Çarşamba BES'te (Biokütle Enerji Santrali) mühür kaosu...
11 Mayıs 2020 tarihinde Samsun 3. İdare Mahkemesinin vermiş olduğu kararlar dairesinde Çarşamba Belediyesinin mühürleyemediği Çarşamba Biokütle Enerji Santrali inşaatı Bakanlık talimatıyla Jandarma tarafından mühürlenmişti. Ancak 15.05
Mehmet Rebii Özdemir
SAMSUN- Samsun'un Çarşamba ilçesinde Eğercili mahallesine konuşlandırılmaya çalışılan BES inşaatı mahallede yerleri olan ve çevre örgütleri ÇARÇEP (Çarşamba Çevre Platformu) ve SAMÇEP'in (Samsun Çevre Platformu) Samsun İdare mahkemelerindeki hukuk mücadelesi sonrasında verilen yürütmeyi durdurma kararlarına istinaden Çarşamba BES inşaatı mühürlendi. Yerel gazetelerde yapılan haberler üzerine İdare mahkemelerindeki davaları takip eden Av. Yaşar Altürk ve Av. Serpil Dönmez'den yapılan haberlere ilişkin açıklamalar geldi.

SAMÇEP'in ve Eğercili mahallesinde yerleri olan yurttaşlardan bir kısmının vekili olan Av. Yaşar Altürk, yapılan haberlere şöyle yanıt verdi.
'KAOSA NEDEN OLUNMAMASI BAKIMINDAN ZORUNLU AÇIKLAMA
Samsun ili Çarşamba ilçesi Eğercili mahallesinde kurulması planlanan Biyokütle Enerji (zehir) Santralının iptali ile ilgili olarak açılan bir davada yöre köylülerinin avukatı olarak görev yapıyorum. Samsun Bölge İdare Mahkemesinin verdiği son karar, MÜHÜRLEME İŞLEMİ İLE İLGİLİ DEĞİLDİR. Çünkü mühürleme işlemi Samsun 3. İdare Mahkemesinin 2019/199 ve 2019/200 Esas sayılı iki dosyası ile ilgilidir. Bu çok net tablo karşısında kafa karıştırmak çok anlamsız... Bizim görev yaptığımız Samsun 3. İdare mahkemesinin 2019/199 ve aynı santralla ilgili 2019/200 ve 2019/201 Esas sayılı üç ayrı dosyası karara bağlanmış ve işlemin iptaline karar verilmiştir. İdari Yargılama Usulü Yasasının 28. Maddesi uyarınca karar gereğinin yerine getirilme zorunluluğu nedeniyle Santralın giriş kapısı mühürlenmiştir. Nihai karara bağlanan bu iki dosya ile ilgili olarak yapılan mühürleme işlemi, Samsun Bölge İdare Mahkemesinin verdiği son karardan etkilenmez. Belirtilen bu iki dosyanın kararı temyiz edildiği için yargılama Danıştay tarafından yapılmaktadır. Samsun Mimarlar Odasının açtığı 2019/519 Esas sayılı dosya nihai karara bağlanmamış olup, yargılama devam etmektedir. Santralın giriş kapısındaki mühürde Samsun Mimarlar Odasının açtığı 2019/519 Esas sayılı dosya numarası geçmemektedir. Yani giriş kapısı zaten bu dosya nedeniyle mühürlenmemiştir. Bu itibarla, Samsun Bölge İdare Mahkemesinin verdiği bu son karar, Samsun 3. İdare Mahkemesinin nihai karar bağladığı iki ayrı kararın sonucunu ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı gibi, mühürleme işlemini de etkilememektedir. Kaldı ki, temyiz aşamasında Danıştay Dairesine tanınan yargısal denetimin Bölge İdare Mahkemesi tarafından ifa edilmesi, kaosa neden olacağı gibi, yargılama hiyerarşisine ve hukuka açıkça aykırıdır. Bu itibarla;
a) Samsun 3. İdare Mahkemesinin 2019/199 ve 2019/200 Esas sayılı kararlarının gereğini yerine getirmek amacıyla santral girişindeki mührün kaldırılması hukuken mümkün olmadığı gibi,
b) Verilen Bölge İdare Mahkemesi kararı uyarınca idare mahkemesinin imar mevzuatı yönüyle keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması ve
C) bunun sonucuna göre hüküm kurulması mahkemenin yüksek takdirine girmektedir. 2019/519 Esas sayılı dosyadaki dava halen devam ettiği için, içerik yönüyle değerlendirme yapmamız doğru olmaz...
Ancak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun çok yakın tarihte verdikleri kararlarda uyarınca, “(...) sadece santralın kurulacağı alan değil, bu alanın etkileyeceği çevre ve tarımsal yapının da gözetilmesi zorunludur”. İdari yargı düzenindeki en üst organın verdiği son kararı da hukuk kamuoyu ile paylaşmak gereği duyuyoruz... Keza, 21.04.2020 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı uyarınca, (Çınarlık sınırları içinde kalan ve Eğercili Mahallesine 2 km mesafedeki “Hacıosman Ormanı Doğal Sit Alanı olarak tescil edilmiştir”... 1987 yılında doğal orman alanı olarak ayrılan Hacıosman Ormanı ile ilgili olarak alınan ve üst hukuk normu niteliğindeki bu tescil kararının etkisiz ve hükümsüz kılınması da Devlet olmanın en temel ilkeleri ile bağdaşmaz. Bu hukuki ve idari tablo karşısında, yeni bir aykırılık ve kaosa neden olunmaması bakımından görüşümüzü Kamuoyunun yüksek takdirlerine saygı ile sunarız' dedi.
Diğer davacılar vekili Av. Serpil Dönmez'de yerel gazetelerdeki haberler ilişkin şunları ifade etti.
'Samsun ili Çarşamba İlçesi Eğercili Mahallesinde Oltan ve Köleoğlu Elektrik ve Enerji Üretimi Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılması planlanan Çarşamba Biyokütle Enerji Santrali Projesi hakkında Samsun 3. İdare Mahkemesinin 2019/519 Esas, 17.03.2020 tarihli yürütmenin durdurulması kararının Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince kaldırılması akabinde, santrale konulan mührün kaldırılacağına dair haberler, eksik bilgi içermekte olup yanıltıcıdır.
Şayet, Samsun 3. İdare Mahkemesinin 2019/200 Esas, 18.03.2020 tarihli iptal kararı, Samsun 3. İdare Mahkemesinin 2019/199 Esas sayılı kararı ve Samsun 3. İdare Mahkemesinin 2019/201 Esas, 06.03.2020 tarihli iptal kararı uyarınca da santral inşaatının derhal durdurulması gerekmektedir.
Keza, mühürleme işlemine dayanak kararlar da ÇED Gerekli Değildir kararının iptaline ve tarım dışı amaçlı kullanımı uygundur kararının iptaline dair kararlardır.
Covid-19 virüsü nedeniyle alınan tedbirler kapsamında farklı illerden gelen santral işçilerinin evlerine dönemeyecek olmasından bahisle yüklenici şirket tarafından valilikten izin alınarak santral inşaatının insan girişine dair kapı açık bırakılmış olduğu kamuoyunca duyulmuştur.
Bu ihmal ve kararların icaplarının halen daha usulüne uygun olarak yerine getirilmemesi nedeniyle ilgililerin cezalandırılması istemiyle Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştuk.
Kararların icaplarının yerine getirilmemesi nedeniyle tüm ilgililerin cezai sorumluluklarının bulunduğunu tekrardan dile getirmekle birlikte, iptal kararları doğrultusunda santralin usulüne ve amacına uygun olarak mühürlenmesi ve santral inşaat faaliyetlerinin en kısa süre içerisinde durdurulması hususunda gerek müdahil davalı şirketin gerekse davalı Samsun Valiliğinin gereken özen ve özveriyi göstermelerini diliyoruz, Türk Mahkemelerince verilen bu kararları hiçe sayan davranışlardan uzak durmalarını bekliyoruz. Hukuki sürecin takipçisi olduğumuzu kamuoyunun bilgisine saygıyla arz ederim' dedi.









