ARZU TOPALOĞLU; “UZAKTAN EĞİTİMİN, ÖRGÜN EĞİTİMİN YERİNİ ALMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR…”
Dünya ve ülkemiz ciddi bir virüs salgınıyla zor bir dönemden geçmektedir. Herkes sadece kendinin değil çevresinin de sağlıklı kalması mücadelesi içerisindedir. Bu dönemde yapılması gereken çalışmalar bu hassasiyetler dikkate alınara
Mehmet Rebii Özdemir
SAMSUN- Eğitim-Sen samsun Şubesi başkanlığına yeni seçilen Arzu Topaloğlu, uzaktan eğitim, ücretli öğretmenler ve örgün eğitim konularını içeren bir basın açıklamasında bulundu. “Salgına dönük son açıklanan sayılar, salgının boyutunun geldiği aşamayı daha açık görmemizi sağlamıştır. Eğitim Sen Samsun Şube Yürütme Kurulu olarak, yaşamını yitiren yurttaşlarımızın yakınlarına başsağlığı ve sabır, tedavi gören yurttaşlarımıza da acil şifalar dileriz. Yaşamını yitiren ve tanı konulan yurttaşlarımızın sayısındaki ciddi artış, alınan tedbirlerin yeterli olup olmadığı ile ilgili tartışmaları da artırmaktadır. Yaşanan bu kriz ortamından dayanışma ve birlikte mücadele ile çıkacağız. Ancak, bu durum tüm yurttaşların kendini eşit ve değerli hissetmesi ile mümkündür. Eşitlik ve adalet gözetilmeden alınan önlemler, toplumun bazı kesimlerini tehlikeden korurken, bazı kesimlerini de mağdur etmektedir. Cumhurbaşkanlığı tarafından çıkarılan genelge ile kamu kurum ve kuruluşlarında esnek çalışmanın önü açılmıştır. Fakat uzaktan çalışmanın nasıl yapılacağına ilişkin düzenlemeler ve bu düzenlemelerin yasal boyutu ile ilgili çalışmaların henüz yapılmadığı görülmektedir. Bilindiği gibi uzaktan çalışma uzmanlık gerektiren bir konudur ve bu süreçte her türlü önlem yetkililerce alınmalıdır. Uzaktan eğitimin başlamasıyla beraber, eğitim yöneticileri tarafından öğretmenlere, EBA kullanımına dönük, baskılar geldiğini duymaktayız. Öğretmenlerimiz, talimatla değil mesleklerinin gereği olarak zaten öğrencileri için ellerinden geleni bugüne kadar yapmış, bundan sonra da yapmaya da devam edeceklerdir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. MEB’in önceliğinin, öğretmenlerin günde kaç saat EBA kullandığını takip etmek değil, EBA kullanacak bilgisayarı ve altyapısı olmayan yoksul öğrencilerin ihtiyaçlarının karşılanması olması gerektiğini düşünmekteyiz. EBA ve yapay zekâ uygulamalarının, öğretmeni kontrol altında tutma aracı olarak değil, eğitime destek amaçlı kullanılması gerekmektedir. Eğitim –Sen eğitim yöneticilerini ‘öğretmen özerkliğine’ saygı göstermeye davet etmektedir” dedi.
EMEĞİN KARŞILIĞINI ÖDEMEMEK İÇİN, MEVZUAT GEREKÇESİNİN ARKASINA SAKLANILMAMALI…
Samsun Eğitim-Sen Şube Başkanı Arzu Topaloğlu açıklamasını şöyle sürdürdü. “MEB tarafından başlatılan olan uzaktan eğitim uygulaması, örgün eğitimin yerini alması mümkün olmayan, tamamlayıcı eğitim olarak kabul edilmelidir. Bu kriz döneminde geçici olarak uygulanacak esaslar belirlenmelidir. Aksi takdirde her kamu kurumu kafasına göre bir uygulama yaparsa ileride
Telafisi imkânsız sıkıntılar çıkabilir ve kamu güvenliği tehlikeye düşebilir. Ayrıca, hükümetin Mevzuat gerekçesinin arkasına sığınarak ücretli öğretmenlerin ücretlerinin ödenmesine yönelik düzenleme yapmaması kabul edilebilir değildir. Böyle bir dönemde arkadaşlarımız açlığa mahkûm edilemez. Ücretli öğretmenler derhal kadroya alınmalıdır. Bununla beraber, 26 Mart 2020 tarihinde, MEB tarafından yayınlanan “İdari İzin” başlıklı yazıyla öğretmenlere ödenecek ücretler konusu açıklığa kavuşmuş olmasına rağmen, pek çok il ve ilçede tartışma devam etmektedir. Sendikamız, ilgili mevzuat gereği hafta içine denk gelen DYK, İYEP, Evde Eğitim ve Destek Odası Eğitim ücretleri ile Meslek liselerindeki planlama, bakım ve onarım, işletmelerde beceri eğitimi ücretlerinin de ödenmesi gerektiğini savunmaktadır” diye konuştu.
SALGIN TEHDİDİNE KARŞI TOP YEKÜN AKILCI MÜCADELE GEREKLİ…
Eğitim-Sen Samsun Şube Başkanı Arzu Topaloğlu açıklamasının son bölümünde şunları ifade etti. “İçişleri Bakanlığı tarafından kurulması istenen “Vefa Gruplarına” yapılan öğretmen görevlendirmeleri ile ilgili sendikamıza ulaşan bilgiler bu görevlendirmelerin yapıldığı ve öğretmenlerin isteklerine bakılmaksızın, mesleki formasyonlarına uygun olmayan işlerde görevlendirilmesinin devam ettiği yönündedir. Salgın tehdidine karşı topyekün mücadele edilmesi ve bunun akılcı bir planlama ile yapılması gerekmektedir. Bu nedenle, çalışanların mesleki formasyonlarına uygun işlerde görevlendirilmesi hayati öneme sahiptir. Sendikamız bu konudaki görüşlerini ısrarla kamuoyu ile paylaşmayı sürdürecektir. Salgın sürecinin başından itibaren kendi yaşamlarını, ailelerini düşünmeksizin, toplumun sağlığı için fedakârca çalışan sağlık emekçileri başta olmak üzere, evdeki hayatımızı kolaylaştıran farklı iş kollarında hizmet üreten tüm emekçileri de saygıyla selamlıyoruz” şeklinde konuştu.




