Haber. Mehmet Rebii Özdemir
(SAMSUN)- Ahmet Hamdi Çamlı, Cumhuriyetin kazanımlarını küçümseyerek halk egemenliğine dayalı anayasal düzeni yok saymakta; açıkça bu düzene karşı isyana çağrı niteliğinde ifadeler kullandığı gerekçeleriyle kamuoyunda Yeliz olarak bilinen eski AKP milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı hakkında Samsun CHP il örgütü tarafından Samsun Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu genel başkanı Orhan Yıldırım’ında katılımıyla Samsun Adalet Sarayı önünde düzenlenen basın açıklamasında CHP Samsun il Başkanı konuşmasında şöyle dedi.
Cumhuriyet Düşmanlığı Artık Gizlenmiyor.
“Cumhuriyet değerlerine düşmanlık artık saklanamayan bir kampanyaya dönüşmüştür. Son olarak, kamuoyunda “Yeliz” olarak tanınan eski AKP milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna ve kurucu liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik nefret dili içeren, toplumda infial yaratan ifadeler de bulunmuştur. Bugün burada, bir milletin kaderini değiştiren eşsiz bir devrime ve onun mimarı Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hatırasına yöneltilen bu alçakça saldırıya karşı susmadığımızı ve susmayacağımızı ilan etmek üzere toplandık.”
Cehalet Değil, Organize Nefret
Yeliz lakaplı Ahmet Hamsi Çamlı’nın Cumhuriyetin ilanını darbe, kurucu lideri darbeci olarak gösterdiğini söyleyen CHP Samsun il başkanı Özdağ;
“Ahmet Hamdi Çamlı, Cumhuriyetimizin kazanımlarını küçümseyerek halk egemenliğine dayalı anayasal düzeni yok saymakta; açıkça bu düzene karşı isyana çağrı niteliğinde ifadeler kullanmaktadır. Bu açıklamalar yalnızca şahsi görüş olarak değerlendirilemez. Bu, aynı zamanda anayasal düzene, toplumsal barışa ve ortak hafızamıza karşı yürütülen sistematik bir karalama kampanyasının parçasıdır. Cumhuriyetimizin ilanını darbe, kurucu liderimizi darbeci gibi göstermek, yalnızca tarihsel cehaletin değil; aynı zamanda derin bir aşağılık kompleksinin, kolektif narsizme dönüşmüş organize bir nefretin ürünüdür. Bu tür çıkışlar; laikleşmeden, halk egemenliğinden, çağdaşlaşmadan rahatsız olan bir zihniyetin çarpık tarih anlatısının dışavurumudur. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında milletvekilliği yapmış bir şahsın, kendisine bu imkânı tanıyan Cumhuriyet’e saldırması tam anlamıyla tarihsel bir nankörlüktür” şeklinde konuştu.
Sistematik Bir Gerici Kampanya Yürütülüyor
Mehmet Özdağ açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü.
“Ancak bu tür saldırıların bireysel hezeyanlarla sınırlı olmadığını, gerici ve Cumhuriyet karşıtı bir zihniyetin sistematik olarak toplumsal hafızamıza yönelttiği planlı saldırıların bir parçası olduğunu biliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerleri olan laiklik, halk egemenliği, kadın-erkek eşitliği ve çağdaşlaşma gibi kazanımlar, bu GERİCİ anlayışın hedefindedir.”
AKP’nin Sessizliği Kabul Gibi
“Ahmet Hamdi Çamlı halen Adalet ve Kalkınma Partisi üyesidir. Bu şahsın kamuoyunu açıkça tahrik eden, Cumhuriyet’e ve Atatürk’e hakaret içeren sözleri karşısında AKP’nin herhangi bir disiplin süreci başlatmaması dikkat çekicidir. Bu sessizlik, yalnızca onay anlamına gelmez; aynı zamanda Ahmet Hamdi Çamlı’nın ifadelerinin AKP’nin kurumsal görüşüyle çelişmediği izlenimini güçlendirmektedir. Görülmektedir ki; bu tür çarpık, tarih ve hukuk dışı zihniyetler, iktidarın koruması ve cesaretiyle konuşmaktadır. Bu saldırılar hukuken de suçtur Sosyal medya üzerinden yayılan bu zehirli söylemler, yalnızca Cumhuriyet düşmanlarını cesaretlendirmemekte; aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında açıkça suç teşkil etmektedir. Cumhuriyet savcılarını göreve çağırıyoruz. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün; “Cumhuriyet, düşüncede, bilgide, sağlıkta güçlü ve yüksek karakterli koruyucular ister” sözü tam da bugünler için söylenmiştir. Bu ülkenin Cumhuriyet Savcıları - Başsavcıları, yalnızca hukukun değil; Cumhuriyetin de koruyucuları olmak zorundalar. Bugüne dek hiçbir yasal işlem başlatılmamış olması, kamu vicdanında büyük bir yara açmıştır. Bu sessizlik, Cumhuriyet düşmanlarını cesaretlendirmekte, hukuk devleti ilkesine gölge düşürmektedir. Bugün itibariyle, Ahmet Hamdi Çamlı hakkında biradan Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’na resmi suç duyurumuzu yapıyor; Atatürk’ün işaret ettiği yüksek karakter ve sorumluluk bilinciyle, yargının bu aleni suça karşı derhal harekete geçmesini talep ediyoruz. Cumhuriyetimizin kurucu değerlerini, laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti idealini, Atatürk ilke ve devrimlerini kararlılıkla savunmaya devam edeceğimizi; bu ve benzeri gerici saldırılar karşısında dimdik duracağımızı kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.”