DİSK-KESK-TMMOB VE STO’SINDAN 10 EKİM AÇIKLAMASI; 7. YIL ANMASINI YAPTIĞÜIMIZ, DEVASA ACILARA KARŞILIK GELEN KATLİAM ÖNLENEBİLİRDİ!
Samsun DİSK-KESK-TMMOB ve Samsun Tabip Odasının birlikte Samsun Bulvar AVM girişinde bir araya gelerek 10 Ekim 2015 yılında Anakara Gar Katliamının 7. Yıl anmasına ellerinde karanfil çiçekleriyle geldiler. Karanfil çiçeklerini ellerindeki ka
MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
Samsun DİSK-KESK-TMMOB ve Samsun Tabip Odası adına Bulvar AVM girişi önünde 10 Ekim 2015 tarihinde katledilen 104 kişiyi anmak için KESK Dönem sözcüsü Ersin Gür, konuşmasında şunları söyledi. “Bu ülkenin emek, barış, demokrasi güçlerinin, barış ve adalet özlemiyle 10 Ekim 2015’te düzenlediği “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ne yapılan saldırıda 104 arkadaşımız yaşamını yitirdi. 500’e yakın arkadaşımız ise yaralandı. Aradan geçen 7 yıla rağmen çok sayıda arkadaşımız farklı organ kayıplarına uğrayarak hayatlarını devam ettiriyor. Katliamın milyonların ruhunda, yüreğinde yarattığı yaralar, açığa çıkardığı toplumsal yük ise hâlâ geçmek bilmiyor. 10 Ekim 2015 tarihinde düzenlemek istediğimiz mitingimizin amacı, 7 Haziran 2015 seçimleri sonrasında ülkemizin içine sürüklendiği şiddet ve kaos ortamına karşı emekten, barıştan ve demokrasiden yana güçlü bir ses ortaya çıkarmaktı. Katliamı gerçekleştirenlerin hedefi ise, sadece alanda toplananlar değil, insanlığın ortak değerleri olan Emek, Barış ve Demokrasi fikirleriydi. Bu anlamıyla 10 Ekim katliamı, aynı zamanda, insanlığa karşı işlenmiş en büyük suçlardan biridir” şeklinde konuştu.
MAHKEME SÜRECİNDE SALDIRILAR VE EZİYETLER ÖFKEMİZİ DAHA BÜYÜTÜYOR!
KESK Dönem Sözcüsü Ersin Gür, açıklamasının devamında şu ifadelerde bulundu; “Katliamın üzerinden geçen 7 yıl, kaybettiğimiz arkadaşlarımıza özlemimizi büyüttüğü gibi, katliamın sorumlularına olan öfkemizi de büyütmüştür. Katliam sonrasında emniyet güçlerinin yaralıları hedef alan şiddeti, siyasi iktidarın olayın üzerini örtmeye yönelik tutumu, olayda ihmali bulunan kamu görevlilerinin yargıdan kaçırılması ve 7 yıl boyunca mahkeme süreçlerinde yapılan saldırılar ve eziyetler öfkemizi daha da büyütmüştür. Bildiğiniz gibi geçtiğimiz yıllarda, tutuklu sanıklar yönünden 10 Ekim Davası karara bağlandı ve 9 kişi hakkında 101 kez ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi. Ayrıca, Ana dosyadan tefrik edilen firari sanıkların yargılandığı dosya, Türkiye’de ilk defa İnsanlığa Karşı Suç kavramının yargıya konu edilmiş dosyası oldu. Bu yönüyle 10 Ekim Katliamı davası, Türkiye siyasi tarihi ve yargı tarihi bakımından da bir ilk olma özelliği taşımaktadır. Ceza dosyası kapsamında dosyaya katılanlar olarak bizlerin talepleri ile damla damla kazandırılan deliller ile artık hepimiz biliyoruz ki; bugün 7. Yıl anmasını yaptığımız, devasa acılara karşılık gelen bu katliam önlenebilirdi. İki seçim arasında, 2015 yılının karanlık bir dönemine tekabül eden 10 Ekim Ankara Katliamı bu açıdan siyasi bir cinayet konumundadır” diye ifade etti.
BİZİM ÇOCUKLARIMIZ NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?
Ersin Gür: “Yakın tarihimizin en karanlık döneminin aydınlığa kavuşması için siyasetçileri de ellerine vicdanlarına koymaya, gerçekleri açıklığa kavuşturmaya çağırıyoruz: Türkiye’nin barış umuduna darbe vuran, insanları sokağa çıkamaz hale getiren 7 Haziran ile 1 Kasım 2015 seçimleri arasında yaşanan olayların sorumlusu kimdir? Bizim çocuklarımız neden öldürüldü? Bilinmelidir ki, insanlığa karşı işlenen bu suçların faillerini gizleyenler, bu suçların ortağıdır. İktidarını korumak için toplumu kaos ve şiddet sarmalına sürükleyenleri asla unutmayacağız. Kardeşlerimizin hayatlarından, bizlerin acılarından oy devşirenleri siyasi rant elde edenleri asla affetmeyeceğiz” diye konuştu.
DEVLET KUSURSUZ, ÖLENLER KUSURLU VE BORÇLU!
DİSK-KESK-TMMOB ve STO adına açıklamasının sonunda Ersin Gür, şöyle konuştu. “10 Ekim katliamı, kendinden önce aydınlatılmamış 5 Haziran 2015 Diyarbakır ve 20 Temmuz 2015 Suruç katliamları gerçek anlamda araştırılsa ve failleri bulunsaydı hiç yaşanmayacaktı. Kamusal sorumluluğun katliamlardaki yerinin ortaya koyulabilmesi, “devletin hizmet kusuru” olduğu kaçınılmaz bir gerçektir. Bunun la ilgili pek çok dava açılmış, ilk derece mahkemeler kamu görevlilerini açık bir şekilde kusurlu bulurken Danıştay aşamasında devletin sosyal risk sorumluluğundan bile söz edilmemektedir. 2021 yılı Temmuz ayında Danıştay tarafından verilen, devletin bu katliamlardan dolayı “kusursuz” olduğu ve ölenlerin, yaralananların kusurlu ve borçlu çıkarıldığına dair kararı, katliamın 7. Yılında vicdanları yaralamaktadır. Bu dava gerçek sorumlular yargılanana kadar devam edecektir. Yitirdiğimiz arkadaşlarımızın bizlere bıraktığı en değerli emanet olan emek, barış, demokrasi mücadelesini de hep beraber, kol kola omuz omuza büyütmeye kararlıyız. Er ya da geç, sorumlular cezalandırılacak; emek kazanacak, demokrasi kazanacak, barış kazanacak” dedi.
Basın açıklamasının sonunda yere sedikleri pankatın üzerine sembolik olarak ellerindeki karanfil çiçeklerini bıraktılar.




