SON DAKİKA

Okullardaki şiddete karşı Samsun’da 3 Sendikadan ortak açıklama

Bu saldırı münferit değildir, güvenli okul temel haktır”

EĞİTİM 4.03.2026 01:34:00 0
 Okullardaki şiddete karşı Samsun’da 3 Sendikadan ortak açıklama

Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN) – Samsun’da Eğitim-Sen, Eğitim-İş ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri, İstanbul Çekmeköy’de bir öğretmenin yaşamını yitirdiği bıçaklı saldırının ardından okullardaki şiddeti protesto etmek amacıyla basın açıklaması düzenledi. Samsun Öğretmenevi önünden başlayan yürüyüş, Mecidiye girişinde müze önünde yapılan açıklamayla sona erdi. Sendika temsilcileri, saldırının münferit olmadığını belirterek Milli Eğitim Bakanlığı’nı sorumlu tuttu.

Eğitim-Sen Samsun şube başkanı İbrahim Özkaptan’ın açıklaması şöyle:

Eğitim-Sen Samsun şube başkanı İbrahim Özkaptan açıklamasında şunları ifade etti:

“2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrenci yaralanmış, yaralanan arkadaşlarımızdan biri tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir. Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Yaşamını kaybeden meslektaşımızın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Yaralanan öğretmen arkadaşımıza ve öğrencimize acil şifalar diliyoruz.

Ancak açıkça ifade ediyoruz:
Bu saldırı münferit değildir.

Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in derhal istifa etmesi gerekmektedir. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir.

Şiddetin zemini yalnızca bireysel bir öfke değildir. Medyada, siyasette ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı dil; eğitim emekçilerini hedef gösteren, itibarsızlaştıran ve yalnızlaştıran söylemler bu iklimi beslemektedir. Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi, eğitim emekçilerinin kamuoyu önünde haksız biçimde suçlanması ve sorumluluğun sürekli öğretmene yüklenmesi öğretmenleri hedef haline getirmektedir. Ayrıca pedagojik temelden yoksun, eğitimin bilimsel niteliğini gözetmeyen etkinlik ve uygulamaların yaygınlaşması okulu çocuklar ve gençler için güvenli bir öğrenme ortamı olmaktan uzaklaştırmaktadır.

Okullar ideolojik yönlendirmelerin, denetimsiz faaliyetlerin ya da pedagojik karşılığı olmayan uygulamaların alanı değildir.

Öte yandan derinleşen yoksulluk ve gençlerin geleceksizlik duygusu da şiddet riskini büyüten önemli toplumsal faktörlerdir. Ailesi ekonomik krizle mücadele eden, temel ihtiyaçlara erişimde zorlanan, sosyal destek mekanizmalarından mahrum bırakılan çocuk ve gençlerin yaşadığı psikolojik baskı görmezden gelinemez. Sosyal politikaların zayıflığı, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği bu tabloyu ağırlaştırmaktadır.

Buradan başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunuyoruz:
Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir.
Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir.
Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir.
Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır.
Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır.
Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır.
Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir.

Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Yitirdiğimiz meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz.” 

Eğitim-İş Samsun şubesi örgütlenme sekreteri Erhan Altun’un açıklaması:

Eğitim-İş Samsun Şube Örgütlenme Sekreteri Erhan Altun açıklamasında şunları ifade etti: “Bu ülkede okulda yine bir öğretmen öldürüldü! Artık yeter! İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde, Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmenimiz Fatma Nur Çevik okulda katledildi. Okulda! Eğitim yuvasında! Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin en güvende olması gereken yerde! 44 yaşında bir meslektaşımızı kaybettik. Yaralılarımız var. Vicdanımız sızlıyor, aklımız kabul etmiyor. Uzun süredir okula gelmeyen bir öğrencinin, elini kolunu sallayarak bıçakla okula girebilmesi; iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef alabilmesi; bir öğretmenimizin hayatını kaybetmesi… Bu tablo bir “münferit olay” değildir! Bu tablo, yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur. Öğrenciyle ilgili rehberlik görüşmeleri yapılmış, tutanaklar tutulmuş, uyarılar yapılmış, hatta çocuk psikiyatrisi tedavi süreci olduğu bilinmektedir. Buna rağmen gerekli önlemler alınmamıştır. Bu açık bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin, okul idaresinin üzerine yıkılamaz! Buradan açıkça söylüyoruz:
Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa orada kamu otoritesinden söz edilemez!

Buradan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soruyoruz:

Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek? Şiddetin tek bir faili yoktur. Bu cinayetin arkasındaki zihniyet; öğretmeni ötekileştiren, her fırsatta hedef gösteren, “herkes öğretmenlik yapabilir” diyerek mesleği değersizleştiren anlayıştır. Öğretmenleri çalışmamakla itham eden, emeğini küçümseyen, itibarsızlaştıran siyasi dildir. Dünyada “Başöğretmen” unvanını taşıyan tek lider olan Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü bugün kulaklarımızda çınlamaktadır: “Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür. Bugün öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonucu ile karşı karşıyayız. Eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp piyasalaştıran, okulları siyasal ve ideolojik yuvalanma alanına çeviren, liyakatsiz yöneticilerle dolduran anlayış; bugün bu kanın sorumluluğundan kaçamaz. Öğretmenleri baskı altına alan, güvencesizleştiren, susturmaya çalışan zihniyet; bugün okulları güvenliksiz bırakmıştır. Alışveriş merkezlerine kesici-delici aletle girilemezken, okullara rahatlıkla girilebiliyor! Bu bir tesadüf değil; bu bir yönetim zaafıdır!

Biz diyoruz ki:

Okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır. Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır. Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadele kamusal bir politika haline getirilmelidir. Bilim dışı, çağdışı müfredat yerine; barışı, birlikte yaşamı, eleştirel düşünceyi öğreten programlar hazırlanmalıdır. Bugün şiddet yalnızca okullarda değil; dünyanın dört bir yanında hayatı kuşatmış durumdadır. Ortadoğu bir kez daha emperyalizmin kanlı saldırganlığının, işgalci politikalarının ve güç zorbalığının hedefi haline getirilmiştir. Katil ABD’nin, haydut İsrail’in saldırıları sivilleri, yaşam alanlarını ve çocukları hedef alırken; İran yönetiminin halktan kopuk ve baskıcı anlayışı da bu yıkımın zeminini büyütmektedir. Okulların vurulduğu, çocukların öldüğü bir yerde hiçbir gerekçe meşru değildir. Bu açık bir insanlık suçudur. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesi bugün her zamankinden daha hayati bir yol göstericidir. Vatan savunması dışında savaş politikalarının insanlığa yıkım getirdiği tarih boyunca defalarca görülmüştür. Savaşlarda kazanan silah lobileri ve güç odakları olur; kaybeden ise insanlıktır. Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz: Çocuklar bombaların gölgesinde değil; barış içinde, güvenli okullarda eğitim görmelidir.
Öğretmenler ölüm korkusuyla değil, onurla ve güven içinde ders anlatmalıdır. Bu ülkede öğretmenler canından endişe ederek okula gitmek istemiyor! Biz can korkusuyla çalışmak istemiyoruz! Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz!

Artık yeter! 

Eğitim yuvaları; iktidarın, gerici yapıların, sermayenin ve şiddetin değil; bilimin, laikliğin ve özgürlüğün mekânı olmalıdır. Kaybettiğimiz meslektaşımıza rahmet, ailesine ve öğrencilerine sabır diliyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ve buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar susmayacağız. Mücadele edeceğiz. Çünkü insanlığın ortak geleceği savaşta değil, barıştadır.
Çünkü bir ülkenin geleceği, öğretmenine verdiği değerle ölçülür.”

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası MYK Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy da bir konuşma yaptı.

“Eğitim emekçileri olarak bugün burada yalnızca bir meslektaşımızı kaybetmenin acısıyla değil, yıllardır biriken güvencesizlik, itibarsızlaştırma ve şiddet ortamına karşı sesimizi yükseltmek için bulunuyoruz. Özel sektörde çalışan öğretmenler olarak bizler zaten güvencesiz, düşük ücretlerle ve yoğun baskı altında çalıştırılıyoruz. İş güvencesi olmayan, sendikal hakları sürekli tartışmaya açılan, performans baskısıyla susturulmaya çalışılan öğretmenlerin güvenli bir çalışma ortamına sahip olması her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Okullarda artan şiddet yalnızca kamu okullarının değil, özel öğretim kurumlarının da sorunudur. Güvenlik önlemleri yetersizdir. Psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetleri birçok kurumda kâğıt üzerinde kalmaktadır. Eğitim emekçileri hedef gösterildikçe, değersizleştirildikçe ve yalnızlaştırıldıkça şiddetin zemini büyümektedir. Bizler güvenli, sağlıklı ve bilimsel bir eğitim ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir lütuf değil, haktır. Okullar ticarethane değil, eğitim kurumudur. Öğretmenler ucuz iş gücü değildir. Eğitim sisteminin piyasalaştırılması, öğretmen emeğinin değersizleştirilmesi ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaştırılması şiddetin ve kaosun zeminini güçlendirmektedir.

Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz:
Eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanmalıdır. Güvenceli çalışma koşulları oluşturulmalıdır. Şiddeti önleyici somut ve bağlayıcı adımlar atılmalıdır. Kaybettiğimiz meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor, benzer acıların yaşanmaması için mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz.”

Okullardaki şiddete karşı Samsun’da 3 Sendikadan ortak açıklama

Emperyalist, Siyonist saldırıya karşı İran halklarının yanındayız!

Hakan Tosun Dosyasında “Kasten Öldürme” Vurgusu

KAMU EMEKÇİSİNİN SIRTINDAKİ VERGİ YÜKÜNE İSYAN: “BU ADALETSİZLİK SÜRDÜRÜLEMEZ!”

Samsun’da ortak tepki: “Okullarda fişleme ve din dayatmasına hayır”

Gençler geleceğinize sahip çıkın

CHP’DEN KAVAK’TAKİ PAZAR KOŞULLARINA TEPKİ: “BU DURUM SORUMSUZLUKTUR”

KAVAK PAZARINDA EKONOMİK GERÇEKLER GÜN YÜZÜNE ÇIKTI

Basın örgütlerinden Alican Uludağ’ın tutuklanmasına tepki: “Gazetecilik suç değildir”

Karadeniz’e 2 Milyon Kamyon Atık Tepkisi: “Tekkeköy Sanayi Çöplüğü Değildir!”

KARADENİZ "KİMYASAL ATIK ÇÖPLÜĞÜ" DEĞİLDİR!

MEDENİ KANUN’UN 100. YILINDA SERT MESAJ: “EŞİTLİKTEN GERİ ADIM YOK, MEDENİ KANUN’A DOKUNAMAZSINIZ!”

Medeni Kanun 100 Yaşında: “Kadın Hakları Tartışmaya Açılamaz”

CHP Samsun’dan üye kampanyası: “Yoksulluğa katlanmak zorunda değilsiniz”

Meçhul Paşa oyuncuları OMÜ’de öğrencilerle buluştu

Türk Telekom'da işçilere tasfiye

Samsun Otogarı’nda “Tekel ve Baskı” İsyanı: Esnaf Ayakta, “Bu Sistem Hepimizi Bitiriyor”

Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri’nden ESP operasyonuna tepki: “Bu siyasi komploya boyun eğmeyeceğiz”

Migros’ta emek düşmanlığı: 400 işçi kapının önüne kondu, direniş büyüyor

GM Teknik Cam işçileri 205 gündür grevdeler...

KESK ve TMMOB: 6 Şubat depremleri asrın felaketi değil, asrın ihmali

RİSKLER BİLİNİYOR, İHMALLER SÜRÜYOR: TÜRKİYE DEPREME HÂLÂ HAZIR DEĞİL!

“Üniversite var, belediye yok: Bafra’da öğrenciye açık ihmal!”

KESK Samsun: “Dezenflasyon Masalı Çöktü, Çalışan Yoksulluğu Değil Çalışan Açlığı Yaşıyoruz”

“Hırsız Dediğiniz Kişiye Ekonomiyi Teslim Ettiniz!”

Cezasızlık gazetecilere saldırıyı teşvik ediyor

Cam işçileri 200 gündür grevde

Eğitim-Sen Samsun Şube Başkanı İsmail Yavuz Son Yolculuğuna Uğurlandı

Samsun Barosu kadın hakları komisyon başkanı Av. Hale Günaydın: “Kadın cinayetleri artıyor!”

CHP’li Özdağ: Chery tartışması, AKP’nin yatırım karnesidir

Yükleniyor

HÜRRİYETÇİ EĞİİTİM-SEN; BOŞ, ÇAPULCU VE MANİPÜLATÖR ÖĞRETMEN UNVANLARINI VERENLERİ UNUTMAYACAĞIZ!

ÇOCUKLARIMIZA BAYRAM SEVİNCİNİ YAŞATTIRMAYAN BU LİYAKATSIZLIKLA OKULLAR YÖNETİLEMEZ!

Eğitim-İş'ten tepki: Öğretmenlik meslek kanunu eğitim emekçileri için hüsrandır...

Panama'da bir gemide 616 paket kokain ele geçirildi: Varış noktası Mersin

Atakum Belediyesi’nde tüm personele PCR testi

2 ŞUBAT DÜNYA SULAK ALANLAR GÜNÜ

ÇİN'li YOLCU THY UÇAĞINDAN İNDİRİLDİ

DÜNYA KORONA VİRÜSÜNE KARŞI TEYAKKUZDA

Türk Bayrağına Irkçı Saldırı

Portekiz'deki orman yangınlarında ölü sayısı yükseldi

Samsun Ziraat Mühendisleri Başak Balosunda bir araya geldiler

Kuzey Kültürevi geleneksel kahvaltıda bugünde bir araya geldiler!

CHP Samsun gençllik kollarından; “Bilgi Teknolojileri Kurumu hakkında suç duyurusunda bulunuldu

Samsun’un Asarcık ilçesi Musaağa mahalle sakinleri fabrikanın atık sularından nefes alamıyoruz

ELİF KÖSE; VETERİNER HEKİMLER ŞİDDETE MARUZ KALIYOR, YETKİLİLER SADECE GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİNİ İLETİYOR!

ADD SAMSUN ŞUBESİNDEN 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI ETKİNLİKLERİ!

ROTARY’DE YENİ DÖNEM MOTTOSU; ‘DÜNYAYA UMUT OL’

SAMSUN DEVRİMCİ 78'LİLER DERNEĞİ BAŞKANI AKŞAN; DOSTALAR YOLDAŞLAR KARDEŞLER!

Mutluluğa yelken açtılar

BAFRA’DA YAMAÇ PARAŞÜTÜ KURSU BAŞLIYOR

Emperyalist, Siyonist saldırıya karşı İran halklarının yanındayız!

Hakan Tosun Dosyasında “Kasten Öldürme” Vurgusu

CHP’DEN KAVAK’TAKİ PAZAR KOŞULLARINA TEPKİ: “BU DURUM SORUMSUZLUKTUR”

Medeni Kanun 100 Yaşında: “Kadın Hakları Tartışmaya Açılamaz”

CHP Samsun’dan üye kampanyası: “Yoksulluğa katlanmak zorunda değilsiniz”

Samsun Otogarı’nda “Tekel ve Baskı” İsyanı: Esnaf Ayakta, “Bu Sistem Hepimizi Bitiriyor”

Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri’nden ESP operasyonuna tepki: “Bu siyasi komploya boyun eğmeyeceğiz”

KESK ve TMMOB: 6 Şubat depremleri asrın felaketi değil, asrın ihmali

RİSKLER BİLİNİYOR, İHMALLER SÜRÜYOR: TÜRKİYE DEPREME HÂLÂ HAZIR DEĞİL!

“Üniversite var, belediye yok: Bafra’da öğrenciye açık ihmal!”

OMÜ’de 182 akademisyen Akademik Yükseltme Töreniyle tebrik edildi

OMÜ’de UyumFest’25’te derece alan öğrenciler için özel gezi programı düzenlendi

OMÜ, Yeşil Kampüs Hedefinde 2025 GreenMetric sıralamasında büyük ilerleme kaydetti

MERKEZ SAĞ PARTİ (MSP) SAMSUN’DA HIZLA ÖRGÜTLENİYOR

ÇYDD SAMSUN GENÇLİĞİNE SİBER GÜVENLİK KONUSUNDA PANEL!

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 24 18 2 4 40 58
2.FENERBAHÇE A.Ş. 24 15 0 9 31 54
3.TRABZONSPOR A.Ş. 24 15 3 6 20 51
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 24 13 4 7 16 46
5.GÖZTEPE A.Ş. 24 11 4 9 11 42
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 24 11 7 6 16 39
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 24 7 6 11 -2 32
8.KOCAELİSPOR 24 8 10 6 -4 30
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 24 7 9 8 -10 29
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 24 6 9 9 -4 27
11.CORENDON ALANYASPOR 24 5 8 11 -4 26
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 24 6 12 6 -6 24
13.HESAP.COM ANTALYASPOR 24 6 12 6 -14 24
14.TÜMOSAN KONYASPOR 24 5 11 8 -10 23
15.İKAS EYÜPSPOR 24 5 12 7 -16 22
16.KASIMPAŞA A.Ş. 24 4 12 8 -15 20
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 24 3 10 11 -25 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 24 3 17 4 -24 13