MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
KESK Kadın Meclisi ESM kadın sekreteri Ayşe Anar, tepkilerini şu ifadelerle dile getirdi. Bir kadının çocukluğu boyunca üstelik 'ailesinin onayıyla' istismara maruz bırakıldığına dair beyanları ile adları taciz, tecavüz ve katliamlarla anılan cemaat, tarikat ve dini vakıflar, bir kez daha bir çocuğun çaresizliğe mahkûm edilmesine, yıllarca istismara maruz kalmasıyla karşımıza çıkmıştır" diye konuştu.
SİYASİ İKTİDAR SORUNU KATMERLEŞTİRİYOR!
Türkiye'de milyonlarca kız çocuğu, hâlâ eğitime, sosyal ve yasal haklara erişememekte, erken yaşta evlenmeye zorlanmaktadır. Özellikle kız çocukları, çocuk işçiliğine, ev içi emek sömürüsüne, yoksulluğa, şiddete, istismara ve ayrımcılığa daha fazla maruz kalmaktadır. Siyasi iktidarın sorunu çözmek yerine, katmerleştiren politikaları ise süreci giderek ağırlaştırmaktadır" şeklinde ifade etti.
TARİKAT VE CEMAATLERLE PROTOKOLLER İMZALANIYOR!
Ayşe Anar; "Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2021-2022 eğitim öğretim yılı okullaşma istatistiklerine göre, ilkokulda 195 bin, ortaokulda 298 bin, lisede 373 bin kız çocuğu eğitimin dışındadır. Açık öğretimde okuyan kız çocuğu sayısını ise 636 bin 270 olarak belirten istatistikler toplamda 1,5 milyonu aşkın kız çocuğunun eğitim sisteminin dışında bırakıldığını göstermektedir. Eğitime devam etmeyen kız çocukları şiddet, istismar riski altında yaşamlarını sürdürmekte, çocuk yaşta evliliğe maruz bırakılmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı ise bu konuda hiçbir çalışma yürütmemekte aksine cemaat, tarikat ve vakıflarda yaşanan istismar vakaları ortadayken, protokoller imzalayarak gerici zihniyetin okulların içine girmesine izin vererek çocukları istismara açık hale getirmektedir. Yine Milli Eğitim Bakanlığı okul öncesi eğitimde çocuklarımızın anaokulları yerine cemaatlere ve tarikatlara bağlı sibyan okullarında tarikat üyeleri tarafından sözde eğitim verilmesine göz yummaktadır" diye konuştu
AKP-MHP iktidar bloğu eliyle eğitimin dinselleştirildiği bu süreçte, dini tarikat ve cemaatlerin çocuklara ve topluma karşı işlediği suçlar ise siyasi iktidar ve yargı tarafından sürekli hasıraltı yapılmakta, bu suçların üstü örtülmeye çalışılmaktadır. Ancak bizler çocuklarımızı bu karanlığa teslim etmemek için gerçeği ısrarla söylemeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
YARGI CEZASIZLIK POLİTİKALARINDA ISRAR EDİYOR!
Ayşe Anar açıklamasının sonunda şunları ifade etti. "Çocuğu koruyan uluslararası sözleşmeleri uygulamayan, failleri aklayan, cezasızlık politikalarında ısrar eden yargı, çocukları korumayan kolluk kuvvetleri, evlilik yaşının 12'ye düşürülmesini isteyen Diyanet İşleri Başkanlığı, laik ve eşit eğitim hakkını yok sayan, cemaatlerle işbirliği yapan Milli Eğitim Bakanlığı, tekçi, gerici ve cinsiyetçi temelde bir toplum inşasını hedefleyen siyasi iktidar çocuk yaşta evliliklerin ve istismarın suç ortağıdır. 6 yaşındaki çocukları evlendiren, istismarı meşrulaştıran gerici, ataerkil zihniyetinizi kabul etmiyoruz! Çocuklarımızı karanlığınıza teslim etmeyeceğiz. Bizler laik, eşit, demokratik bir eğitim ve çocuklarımıza özgür bir dünya bırakma mücadelemizden vazgeçmiyoruz" dedi.