MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
(SAMSUN)- Samsun Devrimci 78'liler derneği üyeleri, STK, siyasi partiler ve sendikaların da katılımıyla dün akşam saat 18.00'de dernek binası önünde 52 yıl önce canice idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ı anmak için bir basın açıklaması düzenlediler.
Devrimci 78'liler Derneği Samsun şubesi adına yönetim kurulu üyesi Cahit Kolukısa konuşmasında şunları ifade etti.
"Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Deniz Gezmiş. Halkın üç yiğit evladı 12 Mart faşist cuntası tarafından idam edilmelerinin üzerinden 52 yıl geçti. İdamlarıyla, dönemin gelişen mücadelesi bastırılmak ve gözdağı verilmek istendi. Onlar, eşit ve parasız eğitim hakkı, özerk ve demokratik üniversite; eşit, özgür ve tam bağımsız bir Türkiye için mücadele ediyorlardı. Onların mücadelesini saygıyla selamlıyoruz. Bugün iktidarın rant ve kar politikaları emekçileri açlık ve yoksullukla sınıyor. Milyonlar açlık sınırının altında bir ücretle çalışıyor, halkın sırtındaki vergi yükü katlanılmaz hale geliyor. Emeklilerin, EYT lilerin, KHK 'lıların sorunlarına kulak tıkanıyor. Gençler geleceksizlik ve işsizlikten oluşan bir girdaba sürükleniyor. 1 yılda bilinen 8 MESEM öğrencisi çocuk, işçi cinayetlerinde can verdi. Çocuk işçiliği yasallaştıran iktidar, eti de senin kemiği de senin diyerek yüz binlerce çocuğu sermayedarların eline bırakıyor. Üniversitelilerin eğitim hakkı gasp ediliyor, ülkesinde gelecek göremeyen, iş bulamayan gençler yurt dışına göç ediyor. Eğitim tamamen gerici politikalara terk ediliyor" şeklinde konuştu.
ARTIK MIZRAK ÇUVALA SIĞMIYOR!
Halk işsizliğin, yoksulluğun, enflasyonun altında ezilirken iktidarın yaşadığı şatafat göz kamaştırdığına dikkat çeken Kolukısa, şöyle dedi.
"Tek adam yönetimi sermayenin taleplerini karşılamak için emekçi kesimlere adeta savaş açmış durumdadır. Mehmet Şimşek ülke ülke gezip, ülkenin yoksulluğunu ucuz iş gücü potansiyeli diye pazarlarken yabancı tekellerin girmediği maden, kaynak, orman kalmamış durumda. Yoksulluktan evine ekmek götüremeyenleri görmeyecek kadar halktan uzaklaşanların politikaları, halka hayatı zindan ederken kendi yandaşları başta olmak üzere sermayeyi tarihinin zirvesine taşımaktır. Milyarlarca dolar savaş sanayine harcanırken militarizm, milliyetçilik ve din istismarcılığıyla tek adam yönetimi elindeki tüm imkanları gerçekleri karartmak için kullanıyor. Ancak mızrak çuvala sığmıyor! Halk işsizliğin, yoksulluğun, enflasyonun altında ezilirken iktidarın yaşadığı şatafat göz kamaştırıyor. İşçi ve emekçilere, basın emekçilerine, toplumun çeşitli kesimlerine yönelik baskı ve yıldırma politikaları ise aynı hızla devam etmektedir. Siyasi parti mensuplarından, gazeteci ve avukatlara kadar geniş bir yelpazede gözaltılar, tutuklamalar sürmektedir. Son yerel seçimlerde özellikle bölgede seçim güvenliği tehdit edilmiş, "taşımalı seçmen" gibi bir uygulama uydurulmuştur. Van halkının iradesi yok sayılmaya çalışılmış, başta Van halkı olmak üzere ülkenin her yerindeki tepkiler sonucu geri adım atılmıştır. Bugün aynı zamanda Ekim ayından bu yana Filistin halkına yönelik saldırıların arttığı bir dönemdeyiz. İsrail Siyonizminin kanlı saldırıları ölüm saçıyor. ABD ve AB'li emperyalistler dört bir koldan birleşip bu saldırıları büyütüyor, İsrail iktidarının işgal, yıkım ve ölüm politikalarının arkasında sıralanıyorlar. Erdoğan iktidarı ise bir yandan sahte gözyaşları döküp bir yandan da İsrail ile ikili ticari, diplomatik antlaşmalarına devam ediyor. Halkın ve kamuoyunun tepkisi ile kısıtlama getirildiği iddia edilen ticari anlaşmalar gösteriyor ki; binlerce insanın canı pahasına kendi çıkarları ve zenginliklerinden vazgeçmiyorlar. Denizler gibi bizler de mazlum Filistin halkının yanındayız. İsrail ile yapılan tüm ikili anlaşmalar amasız fakatsız iptal edilmelidir."
EŞİT ÖZGÜR BİR ÜLKEYİ MUTLAKA KURACAĞIZ!
Devrimci 78'liler derneği Samsun şubesi yönetim kurulu üyesi Cahit Kolukısa, konuşmasının sonunda şunları söyledi.
"Bugün üç fidanımızı bu koşullar altında anıyoruz. Onların mücadelesini sürdürenler, açtıkları yolda kararlılıkla yürüyenler olarak buradayız. Bizler Denizlerden bugüne mücadele bayrağını bırakmadık ve bundan sonra da kararlıkla taşımaya devam edeceğiz. İşyerlerinde, okullarda, sokaklarda örgütlenmeyi ve mücadeleyi sürdüreceğiz. Ülkedeki tüm yabancı askeri üsler dağıtılana, gizli/açık ülkeyi bağımlı hale getiren tüm ekonomik ve siyasi anlaşmalar iptal edilene, savaş örgütü Nato'dan çıkılana, hak ve özgürlüklerimizi kazanana kadar bu mücadele devam edecek. Denizlerin bundan 52 yıl önce açtıkları yolun bugün halklar için ne kadar elzem olduğu ortadadır. Dünyanın bir köşesi kalmamıştır ki emperyalist savaş ve yağmanın altında ezilmesin, yoksullaşmasın. Bağımsız ve demokratik bir ülke için açtıkları antiemperyalist mücadelenin yolunu, Filistin halkı ile dayanışma bayraklarını bugün daha yukarıya taşıyacağız. Ülkemizde ve dünyada halkların eşitliğini ve kardeşliğini savunmaya devam edeceğiz. Emperyalistlere, işbirlikçilere, işgalcilere geçit yok! Eşit ve özgür bir ülkeyi mutlaka kuracağız. Bir kez daha Deniz'i, Yusuf'u, Hüseyin'i ve onların yılmaz savunmanı Halit Çelenk'i anarken, Denizlerin mücadelesini ilerletme sözümüzü yineliyoruz. Mücadelemizde yaşayacaklar."