Menü Çağdaş Samsun  "Okumak Bilgi, Bilgi Güçtür"
Tarih: 29.06.2021 16:40
TKP SAMSUN: TARİKATSİZ, MAFYASIZ ve PATRONSUZ BİR DÜZEN İSTİYORUZ!

TKP SAMSUN: TARİKATSİZ, MAFYASIZ ve PATRONSUZ BİR DÜZEN İSTİYORUZ!

Facebook Twitter Linked-in

HATUN GÖKÇE ÖZDEMİR

SAMSUN-   "Yöre halkının Çarşamba BES'e karşı mücadelesine rağmen Büyükşehir Belediyesinde usulsüzlüklerle dolu santral projesi onaylanırken 'Kaça sattınız bu halkı?' diye sorduğu için yoldaşımıza dava açıldı. Ancak, ardından eli kanlı bir mafyanın videolarıyla tüm ülke ve halkı kaça sattıklarını açıkça anlattılar." denilerek 30 Haziran Çarşamba saat 10.25'te görülecek ikinci duruşma için dayanışma çağrısı yapıldı.   

Sendika temsilcileri, EMEP ve Sol Parti heyetlerinin de katıldığı buluşmada, TKP üyesi olan yeni gönüllülere parti rozeti takılmasının ardından TKP PMK Üyesi Aydemir Güler, Türkiye'de eşitlik, özgürlük, emeğin hakları için mücadele edip örgütlenen herkes gibi pandemi kısıtlarının bitmesini iple çekerken bugünlerde yaşatılan pandemi baharının aslında turizm sektörünü kurtarmaktan ibaret olduğunu, ardından özel okulları kurtarma zamanının geleceğini, düzeni yönetenlerin halkın sağlığıyla bir ilgisi olmadığını belirterek söze başladı. 

PATRONLAR ÇETESİ KAR ETMEYE DEVAM EDERKEN HALKIN SAĞLIĞININ BİR ÖNEMİ YOK…

 "Mesele artık pandemi meselesi değil…" diyen Güler, Marmara'da deniz salyasına neden olduğu düşünüldüğü için önce kapatılma kararı verilen, 4- 5 gün sonra ise siparişlerinin aksamaması için kapatılması ertelenen şirket örneğini verdi. "Patronlar çetesi, Marmara'nın üstünde tepine tepine kar etmeye devam ederken siparişlerin aksamaması, Marmara'nın çöpe dönüşmesinden daha önemli... Hükümet, onların hükümeti; burada halk sağlığının bir önemi yok. Önemli olan temsil ettikleri sınıfın çıkarları... Türkiye'nin herhangi bir yeri diğerine göre daha iyi veya daha kötü değil, çünkü sistem bu… Bir sınıfı temsil ediyorlar ve bu sınıfın iktidarı memleketin en büyük metropollerinden en ücra köşelerine kadar her yana yayılıyor.

'Türkiye'de büyük bir çoğunluk var. Bu büyük çoğunluk, ülkenin gözden çıkarılmış olan halkıdır'  

Gözden çıkarmaya giden tarihsel süreçte Türkiye'de de halkı ileriye taşımaya hizmet eden her şeyin büyük bir sahtekarlıkla yok edildiğini, demokrasi söylemlerine dinci gericilik ekleyenlerin 'yurttaş' dediklerinin 'teba' olması için giriştikleri her hamleyi demokratikleşme adına yaptıklarını belirten Güler, bu oyunun sökmediği yerde de halka sopa çekildiğini, Türkiye'nin darbeler tarihine ve bir kısmını demokratikleşme yalanına dayandıran AKP'nin son yıllarına işaret ederek belirterek "Tarih tarafsız değil, tarihin bir akışı var. Buradan insanların eşitliği çıkar, özgürlüğü çıkar. Tarihsel ilerleme yoluna devam etse insanlık aydınlığa doğru gider. Ama, o ilerlemenin her basamağını imha etmeye kararlı bir kapitalizm var." dedi.

ÖRGÜTLÜ KİRLİLİK, YÜZEYE FIŞKIRMAK İÇİN FIRSAT KOLLLUYOR!

 Peker'in açıklamalarından hareketle, bu fotoğrafın küçük bir parçasının Gezi direnişindeki gibi kitleleri ayaklandırabilecekken 2021 Türkiye'sinde tepki görmemesini, frene basılması, toplumun örgütsüzlüğüne karşın egemen güçlerin çok örgütlü oluşuyla açıklayan Güler, mafya, sermaye, din, siyaset ve medya holdingleriyle düzenin her tarafına yayılmış örgütlü bu kirliliğin yüzeye fışkırmak için fırsat beklediğine şu sözlerle dikkat çekti: "Türkiye kapitalizminin olağan işleyişinde bir devlet ihalesinin yolu zaten mafyadan geçiyor. Böyle olunca ülkeyi yöneten güçler zaman zaman düşman kardeşlere bölünse de hepsi birlikte örgütlüler ve hep beraber frene basıp mafya meselesi mümkün olduğunca sarsıntı yaratmadan geçsin istiyorlar. Şaşırılan, sadece işin boyutu; onun dışında bilmediğimiz bir şey yok. Türkiye'de ihale sistemi böyle, burjuva düzen siyaseti ve bu sınıfın üyeleri böyle... Ben ısrarla tekrar ediyorum; Sedat Peker'in tarzı, beden dili ya da argosu… İçişleri Bakanı'ndan, Türkiye'nin cumhurbaşkanından ne farkı var? Ama,  bakıyorsunuz en büyük medya tekelini emanet ettikleri patronlarının da bir farkı yok, ABD'den Türkiye'ye kaç milyar döviz soktuğunu söyleyen kara para aklayıcısı adamın da bir farkı yok. Büyük bir aile, aileler değişiyor. Susurluk günlerinde Demirel'le çekilmiş fotoğraflar ünlüydü, şimdi Soylu ve Erdoğanlı fotoğraflar değer taşıyor."

"Türkiye'de bilgi değil örgütlenme eksikliği var. Örgütsüz insanlar ayağa kalkmaz mı, kalkar. Gezi günleri öyleydi, örgütsüz bir halk bundan daha büyük bir şey yapamazdı. Bu mücadele deneyimi ve ödenen bedellerin dersi olarak örgütlenmek gerek… Bizim derdimiz bu düzen ve bu düzeni AKP temsil ediyor. Bu kirlilikten nasıl kurtulabiliriz, konuşmamız gerekiyor. En popüler yanıt, 'ilk seçimde kurtulacağız.' Bunun artık işin ayıp hale geldiği bir örneğini müzik yasağıyla ilgili bir CHP'li milletvekili verip dedi ki, 'ilk seçimde bunları götürürüz, ondan sonra after party düzenleyeceğiz.' AKP'nin basamadığı nasıra bastı. 'İlk seçimde kurtuluruz' meselesi bu tür büyük gaflar işlenmediği sürece çalışmaya devam ediyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da kulaklıkla müzik dinleme gibi başka bir gaf yaptı.

'Aman sokağa çıkmayın, aman provokasyon olur diyorlar, bunun için sokağa çıkmamız mı gerekiyor? Mesela bir siyasi partinin İzmir'de binasını basıp insan öldürüyorlar, kimi bulsalar öldüreceklerdi. Demek ki sokağa çıkmak gerekmiyor provokasyon düzenlemek için… Türkiye tarihinde insanlar sokağa çıkıp mücadele ettiği için müdahaleye mecbur kalınması 12 Eylül'ün faşist generallerinin palavrasıdır. Keşke Türkiye halkı sokaklara çıkıp bu alçakları rahatsız etse, ne yazık ki böyle bir tarihimiz yok.

Seçime kadar kulaklıkla müzik dinleyeceğiz. Seçime kadar her gün bu ülkede kadınlar öldürülecek, seçime kadar inşaatın tepesinden işçiler düşecek. Seçimler en fazla toplumdaki güç dengelerini, siyasal durumu yansıtır. Toplumdaki duruma ayna tutar. Toplumdaki bu duruma ayna tutmak yerine bu durumu hemen değiştirmemiz lazım. Burada ayna tutulup övünülecek bir şey yok. Türkiye çürüyor. Yanı başındaki haksızlığı sineye çeken, insanların ölümünü kanıksayan bir toplum oluştu. Türkiye' de çalışmayan, iş bulamayan ve artık iş aramayan büyük bir nüfus var ve bunlar çalışanlardan çok fazla. Böyle bir toplumsal durum olur mu?

Biz neyi bekleyeceğiz seçime kadar? Bugün hemen yapılması gereken şey, her alanda hiç vakit geçirmeden örgütlenmek… Örgütlenmeyen Türkiye'de yapılan seçimden hiçbir şey çıkmaz. Tayyip gider, Recep gelir; günde 2 kadın ölmez de iki günde bir kadın ölür ve derler ki 'ne büyük ilerleme sağladık.' Tablomuz bu…

Türkiye solunda örgütlenme uğraşında olan tek siyasi parti TKP değil. Çeşitli kuruluşlar, platformlar, sendikaların çabası var. TKP de örgütleniyor; yeni parti binaları, semt evleri, işçi evleri açıyoruz. Köy evleri de açmaya başlıyoruz. Aldığımız yolu çok seviyoruz, hızlanmaya çalışıyoruz bir taşın üstüne biraz daha koyarak… Elbette çok değerli ama bunları katlayıp sıçramamız lazım. Türkiye Komünist Partisi kendi adına itiraf ediyor, biz çok hızlandık ama çok hızlanmamız ülkedeki gericiliğin, yozlaşmanın hızına yetişemiyor, yetmiyor. Herkesin çalışması lazım. Hiçbir şeyi ertelemeden bu doğrultuya bakanlarla her şeyde anlaşamasak da ana ilkelerde anlaşmak gerekiyor. Örneğin laiklik meselesinde anlaşacağız ki onun için mücadele edelim. Dolayısıyla Türkiye'de örgütlenmeye çalışan ilericilik, direnme, AKP'nin yoketmeye çalıştığı değerlerin de daha iyilerini kurmamız gerekir diyenler kolkola girmelidir. TKP'nin 2023 için çağrısı bu…

TKP karar verdi, elinden geleni ardına koymayıp her yerde örgütlenecek. Bizim bir emekçi, işçi sınıfı halk hareketine ihtiyacımız var. Onun için elimizden ne geliyorsa yapacağız, diyoruz ki gelin bu kararın parçası olun. Bu emeğin parçası olun. İkincisi, her şeyde anlaşmasak bile temel doğrultuda anlaştığımız bütün örgüt, siyasi parti, çevre, akım ve hareketlerle kolkola girelim, beraber devam edelim. Çağrımızın iki boyutu bu… İlki bize bağlı… Bizim çalışkanlığımıza, enerjimize, ikna yeteneğimize, kolektif olarak bizim inanmamıza; öbürü de hem bize hem de Türkiye'nin diğer ilerici devrimci güçlerine bağlı ama illa ki yolun bu olması gerektiğini düşünüyoruz."

          Fotdoğraf:  Hatun Gökçe Özdemir




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —