MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
Samsun tabip Odası başkanı Dr. Ömer Faysal Çadır, 7 yıl önce öldürülen meslektaşı Dr. Kamil Furtun ve diğer katledilen şiddet gören sağlık emekçileri için yaptığı konuşmasında şunları ifade etti. "Sağlık şehidimiz Dr. Kamil Furtun'un meslektaşları, çalışma arkadaşları, can dostları, basın mensupları hepiniz hoş geldiniz. Bugün burada sevgili arkadaşımız, Samsun Tıp camiasının iyi niyet timsali, gülen yüzü ile insanın içini ısıtan, güven veren doktoru, mesleğinin çok başarılı bir aşığı, çalışma arkadaşlarının abisi, Dr. Funda Furtun'un sevgili eşi, Taylan'ın babası, beyaz önlüğü içinde çalışma ortamında görevi başında katledilen Dr. Kamil Furtun'u ölümünün 7. Yılında anmak için toplandık" şeklinde konuştu.
GÜN ACILANIP AĞLANACAK GÜN DEĞİLDİR!
Dr. Çadır, konuşmasını şöyle devam ettirdi. "Evet, acımız büyük, yüreğimiz yanmakta. Fakat artık acılanıp, ağlayacak gün değildir. Bugünümüzü, yarınımızı mesleki saygınlığımızı, hayatımızı ve Kamil Furtun'un yolunda can verdiği tıp mesleğini korumak için, konuşma, haykırma, isyan etme günüdür. Sağlıkta şiddete karşı, samimiyetten uzak, önlem denilen oyalamalarla değil, sorunun köküne inip, nedenleri irdeleyip, akılcı, gerçekçi politikalarla çözüm bulunmasını isteme günüdür" diye ifadelerde bulundu.
DR. KAMİL FURTUN'U ŞEHİT EDEN KİRLİ EL KİMDİR?
"Yaşanan olayın çok öncesinden beri hastane çalışanlarını da rahatsız eden, bu nedenle çalışanlar tarafından idareye defalarca şikâyet edilen, fakat hakkında hiçbir işlem yapılmamış, önlem alınmamış bir kişi. Ve bu kişi hastane içinde belinde silahla dolaşmaya devam etmiş ve önüne tesadüfen çıkan meslektaşımızı katletmiştir" diye konuşan Dr. Ömer Faysal Çadır, eleştirilerini ve öfkesini şöyle anlattı.
"Evet, silah tutan el yakalanmış, bir ceza almıştır. Ya bu yaşananlarda ihmali bulunanlar yok mudur? Elbette vardır. Devlet vardır, sistem vardır, idare vardır. Fakat bu ihmali olanlar hakkındaki dava olaydan ancak 3 yıl sonra açılabilmiştir. Ve dava ancak 3 yıl sonra sonuçlanabilmiştir. Sonunda ne mi oldu. Ne yazık ki İDARENİN YAŞANAN SÜREÇTE ve OLAYDA HİÇBİR İHMALİ YOKTUR' kararı çıktı. Ve görünen o ki ilgili ve yetkililer, çalışanından değil, çalışanını korumakla mükellef olan, canı kendisine emanet edilen fakat emaneti koruyamayan hastane idarecilerinden yana tavır almıştır. Bizler gerçeklerin ortaya çıkmasını, ihmallerin belirlenmesini istiyorduk elbette. Buradaki amaç, sadece ihmali olanların cezalarını çekmeleri değildi. Daha da önemli istek; Eksiklerin, ihmallerin belirlenmesi bir kez daha benzer olayların yaşanmaması için önlemlerin alınması idi. Ama olmadı. Karar verenler bu yaşananı münferit bir olay kabul ettiler ve dosyayı kapattılar" diye konuştu.
SAĞLIKTA ŞİDDET MÜNFERİT BİR OLAY OLARAK KABUL EDİLEMEZ…
Samsun Tabip Odası Başkanı Dr. Çadır, konuşmasını şöyle sürdürdü. "Ama bizler biliyoruz ve söylüyoruz ki sağlıkta şiddetin herhangi bir türü hiçbir şekilde MÜNFERİT BİR OLAY OLARAK KABUL EDİLEMEZ.
Sağlıkta şiddet;
Sağlık sisteminin artık çöküyor olmasıyla, ihtiyaca cevap veremeyecek durumda olmasıyla alakalıdır.
Kışkırtılan sağlık talebine karşın, gelen vatandaşları 5 dakikalık muayeneye zorlamakla alakalıdır.
Bu nedenlerle hastanın istediği ve beklediği kalitedeki sağlık hizmetine ulaşamaması ile alakalıdır.
Hekim ve sağlık çalışanları hakkında yapılan değersizleştirme söylemleri ile halkın gözündeki itibarımızın yer ile yeksan edilmesiyle alakalıdır.
Bütün bu olumsuzluk nedenlerini yarattıktan sonra, öfkeleri sınır tanımayan insanlara karşı hiçbir önlem almadan, bellerinde silahlarla koridorlarda, polikliniklerde serseri mayın gibi dolaşmalarına izin vermekle alakalıdır.
Bu nedenlerle doktorlar ve sağlık çalışanları görevleri başında hakarete uğruyor, darp ediliyor ve ölüyor. Görevi yaşatmak olanlar, yaşatmaya çalıştığı kişiler tarafından öldürülüyor. Ve doktorlar bunun açıklamasını yapamıyor.
Bizler, hekimler ve sağlık çalışanları olarak yöneticilerin sağlıkta şiddeti ortadan kaldırmak yaptığımız önerileri dikkate almasını, iyi niyetli, sonuç alıcı çalışmalar içinde olmasını istiyoruz. Ama ne yazık ki bunu yapacağına inanmıyor, inanamıyoruz.
Bu nedenle fırsatını bulan meslektaşlarımız başka ülkelere gidiyor. Ülkede kalıp ihtisas yapacak yeni doktorlarımız da sıkıntısız, hasta ile yüz yüze gelmeden çalışabileceği, şiddete uğrama riski olmayacak bölümlerde uzmanlaşmak istiyor.
Yani hep söylenegeldiği üzere; önümüzdeki dönemlerde halkımızı önemli sıkıntılardan kurtaracak hekimleri bulmak artık çok zor olacak gibi.
Bu tablonun sebebi; sağlık vermek, yaşatmak için çalışırken, hakaret görmek, darp edilmek ve ölmek istemeyen doktorlar ve sağlık çalışanları olamaz.
Bunun sebebi; olsa olsa bataklığı kurutmak için gerekli adımları atmayan, " doktorumu, çalışanımı korumak, benim için bir varlık sorunudur." diyemeyen yöneticilerimizdir.
İşte bütün bu sorunlar yumağı içinde bir meslektaşımızı kaybettik.
29 Mayıs 2015 tarihinde bir yıldız kaydı ve ölümüyle ölümsüzleşen Dr. Kamil Furtun sağlık şehidi oldu" dedi.