcıyla katledilen Başak Cengiz'i, katillerini türlü oyunlarla aklamaya çalıştığınız Şule Çet'i, ölmek istemiyorum çığlıklarını duyduğumuz Emine Bulut'u unutmuyoruz. Katledilmesine izin verdiğiniz, koruma sağlamadığınız, katillerini ödüllendirdiğiniz her bir kadının isyanıyla buradayız. Yaşamlarımız için mücadele etmeye, sokak sokak örgütlenmeye ve İstanbul Sözleşmesi'ni her koşulda savunmaya devam edeceğiz. Haklarımızı bize siz vermediniz, siz alamayacaksınız. Yaşasın kadın dayanışması, İstanbul Sözleşmesi bizimdir" dedi.

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —