MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
SAMSUN-
Samsun ZMO (Ziraat Mühendisleri Odası) başkanı Hasan Çobancı, açıklamasını şöyle sürdürdü. “Gıda arzını etkileyen en temel unsurları dikkate alarak karar vericilerin politika geliştirmesi sektörel büyümenin önemli bir unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Süt sektörü birçok alt sektörün ilk hammadde ihtiyacını karşılaması nedeniyle tarım ve hayvancılık sektörünün gelişimi ve sürdürülebilirliği ile aynı öneme sahiptir. Süt üretiminde girdilerin ucuz ve güvenilir olması sektörün sürdürülebilirliğini ve rekabet gücünü doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle süt ve süt ürünleri arz güvenliğinin teminatı tarımsal üretiminin sürdürülebilir şekilde yapılmasına bağlıdır. Süt üreticilerinin refahı için süt ve yem paritesinin 1,5 seviyesinde olması gerekmekte olup üreticiye sürdürülebilir gelir sağlanması amacıyla gerekli adımların atılması gerekmektedir. Süt sektörünün en önemli ayağı süt üreticisi olup büyük çoğunluğu 10 baş denilen küçük ölçekli işletmelerde üretim yapan üreticilerimiz 2020 yılında 55 milyar liranın üzerinde süt üretimi gerçekleştirdiği görülmektedir. Bilimsel olarak üretici 1 litre çiğ süt sattığında 1,5 kilo yem alabilirse üretime devam edebilir. Oysa Mayıs 2021 değerlerine baktığımızda paritenin 0,99 olduğu, bunun da yeterli olmadığı görülmektedir.
Kasım 2019’dan bu yana 2 lira 30 kuruştan işlem gören çiğ süt fiyatının yüzde 23’lük artışla 1 Ocak 2021’den geçerli olmak üzere 2 lira 80 kuruşa daha sonra ise Nisan 2021 de sınıflandırma kriterine göre 1 Mayıs-30 Haziran arasında; A sınıfı süt için litre başına 2 lira 90 kuruşa çıkmış olup “Aynı süre içinde maliyetlerin yüzde 65 arttığı düşünüldüğünde, verilen 60 kuruşluk zam üreticiler arasında yok etkisi yarattı” diye konuştu.
MALİYET YÜZDE 60 ARTTI
Çobancı; “Çiğ süt fiyatının Kasım 2019’da 2 lira 30 kuruş olarak açıklandığını ve maliyetlerde ciddi oranda artış olmasına rağmen aradan geçen 18 aylık süre içinde çiğ süt fiyatının 2 lira 90 kuruş olarak belirlenmesi çiğ süt fiyatlarının yerinde saydığını göstermiş olup; “Üreticiler hem girdi maliyetlerine art arda gelen zamlar, hem ekonomik kriz hem de pandemi koşulları da göz önünde bulundurularak litre başına en az 3 lira 25 kuruş referans fiyatı olmalıydı. Ancak açıklanan fiyat, üreticilerin beklentilerinin çok altında kaldı”. Destek olarak 40 krş. destek sözü verilip bununda 30 krş. çekilmesiyle süt üreticisi girdi fiyatlarına iyicene yenik düşürdü. “Keşke girdi fiyatları düşürülse üretici daha ucuza sütü üretse, yem fiyatları döviz oynadıkça fırlamasa”.Bugün çiftçilerimiz artan maliyetlerden dolayı kredi ile ayakta kalmaya çalışmaktadır. Sektörde en önemli girdi maliyetleri olan yem ve enerji fiyatları ile diğer girdi maliyetleri artarken süt fiyatlarının artmaması üreticilerimizi zor duruma düşürmektedir. Bugün üretim maliyetleri satış fiyatını geçmiştir” şeklinde konuştu. .
YEM FİYATI 6 KEZ ZAMLANDI
“Ülkemizde, yanlış tarım politikaları nedeniyle hayvancılık kan kaybetmeye devam etmekte olup; “Üretim maliyetleri son 1 yılda yüzde 65 üzerinde arttı. Yem fiyatlarına son bir ay içinde 6 kez zam geldi. Bakımı, veterinerlik hizmeti, yemi ve diğer girdilerde göz önünde bulundurulduğunda çiğ süt fiyatlarına yüzde 26 değil, en az yüzde 40 oranında bir zam yapılması gerekiyordu. Açıklanan fiyat, zor koşullarda üretim yapan süt üreticileri arasında şaşkınlık yarattı. Süt üretimiyle ilgili sorunlar nedeniyle üreticilerin süt ineklerini kesime göndermek zorunda kaldıklarına da dikkat çekmekle beraber “Çiğ süt fiyatı 1 Nisan 2021 tarihi itibariyle A sınıfı çiğ süt 2 lira 90 kuruş olarak açıklandı. Markette peynir fiyatları nerede ise % 80’lere varan fiyat artışları oldu. Süt dahi 6- 7 liraya satılmakta. Üreticinin kazanmadığı, tüketicinin de yüksek fiyatla almak zorunda kaldığı, süt üretimi konusunda destekleme ve iyileştirme yapılmaz ise önümüzdeki süreçte süt sıkıntısı da baş gösterecektir” ifadelerinde bulundu.
DESTEKLER DAHA KISA PERİYOTLARDA YATMALI
Hasan Çobancı açıklamasının sonunda şunları kaydetti. “Ulusal Süt Konseyi’nin yeniden toplanarak, maliyet artışlarını da dikkate alarak makul bir fiyat artışı sağlaması gerekmektedir. Süt maliyeti düşürmenin yolu yem fiyatlarını düşürmekten ve meralara gereken önemin verilmesinden geçmektedir. 12 ay kapalı alanda hayvancılık maliyeti yüksek olmaktadır. İşçisi, veterineri, ahır gideri yem fiyatı dikkate alındığında külfetli ve zor bir iş olan hayvancılık için hükümet mutlaka ek destekler yaratmalıdır. Yem fiyatlarını maliyetinden dolayı aşağı çekmek mümkün değildir. Yapılması gereken küçük çiftçilerin mağduriyetinin giderilmesi için bu kesime devletçe özel teşviklerin getirilmesi gerekir. Örneğin SGK priminin devletçe karşılanması kaba yem üretimi ile ilgili desteklerin arttırılması. Ayrıca Birlikler ve kooperatifler üzerinden sanayiciye pazarlanan süte eklenen % 8 KDV nin kaldırılması.(KDV ertesi ay devlete ortalama litre başına 20-24 kuruş olarak yatırılıyor) Açıklanan destekleme tutarı olan litre başına 30 kuruşluk süt primini ise devlet genelde üç aylık periyotlarda halinde ödüyor ve bu da destek olmaktan çıkıyor. Bu süt primlerinin aylık periyotlar halinde yatırılarak üreticinin nefes alması sağlanmalıdır. Bu yaşanan süreçte yetkililer eğer tedbir almazlar ise birçok üreticimiz sektörden çekilmek zorunda kalacak ve vatandaşlarımız daha pahalı ürünlerle karşılaşmak durumunda kalacaktır. Yetkililer üretici, tüketici ve sanayici dengesi bağlamında hareket etmeli ve bu soruna çözüm bulmalıdır” dedi.
FOTOĞRAF: HATUN ÖZDEMİR