Mehmet Rebii Özdemir
SAMSUN- Ondokuz Mayıs Üniversitesi Astronomi Eğitimi Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı Prof.Dr. Hüseyin Kalkan, projesiyle ilgili olarak anlatımları şöyle:
“Temel bilimler eğitiminin ayrılmaz bir parçası olan astronomi, M.Ö. 4000’lerden başlayarak günümüze değin “doğa-insan” ilişkisinin odağında yer alarak, tarihsel süreç içinde temel bilimlerin ortaya çıkmasında ve gelişmesinde en büyük tetikleyici nedenlerden biri olmuştur. İnsanlık tarihinin başlangıcından beri en çok merak edilen ve öğrenilmeye çalışılan konuların başında, insanın kendisinin de bir parçası olduğu evrenin sırları ve gizemi gelmektedir. İnsanın doğal öğrenme içgüdüsü, doğanın temel işleyiş mekanizmasının sorgulanmasını ve öğrenilmesini önemli bir ihtiyaç haline getirmektedir. Başlangıçtan beri, bu sorgulama ve öğrenme süreci bilgi birikimine, bu bilgilerin geliştirilmesine ve farklı kültürlerde farklı bilimsel süreçlerin doğmasına neden olmaktadır. İnsanın var olduğu günde beri, üzerinde yaşadığı gezegenin şeklini, hareketlerini ve doğal işleyiş mekanizmasını öğrenme merakları, yaşadığı gezegen üzerindeki yerini, Güneş’e, Ay’a, gezegenlere ve yıldızlara bağlı konum ve hareketlerini öğrenme merakı, üzerinde yaşadığı gezegenin, Güneş ve Ay ile olan yaşamsal ilişkilerini öğrenme merakı, bilimsel gelişim süreçlerinin en büyük ateşleyicisi, medeniyetlerin ve kültürlerin oluşmasında en önemli etkenler olmuşlardır. İlk çağlardan bu yana, Güneş’in ve Ay’ın doğup batması, Ay’ın birbirini takip eden gecelerdeki farklı görüntüleri, yıldızların gökyüzünde meydana getirdiği muazzam manzaralar, farklı mevsimlerin yaşanması vb. birçok kendini tekrarlayan olay insanların ilgisini çekerek bilimin ve bilimsel düşüncenin gelişimi üzerinde çok büyük etki yaratmıştır. Bu olaylara anlam verebilmek için yapılan gözlemler ve ortaya koyulan kanıtlar hem astronominin hem de bilimsel süreçlerin gelişiminin önünü açmıştır. Galileo’nun teleskopu ilk defa gökyüzüne çevirmesi, bir dönüm noktası oluşturarak insanlığın doğayı ve evreni anlama sürecine hız kazandırmıştır. İnsanlığın hem bilimsel hem de felsefi olarak evrene ve kendi tarihine açılan kapısı olan astronomi yüzyıllar boyu gelişimini sürdürerek içinde bulunduğumuz uzay çağının yaşamımıza girmesini sağlamıştır. Günümüzde ise uzay çağının her yönüyle günlük yaşamımıza giren kavramları, astronomi kültürünü ve onun eğitimini vazgeçilmez bir konuma getirmiştir” dedi.

14 İNÇ TELESKOP’A SAHİP OLAN KARADENİZ’İN EVRENE AÇILAN TEK PENCERESİ OMÜ’DE.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Astronomi Eğitimi Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı Prof.Dr. Hüseyin Kalkan, anlatımlarını şöyle sürdürdü. “Doğa bilimleri içerisinde en çok merak edilen konu astronomi olmasına rağmen yapılan birçok araştırma, ülkemizde astronominin temel kavramlarının, dolayısıyla da fen alanındaki temel konuların hem öğretmenler hem de öğrenciler tarafından öğretilmesinde ve kavranmasında büyük problemler olduğunu ortaya koymaktadır. Bu problemlerin ortaya koyulması ve çözüm yollarının araştırılması için Ondokuz Mayıs Üniversitesi bünyesinde 2001 yılından başlayarak günümüze kadar birçok Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) ve TÜBİTAK projeleri hayata geçirilerek astronomi eğitimi alanında önemli bir yol kat edilmiştir. Yürütücülüğünü de yapmış olduğum projelerden bazıları; 2005 yılında BAP projesiyle hayata geçirilen 14 inçlik bir teleskopa sahip olan Karadeniz’in evrene açılan tek penceresi olan OMÜ Gözlemevi projesi, 7.20 m kubbeye sahip Türkiye’nin ilk sabit kubbeli planetaryumu olan OMÜ Planetaryumu ve yine 2011 yılından günümüze kadar yürütücülüklerini yapmış olduğum astronomi eğitimi alanındaki 11 adet TÜBİTAK Bilim Toplum Projeleri, üniversitemizde akademik olarak astronomi eğitimi alanında belli bir birikimin oluşmasına neden olmuştur. Bu birikim sonucu üniversitemiz bünyesinde başkanlığını da yapmış olduğum “Astronomi Eğitimi Araştırma ve Uygulama Merkezi” isimli bir merkez kurularak akademik olarak çalışmalara devam edilmektedir ve bu alanda projeler üretilmektedir. 20 yıllık birikimlerimizin sonucunda elde edilen birikimlerle hazırlamış olduğumuz “Astronomi Modelleriyle Öğretmen Eğitimi III” başlıklı projemiz, TÜBİTAK Bilim Toplum Projeleri 4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları kapsamında 2019/1 Çağrı Döneminde 3. defa desteklenmeye değer bulunmuştur. 4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Destekleme Programı, öğretmenlere ve akademisyenlere; kendi branşlarına ve genel olarak öğretmenlik mesleğine özgü yenilikçi yaklaşım, strateji, yöntem ve tekniklerin etkileşimli olarak kazandırılmasını hedeflemektedir” diye konuştu.

PROJE OMÜ ASTRONOMİ ARAŞTIRMA ve UYGULAMA MERKEZİNDE GERÇEKLEŞTİRİLECEK…
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Astronomi Eğitimi Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı Prof.Dr. Hüseyin Kalkan; “Bu proje, öğretmenlerimizin eksik oldukları ve öğretmekte zorlandıkları astronomi konularının öğretimi için basit modeller geliştirerek, bunların astronomi konularının öğretiminde kullanılması üzerine kurgulanmıştır. Projeye fen bilimleri ağırlıklı olmak üzere ortaokul öğretmenleri, lisansüstü öğrencileri, bilim merkezi çalışanları ve ilgili öğretim elemanlarından 40 katılımcıdan oluşacaktır. Proje 19 – 23 Ağustos tarihleri arasında 5 günlük bir uygulamalı eğitim faaliyeti biçiminde Ondokuz Mayıs Üniversitesi Astronomi Araştırma ve Uygulama Merkezinde gerçekleştirilecektir. “Astronomi Modelleriyle Öğretmen Eğitimi III” başlıklı projeyle; öğretmenlere ve akademisyenlere, kendi branşlarına yönelik olarak öğrencilerde ilgi ve merak uyandırmak, olumlu tutum geliştirmek, öğrencilerinin motivasyonlarını artırmak ve öğrenmelerini sağlamak için gerekli bilgi ve becerileri yenilikçi yaklaşımlar aracılığıyla etkileşimli olarak kazandırılması hedeflenmiştir. Bununla birlikte, bu projenin gerçekleştirilmesindeki temel hedeflerimiz; bilimi ve bilim insanını sevdirmek, bilimin eğlenceli boyutuna vurgu yapmak, bilimsel süreç becerilerini geliştirmek, bilimin doğasının anlaşılmasını sağlamak, özgün yöntem, teknik ve materyallerin etkili kullanımını yaygınlaştırmak, bilimsel tecrübelerin paylaşılması ve yeni içeriklerin geliştirilmesine yönelik etkinlikleri yaygınlaştırmak, üst düzey düşünme becerilerini geliştirmek, bilimsel bir bakış açısıyla çevre farkındalığını ve duyarlılığını geliştirmek, bilim okuryazarlığını yaygınlaştırmak olarak söyleyebiliriz” dedi.
