AYM: Basını cezalandırarak koruma olmaz
Türkiye’de uzun süredir iktidarla ilişkili isimler hakkında yapılan haberler, “kişilik hakları” gerekçesiyle yargı baskısına maruz kalıyor. Gazeteciler, kamusal denetim görevlerini yerine getirdikleri için tazminat kararlarıyla karşı karşıya bırakılıyor. Rize’de gazeteci Gençağa Karafazlı hakkında verilen manevi tazminat kararları da bu tabloya örnek gösterilirken, Anayasa Mahkemesi (AYM) bu kez açık bir sınır çizdi.
AYM, gazeteci Karafazlı’ya verilen tazminat cezalarının basın ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetti.
İnsan Hakları Derneği (İHD) MYK üyesi ve Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Doğu Karadeniz Şube Başkanı Gençağa Karafazlı, 2020 yılında sahibi olduğu internet haber sitesinde dönemin AKP’li Rize İl Genel Meclisi Başkanı İbrahim Türüt ve kamu bankasında yönetici olarak görev yapan eşiyle ilgili, kamuoyunda tartışılan ve güncelliğini koruyan konulara ilişkin haberler yayımladı.
Bu yayınların ardından açılan davada Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, “kişilik haklarının ihlali” gerekçesiyle gazeteci aleyhine manevi tazminata hükmetti. İstinaf mahkemesi de bu kararı onadı. Böylece haber konusu olan isimler yargı kararlarıyla korunurken, gazeteci cezalandırıldı.
AYM: Kamusal yarar göz ardı edildi
Karafazlı, yerel mahkeme kararlarının gazetecilik faaliyetini hedef aldığını belirterek Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Başvuruyu inceleyen Yüksek Mahkeme, yerel mahkemelerin basın özgürlüğü ile kişilik hakları arasında adil bir denge kuramadığını tespit etti.
AYM kararında, yayımlanan haberlerin kamusal yarar taşıdığı, haber konusu kişilerin ise siyasetçi ve kamu bankasında yönetici olmaları nedeniyle daha geniş eleştiri sınırlarına katlanmak zorunda olduğu vurgulandı. Gazetecilerden, ceza hukukunun tüm teknik ayrıntılarını bir savcı ya da hâkim gibi bilmesinin beklenemeyeceği açıkça ifade edildi.
Yüksek Mahkeme, “itibar” gerekçesinin mutlaklaştırılarak basın özgürlüğünün sınırlandırılmasının demokratik toplum düzeniyle bağdaşmadığını ve bu yaklaşımın gazeteciler üzerinde caydırıcı etki yarattığını belirtti.
Tazminat kararları ihlal sayıldı
AYM’ye göre, Karafazlı’ya verilen manevi tazminat kararları yalnızca bireysel bir yaptırım niteliği taşımıyor. Bu tür kararlar, kamusal konular hakkında haber yapan tüm gazetecilere yönelik dolaylı bir baskı anlamı taşıyor. Yüksek Mahkeme, bu anlayışın kabul edilemez olduğunu kararında açıkça ortaya koydu.
Bu kapsamda AYM, ihlalin giderilmesi için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verdi. Ayrıca gazeteci Gençağa Karafazlı’ya 34 bin TL manevi tazminat ve 30 bin 664 TL yargılama gideri ödenmesine hükmedildi. Karar, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
“Bu karar tüm gazeteciler için”
Çağdaş Gazeteciler Derneği Samsun Temsilcisi Mehmet Rebii Özdemir, kararın yalnızca bireysel bir başvuru sonucu olmadığını vurguladı. Özdemir, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Anayasa Mahkemesi bu kararla, kamusal yarar taşıyan haberler nedeniyle gazetecilerin cezalandırılamayacağını açıkça ortaya koymuştur. Bu karar, basın özgürlüğü açısından önemlidir. ÇGD Samsun olarak, meslektaşımız ve ÇGD Rize Şube Başkanımız Gençağa Karafazlı’nın yanında olduğumuzu kamuoyuna açıkça ilan ediyoruz.”
AYM kararı bir kez daha gösterdi ki; gazetecilik suç değildir. Kamusal gücü elinde bulunduranların, denetlenmeye ve eleştiriye daha geniş ölçüde katlanması, demokratik toplumun temel gereğidir.