Tarih: 18.09.2022 23:26

TEZ-KOOP-İŞ SENDİKASI SAMSUN ŞUBESİNDEN GREV KARARI ÖNCESİNDE TABUTLU YÜRÜYÜŞ EYLEMİ!

Facebook Twitter Linked-in

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

Geçen hafta da OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi önünden OMÜ Rektörlüğüne OMÜ ve OMKAN işçileriyle yürüyen Tez-Koop-İş üyeleri bugün tekrar kampüs içerinde bu kez ellerinde tabutla 2-3 kilometre yol yürüyerek OMÜ Rektörlüğü önüne geldiler.

OMÜ GENEL SEKRETERİ ARAMIZA 14 PKK'LI OLDUĞUNU İFADE ETMİŞ!

Tez-Koop-İş Samsun Şube Başkanı Tarık Sayın, Rektörlük önüne gelmeden yürüyüş esnasında eylemciler arasına PKK'lılar karıştı söylemlerine ilişkin şunları ifade etti. 'Yönetim temsilci arkadaşlarımızı tek tek çağırarak burada 14 PKK'lı olduğunu ve bunların resimlerini tespit ettiklerini söylediler. Tabi biz mesaj yoluyla genel sekreterimize haber gönderdik. Biz onları tanımıyoruz. Herhalde genel sekreterimizin onlarla yakinen ilişkileri var ki, tanıyordur. Biz burada STK'larla birlikte yürüyoruz. Sağ olsunlar onlarda bu anlamda emekçilere destek veriyorlar. O yüzden burada yasal olarak yapmış olduğumuz, bu eylemde yasa dışı hiç bir şeye müsaade etmedik etmeyeceğiz' dedi.

Rektörlük binası önüne gelene kadar sık sık slogan atan topluluk rektörlük binası önünde ellerinde taşıdıkları tabutu yere koydular.

UTANMAYACAKLAR, ÇÜNKÜ ONLARI GÖREVİ ELLERİMİZEDKİNİ ALMAKTIR.

Tabutun önünde Tez-Koop-İş Samsun Şube Başkanı Tarık Sayın konuşmasında şunları ifade etti. ' Bu tabutun üzerinde ölüm nedeni ve ölüm tarihi yazıyor. Aslında tabutun üzerinde çeyrek ekmek vardı ama arkadaşlar o çeyrek ekmeği kaldırdılar. Buradaki çeyrek ekmeğin anlamı da şuydu arkadaşlar. TÜHİS'in bize önermiş olduğu rakam, günlük bir çeyrek ekmek, Yani, buda demek oluyor bizden ölümümüzü bekleyenler var. O yüzden bizde bunu hem basınımıza hem de üniversite yönetimine anlatabilmek için, bugün böyle bir eylem gerçekleştirdik. Bugün yaptığımız bu eylemin dördüncüsünü gerçekleştiriyoruz. Bu hafta içi, üniversitede bir çalışma yapıldı. Bu çalışma, provakatif bir çalışmaydı. Genel sekreterlik tarafından yapıldı bu çalışma. Biz yola çıkarken davet ettiğimiz partiler vardı. Bunlardan bir tanesi, AKP, CHP, MHP, İYİ PARTİ, DEVA ve GELECEK PARTİSİDİR. Burada 2-3 eylemdir CHP'yi aramızda görüyoruz. Bugün bizim bu emek mücadelemizde yanımızda oldukları için CHP İl yönetimine, CHP Milletvekili Neslihan Hancıoğlu'na her zaman yanımızda olduğu için teşekkür ederiz. Evet, biz isterdik ki bugün, bütün partiler burada olsun. Çünkü ülkede bir yandan TÜİK'in açıklamış olduğu veriler, % 81'lere dayanmışken işçilere dayatılan % 5'in neyi ifade ettiğini siyasilerimizden de duymak isterdik. Çünkü bu % 5 rakamı devleti yani ülkeyi yönetenler tarafından önümüze sunulmuştur. O yüzden bu işi çözecek olanda yine siyasilerimizdir. Burada % 5 'i önümüze koyarken gerçekten hiç utanmadılar. Utanacaklarını da zannetmiyorum arkadaşlar. Çünkü onların görevleri bizim elimizdekini almaktır. Bugün çalışma bakanımız Vedat Bilgin, ir yasa çıkardı 6356 sayılı yasaya ek 2 madde ekledi.  Dedi ki, kamu çerçevenin dünkü hali 2294 liradır. Şu anda günlük yevmiyemiz 240 liradır. Bize önerilen rakam 250 liradır. Yani 10 lira bir rakamı biz öneriyor. Bunun % 7'si zaten vergiye girdiğimiz için devlet, zaten oradan vergisini aldığında bizim elimize bir çeyrek ekmek düşüyor. Yani burada siyasi iktidar ülkeyi yönetenler, bir kez daha şapkayı önlerine koyup, işçilerin durumunu değerlendirmeleri gerekiyor. Çünkü bu ücretler bizim için ölüm ücretleridir. OMKAN işçileri düne kadar, 5200 lira ücret alıyorlardı. Bugün 6 bin rakamına ulaştık. Asgari ücret 5.500 lira OMKAN işçileri, 6 bin, 6 bin beş yüz lira para alıyorlar. Bu ücretlerle nasıl geçineceğiz? Bunun tarifi varsa, ülkeyi yönetenler bunu da bize, elimize verirlerse çok seviniriz. Artık isyanda geçinemiyoruz. Geçinemiyoruz, geçinemiyoruz" diye ifadelerde bulundu.

Tez-Koop-İş adına Rektörlük önünde basın açıklamasını şube idari sekreteri Buket Özden'de kalabalık kitleye şöyle seslendi.

"Ondokuz Mayıs Üniversitesi ile Sendikamız TEZ-KOOP-İŞ arasında yürütülmekte olan 01.07.2022-30.06.2024 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi görüşmeleri 23 Haziran 2022 tarihinde başlamıştır. Toplu iş sözleşmesi görüşmelerini Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörlüğü adına bağlı olduğu işveren sendikası Türk Ağır Sanayii Ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) yürütmektedir. Aynı dönemde Ondokuz Mayıs Vakfı (OMKAN) ve bağlı işyerlerinde çalışan işçiler adına da OMKAN Yönetim Kurulu ile de toplu iş sözleşmesi görüşmeleri yürütülmektedir. Toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin üzerinden 2 ay geçmesine rağmen hala anlaşma sağlanamaması nedeniyle Ondokuz Mayıs Üniversitesi işçileri taleplerini dile getirmek için eylemlere başlamıştır" şeklinde ifadelerde bulundu.

TÜHİS TİS SÜRECİNİ KAPATIYOR!

Buket Özden, konuşmasına şöyle devam etti. "Sendikamız Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörlüğü ve bağlı işyerlerinde uzun yıllardır örgütlüdür ve toplu iş sözleşmesi imzalamaktadır. Bu dönem işveren sendikası TÜHİS'e üye olan üniversitede Sendikamızın işverene iletmiş olduğu toplu iş sözleşmesi teklifine karşı hiçbir ilerleme kaydedilmemiş; TÜHİS kendi teklifini dayatma yaparak toplu pazarlık sürecinin sağlıklı bir biçimde ilerlemesini engellemiştir. İşveren sendikası TÜHİS tarafından; Ondokuz Mayıs Üniversitesi işçilerine birinci yıl birinci altı ay dönemi için (01.07.2022-31.12.2023) % 5 ücret zammı teklif edilmiştir. Hayat pahalılığının giderek arttığı, enflasyon oranlarının rekor seviyelere ulaştığı, elektrik, doğalgaz, gıda, yakıt gibi yaşamsal önemdeki temel tüketim maddelerine ve hizmetlere her geçen gün yeni zamlar eklendiği, çalışanların giderek daha fazla yoksullaştığı bir dönemde işveren sendikasının % 5 ücret zammı teklifi kabul edilebilir değildir" diye konuştu.

OMKAN'DA SEFALET ÜCRETİ TEKLİF EDİYOR!

Tez-Koop-İş Samsun Şubesi İdari Sekreteri Özden; "Diğer yandan OMKAN'da da benzer bir süreç yaşanmaktadır. OMKAN'da uzun yıllardır büyük bir özveriyle çalışan işçilere de OMKAN tarafından sefalet zammı teklif edilmiştir. Asgari ücret düzeyinde ücretlerle çalışan işçilere toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde önerilen zam oranları ne akla ne de vicdana sığmaktadır. Tüm bunlara rağmen sendikamız uzlaşma zemininden vazgeçmemiş, biran önce sürecin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, işçilerin hak ettikleri ücreti alabilmesi için gerekli adımları atmıştır. Aynı zamanda TÜHİS tarafından mevcut sözleşmemizde işçi lehine yer alan hükümler dahi geriye götürülmek istenmiştir. Çalışma saatleri toplu iş sözleşmemizde günde 8 saat, haftada 40 saattir. Cumartesi ve Pazar günleri hafta tatilidir. Yıllardır bu çalışma saatlerinin uygulandığı Üniversitede çalışma saatlerinde ikilik yaratılmak istenmektedir. Aynı işyerinde aynı işi yapan işçilerin bir kısmı haftada 40 saat çalışırken, diğer işçiler haftada 6 gün, 45 saat çalıştırılmak istenmektedir. Aynı işyerinde çalışan işçiler arasında bu tür bir eşitsizlik, çalışanlar arasında huzursuzluk yaratmaktadır, eşitlik ilkesine açıkça aykırıdır. Toplu iş sözleşmemizde yer alan hükümler yıllar süren mücadeleler sonucunda kazanılmış haklardır. Sendikamız tarafından kazanılmış haklarda hiçbir şekilde geriye gidilemeyeceği açıktır" şeklinde konuştu.

AYRIMCILIK SOSYAL HAYAT İLKESİNE AYKIRIDIR!

Diğer yandan kamu idarelerinde çalışan 700 binden fazla işçi için hükümet ile işçi sendikaları konfederasyonları arasında imzalanan, kamuda en düşük ücretleri ve ücrete bağlı hakları belirleyen 2021 Yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü'nün uygulandığı kamu işyerlerinde benzer işlerde çalışan işçilerin almakta oldukları ücretlerin çok altında ücret teklif edilmesi Anayasa'nın özenle koruduğu hem eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağına hem de sosyal adalet ilkesine aykırıdır. Eşitlik ilkesine uygun olarak kamu kurumlarında benzer hizmet gruplarında çalışan işçiler arasında ücrette ve sosyal haklarda eşitlik sağlanmalıdır. Yıllarca verilen mücadeleler sonucu toplu iş sözleşmesi ile kazanılmış olan haklar geriye götürülmemelidir. Açıklanan nedenlerle, ekonomik krizin bu denli derinden hissedildiği bir dönemde toplu iş sözleşmesi sürecinin uzaması ekonomik sıkıntılarla da birleşince çalışanlar arasında ciddi huzursuzluklara yol açmış, çalışma barışını ortadan kaldırmıştır. Daha fazla geciktirilmeden bir an önce işçilerin mağduriyeti giderilmelidir. Ondokuz Mayıs Üniversitesi işçilerine diğer kamu kurumlarındaki işçi ücretlerinin altında ücret dayatmasından vazgeçilmelidir. Yıllardır gece gündüz büyük bir özveriyle çalışan Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve OMKAN işçileri, harcadığı emeğin, döktüğü alın terinin karşılığını almalıdır" dedi.

 

 

 

 

 

 

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —