MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
KESK Samsun Şubeler Platformu sözcüsü Erdem Avcı, "Yüzdelik; Zam Değil, İnsanca Yaşanacak Bir Ücret istemek için alanlarda olduklarını ve emekçiler bir bayrama daha zorlu ekonomik şartlar altında ezilerek giriyor. Akaryakıttan elektriğe, giyimden gıdaya pek çok alanda her geçen gün yenisi eklenen zamlar toplumun hemen her kesimi gibi biz kamu emekçilerini ve emeklilerini de sefalete mahkûm ediyor. TÜİK in ısmarlama enflasyon oranlarına göre yıllık enflasyon %73,5, gıda enflasyonu %91, ulaştırma enflasyonu % 108 'e ulaşmışken, sokaktaki enflasyon bu oranların çok üzerindedir. Bu haliyle dahi OECD üyesi 36 ülke içinde en yakın rakibimize dört kat fark atarak açık ara lider konumuma yerleştik" şeklinde konuştu.
BOL YILDIZLI, BO SÜSLÜ CÜMLELERLE BİZİ OYALIYORLAR…
"Ülkenin kaynaklarının, bizlerden alınan vergilerin sermayeye rantiyeye, faizden beslenenlere, savunma ve güvenlik adı altında silahlanmaya ayrıldığı sarayın ekonomi politikalarıyla bir grup azınlık servetine servet katarken, krizin faturası emekçi halka ödetilmek istenmektedir. Sermaye kesiminde hal böyle iken yandaş konfederasyonların, sendikaların "toplu sözleşmelerde" sanal rakamlardan ibaret TÜİK enflasyonuna göre yapılan maaş artışlarına attıkları imzalar kamu emekçilerine kazanım olarak dayatılmaktadır. Kamu emekçileri olarak 20 yıl önce asgari ücretin 3,5 katına denk gelen ortalama maaşımız bugün asgari ücretin 1,5 katına indi. Peki, Asgari ücret mi arttı? Hayır. Asgari ücret 20 yıl önce de açlık sınırının altındaydı. Bugün de altında. Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 6.400 yoksulluk sınırı 20.500 TL'yi aştı" diyen Erdem Avcı, konuşmasını şöyle sürdürdü.
bostancı escort bayan ümraniye escort bayan ümraniye escort anadolu yakası escort bayan göztepe escort bayan şerifali escort maltepe escort maltepe escort bayan tuzla escort kurtköy escort kurtköy escort bayan
"Bu gün hasta garantili şehir hastanelerine, yolcu garantili havalimanlarına, geçiş garantili yollara, kur korumalı mevduat sistemine, sermayeye yapılacak teşviklere vergi aflarına kaynak bulabilen tek adam rejimi kamu emekçilerine verilen maaşı bütçeye yük olarak görmektedir. Önümüze konulan son fatura ise yılın bitmesine yedi ay varken, üstelik bizzat Maliye ve Hazine Bakanı daha on gün önce bütçenin 125 Milyar TL fazla verdiğini açıklamışken ortaya çıkan 1 trilyon 85 milyarlık ek bütçe faturasıdır. Söylenen bol yaldızlı, bol süslü cümlelere bakıldığında 1 Trilyonu aşan ek ödeneğin enflasyon altında ezilen, halk için, emekçiler için kullanılacağını zannedebilir" diye konuştu.
ANCAK RAKAMLAR YALAN SÖYLEMEZ. BUNA GÖRE:
BU YALANLARA KARNIMIZ TOK!
KESK Samsun Dönem Sözcüsü Avcı; "Buna karşın kamuda çalışan toplam 5 milyon memura, işçiye, sözleşmeliye "personel gideri" olarak ayrılan tutar yaklaşık 189 Milyar TL ile ek ödeneğin sadece %17'sine, SGK Devlet Pirim gideri olarak eklenen 28 Milyar TL ise ek bütçenin sadece %2,6 'sına denk geliyor. Tablo bütçe gelirlerinde yapılmak istenen artışa bakıldığında çok daha netleşiyor. Çünkü ek ödeneğin tamamı vergilerden yani %99 olarak bizlerin sırtına yüklenen vergilerin katmerli hale getirilmesinden oluşuyor. Toplam vergi gelirleri 1 trilyon 80 milyar artışla 2 Trilyon 338 Milyara çıkarılıyor. Yani başlangıç bütçesindeki vergiler %86 artırılıyor. Bu bir önceki yılın vergi gelirine göre %101'lik bir atış demek. Uzun lafın kısası her yıl olduğu gibi kaşıkla verilen kepçe ile alınmak isteniyor. Yasal hakkımız olan enflasyon farkını iktidarlarının bir lütfu gibi göstermeye çalışıyorlar. Oysa 2022 yılı temel alındığında maaşlarımız şu ana kadar sadece %7,5 artmıştır. Buna karşın 2022 yılında ek ödenekle bütçe gelirleri %73,5, yükü bize yıkılan vergiler ise %101,3 artmaktadır. İktidar özellikle vergi gelirindeki %101'lik artış oranı ile kendi emrindeki TÜİK'in sahte enflasyon rakamlarını yalanlamaktadır. Bu koşullarda milyonlarca kamu emekçisini, emekliyi "maaşlarınız bayramdan önce enflasyon farkı artı toplu sözleşme artışı ile %40 civarında artacak" diye avutmaya çalışanlar bilmelidir ki aşımızdan, ekmeğimizden, çocuklarımızın geleceğinden çalarak oluşturdukları boşluğu yalanlarla dolduramazlar. Bu yalanlara karnımız tok" şeklinde ifadelerde bulundu.
MİLYONLARA GERÇEK BİR BAYRAM MÜJDESİ İÇİN!
KESK olarak buradan bir kez daha başta kamu emekçileri olmak üzere tüm emekçileri, işçileri, asgari ücretlileri "İnsanca Bir Yaşam, İnsanca Yaşamaya Yetecek Bir Ücret" için bir araya gelmeye, Bizlere 19. Yüzyıl kölelik koşullarını, yoksulluğu sefaleti dayatanlara karşı emeğin birleşik mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz" dedi.