MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, partisinin Samsun İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında "Ülkede öngörü yoksunu, ülkede plansızlıkla yönetemeyen, yönetim acziyeti içerisindeki bir tek kişilik hükümet var. Peki, bu hükümetten kurtulmanın ya da bu ülkemizin içinde bulunduğu açmazdan kurtulmanın çözümü nedir? Tek çözümü vardır, sandıktır, bir iktidar değişikliğidir." dedi.
CHP Samsun İl Örgütünün seçim hazırlıklarını gözden geçirmek üzere Samsun'da gelen Karaca, İl Başkanlığında basın toplantısı düzenledi.
CHP İl Başkanı Fatih Türkel'in de katıldığı basın toplantısında hükümete yönelik eleştirilerde bulunan Gülizar Biçer Karaca şunları söyledi:
"Ülkede öngörü yoksunu, ülkede plansızlıkla yönetemeyen, yönetim acziyeti içerisindeki bir tek kişilik hükümet var. Peki, bu hükümetten kurtulmanın ya da bu ülkemizin içinde bulunduğu açmazdan kurtulmanın çözümü nedir? Tek çözümü vardır, sandıktır, bir iktidar değişikliğidir. Peki, nasıl bir iktidar olacak? Siyasi öngörüsü yüksek ve öngörülebilirliğiyle güven veren bir iktidar olmalıdır. Hesap veren, şeffaf bir iktidar anlayışı olmalıdır. Yani Cumhuriyet Halk Partisi ve Millet İttifakı'nın iktidarı olmalıdır. Yani bu ülkemizin içinde bulunduğu, vatandaşımızın giderek derinleşen yoksulluğu, sofrasındaki bir lokma ekmeğe göz diken anlayıştan kurtulmanın tek yolu halkın iktidarıdır ve bizler bunun için yollardayız" dedi.
GENÇLER SİZLER İLK OYLRINIZLA DEMOKRASİNİN TARİHİNİ YAZACAKSINIZ!
Gülizar Biçer Karaca, açıklamasına şöyle devam etti. "Yurt dışına giden gençlerimizin, ülkemizdeki gençlerimizin umutlarını yok eden bu zihniyeti düşünerek vicdanlarına göre, gereken cezayı o sandıkta versinler. Samsunlu genç arkadaşlarım, sizler tarihe geçeceksiniz, sizler bir otoriter rejimi sandık yoluyla demokratikleştiren ilk oyunuzu kullanarak demokrasi tarihine altın harflerle yazılacaksınız" şeklinde ifadelerde bulundu.
KURUPELİT YAT LİMANI SUDİLERE Mİ? BAE'NE Mİ? KATARLILARA MI, PEŞKEŞ ÇEKİLİİYOR?
CHP Genel başkan yardımcısı Karaca konuşmasını şöyle sürdürdü. "Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak, Samsun'u ilk ziyaret ettiğimde burada bir balıkçı barınağı ve bir liman vardı. O dönemde o barınak liman kumlarla bilimsellikten uzak, araştırmadan alt yapıdan uzak bir şekilde o dalgalarla kumla dolduruldu. Kumun temizlenerek balıkçı arkadaşlarımıza hizmet verecek duruma gelmesi gerekiyordu. Tüm itirazlara rağmen, bugünkü parayla Samsunluların 140 milyon lirası oraya gömülmüştür. Bilimsellikten akılcılıktan uzak bir şekilde. Madem yapıldı Samsunluların 140 milyon lirası Kurupelit marinaya harcandı, o zaman kullanıma temizliğe ve kullanılabilir hale getirilmesi gerekiyor. Ama yapmadılar. Neden yapılmadığını Samsunlular gibi bizlerde merak ediyorduk. Şu anda öğrendik ki bir otel yapılıyor. O otele bir bahçe oluşturulacak ve Samsunlunun cebindeki o alın terini akıttığı 140 milyon lira kamu zararı bırakılıyor, o bölge doldurularak kime kimlere Sudileri mi? Birleşik Arap Emirliklerine mi? Katarlılara mı? Helikopterlerle gezdirip peşkeş çekeceklerini henüz tespit edemediğimiz ama peşinde olduğumuz hemşerilerimiz emeğinize alın terinize sahip çıkın. 140 milyonun hesabını bunların burnundan fitil fitil getirerek sandıkta hesabını sormanız gerekir. Bir başka konu Atakum Belediyesi bir başka partideyken, 31 Mart seçimlerinde Atakumluların iradesiyle millet ittifakının belediye başkanına CHP adayına teveccüh buyurdular. O güzelim Yalı kafeyi dinlence alanını yıktılar. 19 Mayıs'ın 100. Yılında genel başkanımızla oradaydık. Yurttaşların gençlerin nefes aldıkları, gelip vakit geçirdikleri sosyalleştiği bir alandı. Samsun Büyükşehir Belediyesi oraya el koydu. Neden çünkü altı Atakum CHP'li idi. Ve Atakumluları cezalandırdılar" dedi.