MEHMET REBİİ ÖDEMİR
Mustafa Suphi ve yoldaşları Samsun'da kitlesel bir etkinlikle anıldı. TKP Samsun İl Örgütü'nün düzenlediği anma töreninde, komünistler, Karadeniz'e kırmızı karanfiller attılar. Komünistler, 1921 yılında Anadolu'daki emperyalizme karşı savaşa destek vermek için çıktıkları yolda katledilen, Türkiye Komünist Partisi'nin kurucuları ve önderleri olan Mustafa Suphi ve Yoldaşlarını, Samsun'da düzenlenen törende andılar.
TKP Samsun İl Örgütünün düzenlediği anma töreninde komünistler, Mustafa Suphi ve yoldaşları anısına Karadeniz'e karanfiller atılmasından önce il başkanı Tolga Kaan Ateşli şunları söyledi.
"Devrim yükseliyordu. Suphi'ler, Emperyalist işgale karşı, Anadolu halkının onurlu mücadelesine katkı sunmak, çürümüş Osmanlıya karşı, yükselen devrime katılmak için, yola çıktılar. 28 Ocak'ı 29'una bağlayan gece Karadeniz açıklarında katledildiler. Devrim Suphi'ler olmadan gerçekleşti. Eski dünyanın efendileri, tarihin çöplüğüne karıştılar. Kimse kimseyi tanrıdan aldığı yetkiyle sömüremezdi artık. Ve emperyalist cepheye karşı, 1917 ve 1923 devrimleri yeni bir cephe açıp müttefik haline gelmekteydi. Ancak yeni düzen çok geçmeden, yeni efendiler yaratmaya başladı. Sömürü artık tanrıdan yetkiye gerek duymaksızın devam etti bu topraklarda. Bolşevizm'in yoksul ve işgal altındaki halklara verdiği ilhamın izleri de günden güne silinmeye çalışıldı.
Suphi'ler olmadan ve böylece, bir zamanlar kurtuluş için Bolşevizm'in kızıl yıldızını kalpağına işleyen Anadolu köylüsü çok geçmeden komünistlerin onun düşmanı olduğuna inandırıldı. Ani-Komünizmin gölgesi altında girdi. Amerika zırhlısı İstanbul Boğazına, Anadolu'nun efendisi patronu, sahibiymiş gibi. Anti-Komünizmin gölgesi altında sömürü hayatın sorgulanamaz bir gerçeğiymiş gibi sunuldu emekçi halka. Ve tarikatlar-cemaatler anti-komünizmin en önemli araçları olarak palazlandırılıp tepesine çıkarıldı bu halkın. Bilim ve aydınlanma yoksullardan kaçırıldı, yeni efendiler en çok komünizmden korktuğu için yani 28 Ocak 1921'de bitmedi. O gecenin karanlığını bu ülkenin üzerine bir gölge gibi düşürmek istediler. Yeter ki yoksullar ayağa kalkmasın, komünizm fikri gibi bu ülkede yerleşmesin. Sonunda anti komünizm Cumhuriyetin yıkılmasına mal olsa da bu topraklardan komünizmi ve komünistleri silemediler. Çünkü Suphilerin bıraktığı mirası omuzlananlar bu ülkenin şairi, gazetecisi, yazarı oldular. Becerikli elleri, aydınlık zihinleri, mücadeleleriyle tüm zenginlikleri yaratan işçileri oldular. Topluma umut veren öğrencileri, gurur veren ve yol gösteren öğretmenleri, hekimleri, mühendisleri, mimarları oldular. Büyüyerek ve güçlenerek bugüne geldiler. Depremde enkaz altına ilk el onlarındı. Eşitsizliğin, sömürünün, haksızlığın karşısında mücadelenin öncüsü çürümenin karşısında ülkenin aklı ve vicdanı oldular. TKP bu ülkeye aittir. Komünizm bu toprakların en büyük umududur. Ve TKP şimdi 103 yıl sonra, Suphileri bir kez daha selamlarken, kalbi ülkemizin eşit, bağımsız ve laik geleceği için çarpanlara bir çağrıda bulunuyor. Suphilerin yurtlarına duyduğu güven ve sevgiye ortak ol. Bu ülkenin Suphilerin, Nazımların ülkesi olduğunu hiçbir zaman unutma."


