Menü Çağdaş Samsun  "Okumak Bilgi, Bilgi Güçtür"
Tarih: 25.05.2022 18:16
SES SAMSUN ŞUBEDEN MİTİNGE ÇAĞRI MESAJI ; EMEK BİZİM SÖZ BİZİM SAĞLIK HEPİMİZİN

SES SAMSUN ŞUBEDEN MİTİNGE ÇAĞRI MESAJI ; EMEK BİZİM SÖZ BİZİM SAĞLIK HEPİMİZİN

Facebook Twitter Linked-in

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

Ülkede hakim hale gelen çoklu kriz ortamında elimizde kalan tüm alanlar daha fazla tahrip ediliyor, yok ediliyor.  Bu alanların başında da sağlık ve sosyal hizmetler alanı gelmektedir.

AKP'nin iktidara gelir gelmez, "sağlıkta devrim" diye pazarlamaya çalıştığı "Sağlıkta Dönüşüm Programı"  ile hem sağlığımız ve cebimiz, hem de sağlık emekçileri daha fazla tehdit edilmektedir. Neo liberal politikaların sağlık alanına taşınmasının eseri olan program ile koruyucu sağlık hizmetlerine ve halk sağlığına yönelik politikalar rafa kaldırılmıştır. Daha maliyetli olan tedavi edici sağlık hizmetlerinin ağırlığı artırılmıştır.

Sağlık bütçelerinden ilaç şirketlerine, özel hastanelere, taşeron şirketlere aktarılan aslan payı gittikçe büyümüştür. Buna karşın zorunlu GSS ile halkın sırtına ilave bir sağlık vergisi yüklenmiştir. Tedavinin her aşamasında cepten ödemenin önü açılmış,  sağlık hak olmaktan tamamen çıkarılmış, "satın alınan bir hizmete" dönüştürülmüştür.

 "Sağlıkta dönüşüm programı" sadece hastaları, vatandaşları değil,  sağlık emekçilerini de vurmuştur. Sağlık emekçilerinin çalışma yaşamı güvencesizlik, esnek-kuralsız çalışma, performans, atanma baskısı,  her gün tırmanan şiddet ile alt üst edilmiştir.

Yeterli sayıda sağlık çalışanı istihdam edilmediği için uzun nöbetler, birkaç serviste birden çalışma, görevi dışında işler, hizmetler yapma gibi her tür angarya çalışma artmıştır. Örneğin bugün OECD ortalamasına göre her bin kişiye 9 hemşire hizmet verirken Türkiye'de her bin kişiye 2,4 hemşire hizmet vermektedir. Yani Türkiye'de bir hemşire OECD ortalamasına göre neredeyse dört hemşirenin işini yapmaktadır. Yine Türkiye'de bir Doktor OECD ortalamasına göre neredeyse iki doktorun işini yapmaktadır.

Buna karşın Sağlık Bakanlığı Bütçesinde personel giderlerine ayrılan pay dönüşüm programı öncesine göre yarı yarıya düşürülmüştür. Sağlık emekçilerinin mali, sosyal, özlük hakları yok sayılmıştır.

Sağlık çalışanlarının yükü özellikle pandemi dönemindeki özverili çalışmaları katlanmıştır. Bu dönemde sağlık emekçilerine toplumdan alkış isteyen, hakkınızı ödeyemeyiz diyen Sağlık Bakanlığı tam da dediğini yapmış, sağlık emekçilerinin hakkını ödememiştir.

Sağlık emekçilerinin ne özlük haklarında bir iyileşme yapılmış ne de dönüşüm programının en önemli eseri olan sağlıkta şiddeti ortadan kaldırmaya dönük önlemler alınmıştır.

Yüz binlerce sağlık çalışanına yoksulluk sınırına uzak, açlık sınırına yakın maaşlar-ücretler reva görülmüştür. Daha iyi çalışma koşulları için yurt dışına gitmek zorunda kalan veya özel sektöre geçen hekimler bizzat ülkenin Cumhurbaşkanı tarafından "gidiyorlarsa gitsinler" denilerek tehdit edilmiştir.

Tüm bu anlattıklarımızın özeti; sağlık kuruluşlarını, hastaneleri ticarethaneye, hastaları müşteriye, sağlık çalışanlarını güvencesiz istihdamın düşük ücretli kölelerine çeviren, toplumu koruyan değil, hastalık üreten mevcut karanlık tablodur.

Bu karanlığı aylardır beyaz yürüyüşlerle, beyaz forumlarla, beyaz g(ö)revlerle aydınlatmaya çalışan  bizler sağlık emekçileri mücadelemize 29 mayıs Pazar günü düzenleyeceğimiz mitingle Ankara'yı beyaza boyamaya gidiyoruz.

SAĞLIK HEPİMİZİNDİR. ÇÜNKÜ BUGÜN GELDİĞİMİZ NOKTADA:

Kısacası sağlık alanında halkı koruyan değil, hastalık üreten, daha fazla hasta ve hastalık ile kar etmeyi hedefleyen mevcut sistemde hepimiz her gün sağlığımızı, esenliğimizi daha fazla kaybediyoruz.

Buradan sağlık ve sosyal hizmet hakkı ortadan kaldırılan tüm vatandaşlara sesleniyoruz. Hem en temel hakkımız olan sağlık ve sosyal hizmet hakkına sahip çıkmak hem de bu hakkımız için gece gündüz demeden ter döken biz sağlık emekçileri ile omuz omuza vermek için 29 Mayıs BEYAZ Mitingde buluşalım. BEYAZ mitinge renklerimizi katalım.

 

 

 

 

 

 

  




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —