CHP SAMSUN’DA ADAY ADAYI TANITIMINI GENEL BAŞKAN YARDIMCISI SEYİT TORUN’UN KATILIMIYLA YAPTI.
CHP Samsun’da aday adayları tanıtımı programına Yerel Yönetimlerden sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’un da katılımıyla Ömer Halis Demir Çok amaçlı salonunda gerçekleşti.
MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
28. dönem milletvekilliği için CHP’nin 31 kişilik milletvekili aday adayları rahatsızlığı nedeniyle tanıtıma katılamayan Tarık Cengiz dışında tüm milletvekili aday adayları CHP Samsun İl başkanı Fatih Türkel ve Yerel Yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Seyit Torun’un hınca hınç dolu salona konuşmalarının ardından 31 kişilik aday adayları tanıtımı büyük bir coşkuyla yapıldı.
CHP Samsun il başkanı Fatih Türkel, tıklım tıklım dolu salondaki partilileri ve konuklara şöyle konuştu. “Kıymetli hanımefendiler, beyefendiler CHP’nin tarihini buradaki başta sayın genel başkanımız olmak üzere bütün neferleri içselleştirmiş ve yıllardır yaşıyoruz. Kısaca çok vaktinizi almadan, size özetle anlatmak isterim. Çanakkale 1915’te ki o yaşanan, muhteşem Çanakkale destanı, Türk tarihin 1071 Malazgirt sonra yaşanan Türk tarihinin en büyük destanlarından biriydi. Dumlupınar’da, Conkbayırı’nda, Mustafa Kemal Paşa ortaya koymuş olduğu o komutanlık hüneriyle, ismini bu millete ve dünyaya duyurduğu en büyük mücadelelerden biriydi 1915. Aradan 3 yıl geçmişken 1915’te bu ülkenin evlatları, 7 düvele 7 dünyaya meydan okumuş ve Çanakkale geçilmez dedirtmiş ve aradan 3 yıl geçmiş, o Çanakkale geçilmez dediğimiz noktadan, işgal kuvvetleri bir mermi bile atmadan, Çanakkale’den geçerek, İstanbul’a demirlemiş. 15 Kasım 1918’de Mustafa Kemal Paşa, tren yoluyla geldiği yerden Kartal İstimbotuyla karşıya geçerken, baktı ki yaveri Cevat Abbas ağlıyor. Dedi ki çocuk sil gözyaşlarını dünya savaş tarihine, mücadele tarihine geçmiş o sözünü söylemiş ‘Çocuk Sil Gözünün Yaşlarını’ geldikleri giderler dedi. Peşine mücadeleler, planlar, ilanlar, mücadeleler.”
UMUDUN GEMİSİ BANDIRMA VAPURU SAMSUN’A GİDİYOR!
Silahları ellerinden alınmış, bir müfreze askerle Samsun, tütün İlkadım anıtı önünden karaya çıkışını CHP il başkanı Türkel; “16 Mayıs 1919’un sabahında Mustafa Kemal Paşa, o umudun gemisi Bandırma Vapuruna girdi, bindiği arkadaşlarıyla birlikte, işgal kuvvetlerinin İngiliz Subayları ihbar almışlar ve demişler ki, Mustafa Kemal Paşa İstanbul’dan, Samsun’a milli mücadelenin kenti Samsun’a silah kaçırıyor. Subaylar alelacele gemiye biniyorlar aramalar yapıyorlar, tabii ki bir şey bulamıyorlar. Mustafa Kemal Paşa yine dönüyor yaverlerine diyor ki, silah gibi ufak şeyler taşıdığımızı zannediyorlar, bu kafirler. Biz Anadolu’ya azim götürüyoruz, umut götürüyoruz, biz Anadolu’ya milli mücadele götürüyoruz. Ve o tarihte Nutuk’ta söyler Mustafa Kemal Paşa, Atatürk Nutuk’unda söyler derki, içimde bir milli sırla, birazdan anlatacağım, milli sırrın ne olduğunu. İçimde bir milli sırla yola çıktım der. 19 Mayıs 1919’un sabahında Mustafa Kemal Paşa, altını çiziyorum, silahları ellerinden alınmış işgal kuvvetleri tarafından, silahları elinden alınmış, bir müfreze askerle Samsun tütün iskelesinde, karşılandı. Sayın genel başkan yardımcım size de büyük bir onurla ve gururla söylemek isterim ki, şuradaki tütün iskelesi temsili tütün iskelesidir. Arkamda ilkadım heykeli var. Ata’mızın Samsun’a indiği, milli mücadeleyi başlattığını simgeleyen, İlkadım heykeli var. Arkadaşlarıma baktırdım, buralarda dolgu sahası biliyorsunuz. Bana inanmayan araştırsın, bugün burayı seçmemizin nedeni nedir biliyor musunuz? Mustafa Kemal Atatürk’ün İlkadım’ını attığı yer tam burasıdır. Tam burasıdır, bizlerde İlkadım’ı atmak için burada toplandık. Mustafa Kemal Paşa, tütün iskelesine gitti. Buradan tütün iskelesine yürüdü. Tam burada İlkadım’ı attı. Kıymetli arkadaşlarım milli mücadele dönemi Erzurum Kongresi, peşine Sivas, çeteler, organize edildi. Millî mücadeleyi örgütlenmiş başkaldırmış çeteler organize edildi. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-İ Hukuk cemiyetleri oluşturuldu. Sonunda Kuvayı milliye hareketi, birliği mücadele hareketi. Bizde CHP’liler olarak, kuruluşumuzu 9 Eylül 1923 olarak görsek de Sivas Kongresinin bir milat olarak başlarız. CHP’nin tüzüğünün 1. Maddesi der ki, CHP 9 Eylül 1923’te Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerinin, birleşiminden ve Kuvayı milliyenin devamı olarak, Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuştur. 5. Maddesi der ki, CHP’nin kuruluşu ve ilelebet önderi ve lideri Mustafa Kemal Paşa Atatürk’tür” dedi.
CHP Samsun il başkanı Fatih Türkel’in konuşmasının ardından CHP’nin yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Seyit Torun’da konuşmasında şunları ifade etti. “28. Dönem milletvekili aday adayı tanıtma toplantısında olmaktan, sizlerle birlikte olmaktan son derece mutlu olduğumuz ifade ediyor hepinize sevgiler saygılar sunuyorum. Atatürk’ün kenti, milli mücadelenin başlangıcı, umudun yeşerdiği, Anadolu’da ışığın yandığı şehir Samsun’dayız. Samsun’da olmaktan sizlerle birlikte olmaktan, tekrar mutluluğumu ifade ediyor, hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum. Tarihin çok önemli bir dönemine tanıklık ediyoruz. Sayın il başkanım tarihi süreci, gayet net bir şekilde ifade etti. Ben çok tarihi anlatmayacağım. Ama bir şeyi hatırlatmak istiyorum sizlere, 100 yıl önce mavi gözlü dev adam, Samsun’dan yola çıktı, kurtuluş savaşını verdi. Ve cumhuriyeti ilan etti. Bütün mazlum ülkelere, örnek oldu. O genç cumhuriyeti, örnek alarak bağımsızlığını kazanan, cumhuriyetini kuran, emperyalistlere direnen birçok ülke oldu. Ama 100 yıl sonra, tekrar görev bize düştü. Cumhuriyetin 2. Yüzyılında ağır bir sorumluluğun, altına girdik. Ogün emperyalizme direnen, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, saraydan yetkiyi aldı, halka verdi. Ama 100 yıl sonra biz, aynı noktaya geldik. Tekrar saraydan yetkiyi alacağız ve halka vereceğiz. Ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ni yeniden inşa edeceğiz, hep birlikte inşa edeceğiz. Tarihi sorumluluğumuz var. Bu ülkeyi kuranlara karşı, kurtarıcı olmak gibi bir tarihi sorumluluğumuz var. Bunu yerine getirmek zorundayız. Herhangi bir dönemde değiliz. Herhangi bir seçimde değiliz. Evet bundan önceki seçimlerde de çok önem verdik. Bu seçim çok önemli çok önemli diye, bu günlere geldik. Ama bakın şu anda, Türkiye’de maalesef öyle bir hale geldik ki, ayrıştık, ötekileştik” diye konuştu.
EN BÜYÜK BAŞARIMIZ SANIKTA YENMEMİZ OLDU!
2019 yerel seçimlerinden sandıktan büyük bir başarıyla çıktıklarını söyleyen Seyit Torun; “5 yıl önceki seçimlere gidelim. 2018 şöyle hafızalarınıza o seçimdeki, billboardları, sloganları, bir hafızanıza getirin, uçacaktık, enflasyon düşecekti, döviz düşecekti. Verin şu kardeşinize şu yetkiyi, görün Türkiye’yi diyordu. Yetkiyi verdi bu millet ama, değerli dostlar değerli yol arkadaşlarım, halimiz perişan oldu. Çiftçi perişan, işçi perişan, emekli perişan, sanayici perişan, top yekûn ülke perişan. Ama bu perişanlığa son vermemize 43 günümüz kaldı. 2019’da 31 Mart’ta, hep beraber bir şeyi başardık. Değerli il başkanım, İstanbul’u aldık, Ankara’yı aldık dedi, İzmir’i aldık dedi. Evet geçekten büyük bir başarıydı. Hatta İstanbul’u iki kere aldık. Ama en büyük başarı nedir biliyor musunuz arkadaşlar, İstanbul’u, Mersin’i, Adana’yı değil, onları hep birlikte olduğumuzda, mücadele ettiğimizde, sadıkta yenebildiğimizi izah ettik, gösterdik. Demek ki sandıkta yenebiliyoruz. Demokratik yollarla da gönderebiliyoruz. 2019’un en büyük başarısı budur arkadaşlar” diye konuştu.
HER ORTAMDA ÖNÜMÜZE TUZAKLAR KOYACAKLAR!
İYİ parti İstanbul il binasının kurşunlamasını sert bir şekilde eleştiren ve kınayan CHP genel başkan yardımcısı Torun şunları söyledi. “Şimdi yerelden genele geleceğiz. Yerelde başardık. Genelde de başaracağız. İstanbul’da iktidarın her türü devletin gücünü kullanmasına rağmen, her türlü parayı kullanmasına rağmen, her türlü baskıyı tehdidi yapmasına rağmen, 23 Haziran’da hep birlikte başardık. Birlikte başardık. Yine başaracağız. Birlikte başaracağız. Dün tabi üzücü bir olay yaşandı İstanbul’da İYİ Parti il binası kurşunlandı. Tekrar geçmiş olsun diyoruz. Böyle bir olayın inşallah bir daha yaşanmamasını diliyoruz. Ama hepimiz sağ duyulu hareket etmek zorundayız. Hepimiz çok duyarlı olmak zorundayız. Bundan her türlü provokasyonu koyacaklar ortaya. Belediyelerimize koyacaklar, milletvekili aday adaylarımıza da koyacaklar. He ortamda ilçe başkanlarıma her ortamda önümüze tuzaklar koyacaklar. Çünkü artık gideceklerini biliyorlar. Çünkü iktidardan uzaklaştıklarını o saraydakiler, o şürekası, o saray beslemeleri de görüyor. O yüzden sağ duyulu hareket edeceğiz. Sabırlı olacağız ve hiçbir zaman tahriklere kapılmayacağız. Çünkü bu tükenişin bir sonucu, onların artık bu ülkeye verecek hiçbir şeyinin kalmadığının ifadesi. Biz büyük bir farklılıkta yöneteceğiz bu süreci yöneteceğiz değerli arkadaşlar.”
BUNLARIN ELİNDE KAN VAR!
Deprem bölgesinde iktidarın duyarsızlığını ve taşın altında ellerini koymadıkları için ellerinde kan olduğunu ifade eden Seyit Torun konuşmasını şöyle sürdürdü. “Evet şu anda gerçekten 250 belediyemiz, olağanüstü bir çalışma içerisindeler. Selde onlar vardı sahada. Yangınlarda onlar vardı sahada, şimdi depremde bunlar sahadalar. Hani o saraydaki o Erdoğan, görmezden geliyor ya, gözü görmüyor. Bakıyor ama görmüyor. Kulakları duymuyor. Ona Samsun’dan bir kez daha ifade etmek isterim. O yatağında rahat rahat uyurken onu uyandırmaya korktuklarında biz o deprem bilgisini alır almaz sahaya çıktık Erdoğan, sen uyuyordun o saatte. Duydular mı uyandırmaya korkuyorlardı seni. Ben sayın genel başkanımız, saat 05.30’da talimatını verdi, bizde hemen belediyelerimizi aradık tek tek hareket geçirdik. 07.00’de MYK’yı topladık. Bütün milletvekillerimizi, belediye başkanlarımızı tamamen deprem bölgesine gönderdik. Gerçekten olağanüstü bir çabayla, mücadele ettik. Depremin ikinci günüde öğle saatlerinde sayın genel başkanımızda heyetiyle birlikte, deprem bölgesindeydi. Ve oradaki dramı, birebir yaşadık. Birebir gördük. Belediyelerimizin deprem bölgesine gönderdiği, arama kurtarma ekiplerinin alet ve edevatlarına gönderdiğimiz deprem malzemelerine yardımlarına el koydular. Biz yaparız dediler. Her şeyi biz yaparız dediler. Bize vereceksiniz, biz götüreceğiz, biz yapacağız. Ama gördünüz, yapamadılar, 3 gün o göçüklere gidemediler. 3 gün o yardımları gönderemediler. Büyük bir beceriksizlik örneği gördük orada. Çok sayıda vatandaşımız ya hipotermiden öldü ya da kan kaybından öldü. Bunların elinde kan var arkadaşlar. Bunu bilin bunların ellerinde kan var. Ama bunun hesabı sorulacak. Mutlaka sorulacak. Şimdisi hani Erdoğan diyor ya, CHP’li belediyeleri biz görmedik, saha da ben yoktum, saha da göremedim. Gezmedin ki göresin. Seni altılar götürdüler bilinen bir çadıra burada alkışladılar geldin. Hsngi çadıra gittin de bu vatandaşın derdini sordun. Gidemedin, gidemediğin içinde Erdoğan, göremedin. Ama ben sana buradan açıklayayım bak. Bizim CHP’li belediyeler, deprem bölgesine, 9266 araç ve 27 bin 135 personeller müdahale ettiler. Her türlü insani yardım malzemesi taşıyan, 7055 tır ve kamyon gönderdi. 154 mobil mutfak, 163 ikram aracı, 18 mobil kurum kurdu. Detaylarını vermeyeyim, battaniyesinden, çadırına, 48 bin çadır dağıttık. 1400 konteynır kurduk. 2204 jeneratör ve 2000’e yakın mobil tuvalet ve duş kurduk. Tabi senin bunları gözün görmez. Gitmedin Erdoğan. Göremezsin, gitmeyen göz anlayamaz bunu” şeklinde konuştu.
BUGÜN AT YARIN KALDIR MOBİL TEMEL!
Deprem bölgesinde yaşanan göstermelik çalışmaların yapıldığını ifade eden CHP genel başkan yardımcısı Seyit Torun; “Şimdi depremler, artçılar devam ediyor. Vatandaşın gözünü oradaki depremzedenin gözünü boyamak için sürekli temeller atıyor. Hani geçenlerde İskenderun’da bir hastane temeli attı gördünüz mü onu. Ertesi günde taşıdılar. Mobil temel, bugün at yarın kaldır. Yarın at öbür gün kaldır. Bunların icadı da bu oldu. Değerli yol arkadaşlarım söylenecek çok söz var. Ama şunu ifade etmek isterim. Buradan çıkış var. Evet zor dünlerden geçiyoruz. Çok önemli günlerden geçiyoruz. Ama buradan çıkış var. Buradan çıkışın lideri şu anda ekranda duruyor. Kemal Kılıçdaroğlu 13. Cumhurbaşkanımız. Uzun süredir problemlerin çözümüne hazırlanıyoruz. Bu ülkenin kaynakları, bu ülkenin sorunlarını çözmeye yeter. Yeter ki kaynaklarımızı 5’li çetelere değil, haramilere değil, vatandaşa harcamayalım” dedi.
HALKINI DÜŞÜNEN ÇİFTÇİSİNİ DÜŞÜNEN BİR İKTİDARIMIZ YOK!
CHP’li yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Seyit Torun iktidarın halkını düşünmediğini şu sözleriyle anlattı. “Samsun aynı zamanda bir tarım kenti, Bafra’sı, Çarşamba’sı, Terme’si, her tarafından bereket fışkırıyor. Ama maalesef hak ettiği yerde değil. Türkiye hak ettiği yerde değil. Artık ithal etmediğimiz hiçbir tarla ürünü yok. Toprağımız mı yok? Çiftçimiz mi yok? Gübremiz mi yok? Verimimiz mi yok? Hayvanımız mı yok? Neyimiz yok bizim? Ama neyimiz yok biliyor musunuz? Halkını düşünen, çiftçisini düşünen bir iktidarımız yok. Eğer böyle olsaydı biz bu sorunların hiç birisini yaşamazdık. O genç cumhuriyet, o karasabanla başladığı üretime, traktörlerle devam ediyor. İnanılmaz bir kalkınma başlatıldı. Hatta 80’li yıllara kadar tarım ürünlerini ihraç ettik, ama şimdi etinden sütüne bütün tarım ürünlerini ithal ediyoruz. Yazık bu ülkeye. Benim bugün sanayicime, demiri verin size istediğiniz her şeyi yapsın. Benim insanım kabiliyetlidir beceriklidir. Ama maalesef sanayiyi de bitirdiler. Zaten teknolojide sınıfta kaldık. Sanayi 4 sıfır dediler. Hala bir adım atmadılar. Şimdi İha’ları, Siha’ları gündeme getiriyorlar. Gurur duyuyoruz, gerçekten çokta başarılı buluyoruz. Devamını da inşallah biz getireceğiz. Özellikle ve özellikle o teknolojinin geldiği son noktayı o dünyanın bütün beyinlerini o dünyada yetişmiş bütün insanlarımızı bu ülkeye getirerek artık teknolojiyle rekabet edeceğiz. Dünyaya kafa tutacağız. 2023’te milli gelirimizi 2 trilyon dolara çıkaracağız dediler, kişi başına düşen milli gelirimizi 25 bin dolar dediler. Ama yarısını bile yakalayamadık. Bir sürü rakamlar verdiler, ama hiçbirisini tutturamadılar. Dünyanın 16. Gelişmiş ekonomisiydik, şimdi 20’den aşağıya düşmeye başladık. Bunu hak etmiyoruz” şeklinde ifade etti.
21 YILDA 15 KEZ EĞİTİM SİSTEMİ DEĞİŞTİRİLDİ.
Konuşmasının sonunda Torun; “Eğitimimizi ele alın, bakın bu savaş dönemlerinde dahi, eğitime ara verilmemiş, ama bir deprem felaketi yaşadık, ilk akıllarına gelen, hemen okulları kapatmak oldu. Bu nasıl bir akıl? Bu nasıl bir anlayış? Almanya bugün Almanya olduysa, o savaş yıkıntısının altından eğitime verdiği değerle önemle çıktı. Ama biz 21 yıllık iktidarlarında belki 15’in üzerinde eğitim sistemini değiştirdik. Bugün maalesef eğitimsiz bir toplum yarattık. Şu anda her birinizin cebinde kredi kartı var. Artık faizin nereye geldiğini gayet iyi biliyorsunuz. Her gün elimizi cebimize attığımızda satın alma gücümüz azalıyor. Asgari ücreti şu kadar arttırdık, efendim emekli maaşını şu kadar arttırdık, destekliyoruz ama yeterli değil. Her zaman yapıldığında maaşlarımıza diyoruz ki, satın alma gücümüz azalıyor. Çünkü faiz sebep, enflasyon sonuç dediler, geldiğimiz nokta budur. Ama bu kötü gidişatı, bu kötü ekonomik modeli de mutlaka bitireceğiz. Eskiden emeklilerimiz emekli olduğunda burada yaşanmış değerli büyüklerim var, bir araba alıyordu, bir ev alıyordu, bir emekli maaşıyla alınabiliyordu. Şimdi valla maketini bilmek zor. Geldiğimiz nokta budur. Ama bu kötü gidişatı mutlaka ve mutlaka sonlandıracağız. Bakın saçlarımıza ak düştü, her birimiz çok yoğun bir mücadele verdik. Bugüne kadar çok çile çektik. Çok ötekileştirildik. Ama artık bu ülkede söz sahibi olma zamanı geldi. Hep beraber hazır mıyız? Artık halkın iktidarını, milletin iktidarını kurmaya hazır mıyız? Bizde hazırız. Bütün Örgütlerimizle birlikte hazırız. İnanıyorum ki omuz omuza verdiğimizde bu mücadelemizi her yerde sürdürdüğümüzde sıkmadık el, girmedik ev bırakmadığımız da ve Türkiye’nin gerçeklerini paylaştığımızda, göreceksiniz ki 14 Mayıs’ta hep birlikte başaracağız. Ayrışmadan ötekileşmeden başaracağız ve 13. Cumhurbaşkanını sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu millet ittifakıyla iktidara geleceğiz. Yolumuz açık olsun. Gazamız mübarek olsun. İktidarımız kutlu olsun” dedi.




