MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
Samsun’un Yakakent ilçesinden CHP’den Samsun milletvekili aday adayı olan Fatih Tok, kısa sürede kendisini Samsun’un ilçelerinde kendisini tanıtmaya başladı. Geçtiğimiz hafta içinde diğer milletvekili aday adayları adaylıklarını İl örgütünde ilan ederken, Fatih Tok, il örgütünden önce ilçesi ve köylüleriyle Yakakent meydanında aday adaylığını ilan etti.
CHP Samsun milletvekili aday adayı Fatih Tok, bugün CHP il örgütünde toplantı salonunda kalabalık kitleye hitaben yaptığı konuşmasında;
“Aramızda bulunan demokrasi mücadelesinde her zaman kendime örnek alacağım, Suat Binici abime hassaten hoş geldin diyorum. Yine aramızda bulunan Yakakent’in en son CHP logosuyla belediye başkanı olan, Burhan Bayraktar efendi siz de hoş geldiniz. Kıbrıs gazisi Hüsamettin Bey hoş geldiniz. Kısaca demokrasi mücadelesinde cumhuriyetin aşınmış olan değerlerini yeniden inşası ve yeniden intişarı için Kemal Kılıçdaroğlu beyefendiye omuz vermek için huzurlarınızdayım. Sizlerde bana omuz vermek için buradasınız inanıyorum. Tekrar hoş geldiniz” diye konuştu.

TÜRKİYE’NİN RECEP TAYYİP ERDOĞAN SORUNU VAR!
Türkiye’nin tek adam değil bir tek sorunu var diyern Fatih Tok; “Değerli arkadaşlar her ülke gibi bizim ülkemizde de sorunlar var. Devletlerde bir organizma gibidir. İnsan gibidir. İnsanında sorunları olur. Toplumunda sorunları olur. Sonuçta devletinde sorunları olur. Bu sorunlar çözülür. Ama Türkiye’nin bir sorunu var. Onun dışındakilerin tamamı diğerleri faslındadır. Bakın tekrar söylüyorum, ülkemizin bir tane sorunu var. O sorunu çözmeden hiçbirisini çözemezsiniz. Boş emektir, nafile emektir. Tekrar söylüyorum huzurunuzdayım, Cumhuriyet Halk Partisinin çok kıymetli aday adayları arkadaşlarım ile beraber yapacağımız mücadele ile biz Samsun’u dokuz sıfır alsak da o bir numaralı problemi çözemediğimiz sürece, hiçbir hükmü yoktur. Önemli bir şeydir, değerli bir şeydir, ama bir numaralı problemi çözemiyorsanız hiçbir anlamı yoktur. Türkiye o bir numaralı problemi çözmeden, hiçbir sorunu çözemeyecektir. Şimdi siz hastasınız sağlık sorununuz var. Olur, bugün keyfiniz yoktur, çok iyi bir hekim bulursunuz, çok iyi bir doktora gidersiniz sağlık sorununuzu giderebilirsiniz. Ekonomik sorunlarınız vardır, bozulmuştur yarın düzelir. Bunların hepsi geçer. Memleketin bir sürü sorunu içerisinde ama en önemli sorun o bir numaralı sorun çözemeden hiç birisini çözemezsiniz. O öyle bir sorun ki, daha en son bir tanesinden başlayayım. Ekonomiyle ilgili toplantı yapıyorsunuz, ekonomiden sorumlu bakanın sunacağı, akredite edeceği görüşleri nelerdir bunlar hiç umurunuzda olmuyor. Şöyle yandan bakıyorsunuz. Bu ne biçim insan ya, böyle bir yönetim anlayışı olabilir mi? Hepiniz izlediniz, daha iki gün önce Mehmet Muş beyefendi gördünüz toplantıya katıldı, imza atmış kendine göre isterse çizer atar sana ne? Sen onu bir bakan yapmışsın, ona bir sorumluluk vermişsin, onun hiçbir şeyi gözüne batmadı her şeyi doğaldı da bir imzası mıydı? Şimdi tekrar söylüyorum. Türkiye’nin bir problemi var onu çözmeden hiçbir şeyi çözmezsiniz. Peki, Türkiye’nin bu sorunu nedir? Türkiye’nin Recep Tayyip Erdoğan sorunu var. Tek adam değil, Türkiye’nin Recep Tayyip Erdoğan sorunu var. Şimdi bu sorun haline geldi. Peki, Türkiye’nin Recep Tayyip Erdoğan sorunu varda, AKP’nin Recep Tayyip Erdoğan sorunu yok mu? AKP’de de Recep Tayyip Erdoğan sorunu var. Bu partiyi kurduğu zaman yola çıktığı zaman yoldaşlarından yanında kim vardı değerli arkadaşlar. Abdul Gül nerede? Yanında değil. Ali Babacan yok, Davutoğlu hoca yok, ilk başta kim Abdullatif Şener yok, benim daha sayamayacağım çok değerli bir sürü insan yok. Neden acaba onlar yanında yok. Çünkü AKP’nin de Recep Tayyip Erdoğan sorunu var. Böyle bir anlayış. Peki, bu sorunu çözmeden Türkiye’nin bir numaralı sorununu çözmeden diğerlerini çözebilir misiniz? Çözmezsiniz” diye konuştu.

ALTILI MASAYI YENİDEN KUVAYI MİLLİYE HAREKETİ OLARAK GÖRÜYORUM…
CHP Samsun milletvekili aday adayı Tok; “Şimdi altılı masa, oradan bakıyorum, bunu ne olarak görüyorum. Efendim ben altılı masayı yeniden Kuvayı Milliye hareketi olarak görüyorum. Bunu biraz tarif edeyim size. Mustafa Kemal’i arkadaşları Galata Rıhtımından uğurladıktan sonra, 18 yoldaşıyla arı Samsun’da bir ekip karşıladı, tütün iskelesinde. Onlar buraya geldikleri zaman, Mustafa Kemal Galata Rıhtımından Bandırma vapuruyla Samsun’a geldiğinde ve Samsun’a indiğinde buradan Havza’ya yürüdüğünde Amasya’da, Sivas’ta, Erzurum’da hiçbir şekilde bir numaralı sorunun dışında bir sorundan bahsetti mi? Osmanlı’nın devletimizin, eğitim sorunu var dedi mi? Yani saltanatın yönetim biçiminden çok mu memnundu? Değildi. Ne vardı? Bir numaralı istiklal sorunu vardı. Onu çözmeden onu çözmeden hiçbirini çözemedi. Çözebilir miydiniz? Peki, Mustafa Kemal Samsun’a geldiğinde sadece 18 arkadaşıyla yola devam etseydi bu sorunu çözebilir miydi? Çözmezdi, Havza’dan öteye gidemezdi, onu Samsunlular karşıladı, bağrına bastı. Sonra yoluna devam ettiler değil mi? o nedenle size şunu söylüyorum. Yeniden Kuvayı Milliye hareketi nasıptık hareketle bütün renkler bütün tonlarıyla tam destek vermişse, biz bu yeniden Kuvayı Milliye hareketi olarak, gördüğüm altılı masaya her anlamda sonuna kadar destek vermek zorundayız. Çünkü bu bir numaralı sorunu başka türlü yok edemeyiz arkadaşlar. Tekrar söylüyorum, Türkiye’nin RTE sorunu var. Bu sorunu çözmeden hiçbir sorunu çözemezsiniz. İkincisi ve en önemlisi, 2017 yılındaki, bu ucube değişiklik, RTE tam anlamıyla sorun haline getirdi” ifadelerinde bulundu.
HSK MEMLEKETİN ANA SİGORTASIDIR!
CHP Samsun milletvekili aday adayı Fatih Tok; “Şimdi bu seçimlerin ben size tünelden önceki son çıkış olduğunu söylemeyeceğim. Biz tünelden önceki son çıkışı 2010 yılında yapılan referandumda kaçırdık. Hani o mezardan çıkanlarda gelse onlar da detektörü denildi ya, bir kısım iyi niyetli yoldaşlarımızın, yetmez ama evet gayretiyle tünelden önceki çıkışı kaçırdık. Çünkü o anayasa değişikliği tamamı sostur, sadece Hakimler Savcılar Yüksek kurulu yapısıyla, ben bir yargı mensubuyum. Anayasa teminatı altındaki HSK’nın ne olduğunu bilirim. O memleketin ana sigortasıdır. O sigortayı sökmeden diğer sigortaları sökemezsiniz. O anayasayı yapan o hain dediğimiz şey, memleketin ana sigortasını söktü. Kısaca söyleyeyim, güya Kenan Evren’in askerin postalıyla millete dayattığı anayasadaki bakın tekrar söylüyorum, Kenan Evren, askerin postalıyla millete dayattığı anayasada ki, hukuki güvenlik ilkesi, anayasada ki yargı bağımsızlığını maalesef kendi ellerimizle seçip referandum yapıp yazdığımız anayasa da onun ona biri kadar yok. Öyle değil mi? şimdi garip bir hal var. Bunların değişmesi lazım. Bunları değişmesi için, herkesin topluca destek vermesi lazım. Yargının bağımsızlığına konu gelmişken, 2016 yılında 15 Temmuz millet istediği ismi versin. Ben idealist bir düşünce verecek halim yok. 15 Temmuz girişimi diyorum. Nasıl tanımlarsanız tanımlayın, önü açık. İçlerini nasıl doldurursanız doldurun. Bir gece 4500 hâkim savcı görevden atıldı. Doğru bir karardı. Hükümetin istihbaratı baktı bunlar hâkim savcı mevkiinde oturuyorlar. Bunlar akıllarını başka bir iradeye vermişler. Bunlar mevzuata göre, kendi vicdanlarına göre, hak ve adalete göre karar vermek yerine bağlı bulundukları bir iradenin ajandasına göre karar veriyor. Bu devlet için, bu adalet kavramı için kabul edilmez bir şey. Peki, sonunda ne oldu? Sonunda şu oldu yerine on bin küsur, inanın hâkim savcılar, watsap profillerinde malum siyasi partinin genel başkanının resmini paylaşıyorlar. Böyle bir şey olabilir mi arkadaşlar? Hâkim, savcılar bu adamların yerini aldı hâkim ve savcılar. Watsapp profillerinde malum siyasi partinin logosunu, genel başkanıyla içeriğini anlatıp reklamlar paylaşıyor. Peki, bu yargı mensupluğuna uyuyor mu? Ben sizlere soruyorum. Siz bir CHP’li olarak veya başka bir partili olarak, ilçenizdeki hâkim, geçmişte AKP ilçe başkanıysa veya watsap profilinde hala AKP’nin inşallah 14 Mayıs günü patlatılacak olan kara ampulü varsa, öyle değil mi? Siz kendinizi bir AKP’li ile davalı olduğunuzu düşünün o mahkemeden adaletle karar çıkacağını düşünebiliyor musunuz? Böyle bir olabilir mi? kabul edilebilir mi? peki, biz ne yaptık o zaman ne değişti? Onun yerine bunu koyduk. Biz inşallah Kemal beyin önderliğinde bu harekâtı, yeniden Kuvayı Milliye hareketini yargıya göre kazandıracağız” şeklinde ifadelerde bulundu.
BEYEFENDİNİN AÇTIĞI DAVA SAYISI 100 BİNLERE ULAŞTI.
Milletvekili aday adayı Tok; “İfade özgürlüğü, anayasayla teminat altında öyle değil mi? çok önemli bir şeydir. Bakın ben burada gayet güzel düşüncelerimi ifade ediyorum. Ama kelimelerimi seçiyorum. Hakaret içeren bir şey kullanmak istemiyorum. Cumhuriyet tarihi boyunca bu memleketin, sayalım bakanlık makamı, başbakanlık makamı, genelkurmay başkanlığı makamı, cumhurbaşkanlığı makamında oturan büyüklerimizin, hakkında veya onları açmış olduğu, tazminat davalarını veya hakaret davalarını toplayalım. Bir de beyefendinin kendi yurttaşına karşı açtığını toplayalım. Beyefendinin ki kadar olmaz. Böyle bir şey olabilir mi? Bir ülke düşünün cumhurbaşkanı, kendi vatandaşıyla yüz binlere dayanmış davası var. Böyle bir ülke olabilir mi? siz düşünebiliyor musunuz Almanya’nın başbakanı Angela Merkel’in kendi vatandaşı ile ilgili vatandaş ona hakaret etmiş, vatandaş şunu demiş vatandaş sosyal medyada onunla ilgili şu mesajı paylaşmış ki tazminat davası açılmış. Böyle bir şey kabul edilebilir mi? Ama maalesef böyle oldu” dedi.