EMEP lideri Seyit Aslan: İşçilerin ve emekçilerin de Erdoğan-Şimşek’in ekonomik programına karşı mücadelesi de var.

Emeğin partisi (EMEP) genel başkanı Seyit Aslan partisinin Samsun il başkanlığında bir basın açıklaması yaptı.

SİYASET 16.11.2024 21:09:00 0
EMEP lideri Seyit Aslan: İşçilerin ve emekçilerin de Erdoğan-Şimşek’in ekonomik programına karşı mücadelesi de var.

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

(SAMSUN)- EMEP (Emeğin Partisi) Samsun il başkanlığında bugün saat 18.00’de genel başkan Seyit Aslan ülke gündemine dair yaptığı basın açıklamasında şöyle dedi.

“Yoğun bir gündemle karşı karşıyayız Türkiye açısından. Mecliste 2025 yılının bütçesi görüşülüyor. 1 Aralıktan itibaren asgari ücret tartışmaları başlayacak. 2025 için uygulanacak olan asgari ücretin belirlenme süreci başlayacak. Yine Ocak ayından itibaren kamu işçilerinin Toplu İş Sözleşmesi, görüşmeleri var, Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler var ve son olarak da aslında Bahçeli'nin 1 Ekim'de DEM Parti sıralarına giderek DEM Parti eş genel başkanlarıyla tokalaşması ve sonraki grup konuşmalarına dair sürdürdüğü tutumu var. Bunlarla ilgili görüşlerimizi önerilerimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz. Öncelikle bütçeden başlamak istiyorum. 2025 yılının bütçesi parlamentoda görüşülmeye başlandı. Tek tek bakanlıkların komisyonlardaki bütçe görüşmeleri devam ediyor. Biz parti olarak geçtiğimiz günlerde yaptığımız değerlendirmede 2025 bütçesinin esas olarak ucuz emeğe dayanan düşük ücrete, emekçiler açısından vergi yükünün arttığı, daha çok emekçilerin sırtına binecek bir vergi yükünün daha da yoğunlaşacağı tam bir yağma ve talan bütçesi olarak değerlendirdik. Bu 2025 bütçesinde yoksuldan alıp bir kez daha zengine kaynak aktarmanın aracına dönüştürülmüş durumda.”

2025 yılında da emekçiler daha fazla sömürülecek

EMEP genel başkanı Seyit Aslan açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü. 

“2025 bütçesindeki temel kalemlere baktığımızda esas olarak da vergi yükü yine çalışanların sırtında. Yani işçilerin, kamu emekçilerin, küçük üreticilerin sırtından toplanacak olan vergiler, onların emekleriyle oluşan değerlerin, oralardan toplanan kaynakların sermayeye aktarıldığını, sermayenin aktarılmak üzere de hazırlıklar yapıldığını görüyoruz. Bu sabah yine Cumhurbaşkanlığı dün gece yayınlamış olduğu bir genelge ile yani önümüzdeki yıl içerisinde toplamda sermayeye 30 milyar dolarlık bir vergi teşvikler verileceğini ayırdı. Kamuoyuna yansıyan bilgiler var ve daha önce Türkiye'de 100 milyon dolarlık yatırım yapanlar ya da 100 milyon doların üzerinde yatırım yapanlara teşvik verilmesi öngörülüyordu. Böyle bir kanun vardı ama şimdi anlaşılan o ki daha fazla kesime bu teşvikleri vermek üzere de 100 milyon liralık yatırım yapanlar, Türk Lirası yatırımı yapanlara bu teşviklerin verileceği yönünde de Cumhurbaşkanlığı kararnamesi var. Yani baksanıza emekçilerden, halktan, yoksullardan alınmış olan vergilerin Türkiye'deki uluslararası tekellere, uluslararası sermaye gruplarına ve yerli sermaye gruplarına aktarılacak bir kaynaktan bahsediyoruz. Bu da Türkiye'deki işçi sınıfının ve emekçi halkın daha fazla yoksullaşması, ücretlerin düşük olması anlamına geliyor. Bunların içerisinde tabii ki 2025 yılı için belirlenecek olan asgari ücretin tartışmalarına baktığımızda hem Dünya Bankası, IMF, Dünya Ticaret Örgütü de dahil olmak üzere Türkiye'deki Türkiye İşverenler Sendikası, MÜSİAD'ı, TÜSİAD'ı, TOBB’u, tek tek illerdeki ticaret örgütlerine baktığımızda asgari ücretin en fazla %17'de 25 bandında arttırılmasını öneriyorlar ve bunun bir politika olarak da hayata geçmesini istiyorlar. Asgari ücretin %17-25 bandında arttırılması demek milyonlarca işçinin 2025 yılında açlık sınırının altında bir ücretle yaşamak zorunda kalması anlamına gelecek. Bugünkü asgari ücretin kendisi bile 2024 yılını bitirmeye yaklaştığımız son aylarda yaklaşık 3.000 lira açlık sınırının altında kalmış durumda. Bu asgari ücretle geçinmek, bu asgari ücretle insanların hayatını sürdürmesi mümkün değil. O açıdan da 2025 yılındaki uygulanacak olan asgari ücretin insan onuruna yaraşır, insanca yaşamı sürdürebilecek bir asgari ücret olması konusunda hem çağrımız var hem de bu konuda işçi emekçilerin, bütün sendikaların, emek örgütlerinin ortak mücadelesiyle elde edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü Türkiye'deki çalışan işçilerin yüzde 60'ı 70'i artık asgari ücret düzeyinde bir ücretle hayatını sürdürüyor ve asgari ücret ortalama bir ücret haline gelmiş durumda. Peki iktidar 2025 bütçesinde sermaye her türlü kaynakları aktarırken, her türlü teşviki, vergi indirimleri, sigorta prim afları, vergi aflarını yaparken Emekçilerin daha fazla sömürülmesi, daha fazla ezilmesi, daha fazla yoksullaşması konusundaki politikaların da hızlandıracağı açık. Erdoğan-Şimşek programı yani bu ekonomik programın aslı işçi ve emekçilerin daha az ücret almasına dayanan, daha fazla yoksullaşmasına neden olacak bir program olarak da uygulanmaya çalışılıyor. Bunun karşısında işçi ve emekçilerin de bu Erdoğan-Şimşek programına karşı mücadelesi de var” diye ifadelerde bulundu. 

AKP’li bakan ve milletvekili Özlem Zengin, özür dilemeli ve istifa etmeliler

Çocukların geleceğinin bu iktidara teslim edilemeyeceğini, bu iktidarın inisiyatifine bırakılamayacağını söyleyen EMEP genel başkanı Aslan şunları söyledi.

“Ben birkaç rakam vermek istiyorum. Yani Türkiye'de bu iktidarın uygulamış olduğu hem ekonomik program hem sosyal program hem siyasal programın Türkiye'de işçileri, emekçileri, kadınları, gençleri, çocukları nasıl etkilediğini görmemiz açısından birkaç bilgiyi paylaşmak isterim. Şimdi Ekim ayında toplamda 164 tane işçi hayatını kaybetmiş durumda ve son 10 ayda da hayatını kaybeden işçilerin sayısı 1540. Yani her yıl iş cinayetleri artarak, her ay iş cinayetleri artarak devam ediyor

Türkiye'de 2024 Ocak ayınla Haziran ayı içerisinde yani 6 aylık dönemde 357 tane kadın katledilmiş durumda. Yine çocuklar açısından da durum farklı değil. 343 çocuk korunması gereken çocuklarımızı koruyamadığımız için de 343 çocuk son 10 ayda hayatını kaybetmiş durumda. Son olarak İzmir'de Selçuk ilçesindeki beş çocuğun yanarak hayatını kaybetmesinden sonra hem Aile Sosyal Güvenlik Bakanlığı hem de Özlem Zengin'in açıklamaları gerçekten insanı hayrete düşüren açıklamalar olarak da karşımıza çıktı. Beş çocuğun hayatını kaybetmesi karşısında özeleştiri yapması gereken, istifa etmesi gereken, özür dilemesi gereken hem bakanın kendisi hem Özlem Zengin'in kendisi çıkıp pişkince bu çocuklara dair aileye yüz on bin lira bir yardım yapıldığını yine kaymakamlığın burada on bin liraya yakın yardım yapıldığını, 18 defa aileyle görüştüklerini ifade ederek önümüzdeki süreçte mahkemelerdeki davaları yakından takip edeceklerini ifade ettiler. Buradan şu soruları sormak gerekir. Hem AKP iktidarına hem tek adam tek parti iktidarına hem de bu bakanlıklara şu soruları sormamız gerekir. Sermayeye trilyonlarca lira kaynak aktarıyorsun. Milyarlarca dolarlık kaynakları aktarıyorsunuz ama bir aileye yüz yirmi bin lira gibi bir kaynağı ödediğiniz için yüz yirmi bin liralık bir parayı verdiğiniz için de bununla övünüyorsunuz. Bu gerçekten kabul edilebilir bir durumun olmadığını buradan esas olarak hem aile sosyal güvenlik bakanı olarak da bundan utanç duyması gerektiğini hem de Özlem Zengin’in ifadelerinin her şeyi paraya bağlıyorsunuz sözlerinin, utanç verici olduğunuzu da artık ifade etmek isteriz. O açıdan çocuklarımızın geleceği bu iktidara teslim edilemez. Bu iktidarın inisiyatifine bırakılamaz. O yüzden de çocuklarımızın geleceğini korumak, çocuklarımızın okullarda parasız bilimsel demokratik eğitim almasını sağlamak, güvenceli bir gelecek açısından da ortak bir mücadeleyi örgütlememiz gerektiğini de ifade etmek isterim.”

Erdoğan ve Bahçeli’nin Kürt sorununu çözmek gibi niyetleri yok!

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Kürt sorununu çözmek gibi niyetleri olmadığına işaret eden Seyit Aslan;

“Yine şunu belirtmek gerekir. Yani bugün Türkiye'nin siyasal gündemleri içerisinde yine Kürt sorunu önemli ölçüde gündemlerden bir tanesi oldu. 1 Ekim'deki, biraz önce ifade ettim, Bahçeli'nin DEM parti sıralarına giderek el sıkması ve yeniden Öcalan'ın DEM parti grubuna gelerek terörün bittiğini ilan etmesi, silah bırakması gibi çağrıları yaparsa Türkiye'de yeni bir süreç başlar gibi ifadelerine tanık olduk Bahçeli'nin. Ama çok açık ki Türkiye'de Kürt sorunu gibi büyük devasa bir sorunun çözülmesi, bu sorunun çözüme kavuşturulması tabii ki Türkiye açısından, Türkiye'deki demokrasi güçleri açısından önemli. Ama biz biliyoruz ki bugün hem Erdoğan'ın hem Bahçeli'nin bu sorunu çözmek gibi bir niyetleri olmadığı, insanları beklentiye sokmak üzere hamleler yaptıkları, karşısında birleşen güçleri dağıtmak üzere hamle yaptıklarında ifade etmek isterim. Burada Kürt sorunu çözümünü demokratik biçimde isteyen bir anlayışın aradan bir hafta geçmeden hem başta Esenyurt'taki kent uzlaşısıyla seçilen belediye başkanını görevden alması, hem Mardin'e hem Batman'a, Halfeti'ye kayyım ataması, Esenyurt'ta kayyım ataması, daha önce Hakkari'ye kayyım ataması, yine DEM Parti'nin yöneticilerine operasyon yapıp 200'e yakın yöneticisinin gözaltına alması, kimilerinin tutuklanması, gençlerin Kürtçe halay çektiği için tutuklanması ve benzeri baskı, sınır ötesi operasyonlarla birlikte düşündüğümüzde bu iktidarın Kürt sorunu çözmek istemediğini, istemeyeceğini, böyle bir anlayışının, böyle bir isteğinin olmadığını da ifade etmek isteriz. O açıdan da Burada bir kez daha şunu ifade etmek isteriz. Evet, Türkiye'de bir Kürt sorunu var ve bu sorunun eşit haklar temelinde çözülmesi, Kürt halkının da Türk halkının da eşit koşullarda bir arada yaşaması için demokratik halkçılık çözümün mutlaka sağlanması yönünde de adımların atılması gerekir” şeklinde konuştu.

İsrail’le ticari ilişkiler dolaylı olarak devam ettiriliyor. 

EMEP Genel başkanı Seyit Aslan basın açıklamasının sonunda şöyle dedi.

“Yine bölgedeki gelişmelere baktığımızda İsrail'in Filistin halkına yönelik saldırıları, Lübnan halkına yönelik saldırıları, son dönemde yine Suriye'ye dönük hava hareketlerini düşündüğümüzde bölgede yeni gelişmelerin de yeni süreçlerin de ortaya çıktığını ifade etmek gerekir. Burada halen iktidar, İsrail'e yönelik yaptırımlar yapmak yerine ticari ilişkilerini dolaylı biçimlerde devam ettirdiğine tanık oluyoruz. Yine gemilerle, kargolarla, kargo uçaklarıyla oradaki ticareti sürdürdüğünü görüyoruz. Buradaki bölgedeki sıkışıklığın getirdiği gelişmeler, yine Orta Doğu'da önümüzdeki dönemde savaş politikalarının daha fazla artacağı, çatışmaların yoğunlaşacağını da düşündüğümüzde Burada iktidarın iç cepheyi güçlendirelim çağrılarına tanık oluyoruz. Buradaki iç cepheyi güçlendirmenin esası şu. İktidar kendi karşılığına, kendisine karşı birleşmiş hiçbir güç istemediği için karşısında birleşen bütün güçleri dağıtmak için de düşman arayışlarına devam ediyor. Bunların önemli olanlarından bir tanesi de İsrail'in Anadolu topraklarını işgale varana kadar söylemleri bugün aslında gerçekçi ve inandırıcı olmadığını da ifade etmek isteriz. Esas olarak buradaki iç cepheyi güçlendirelim deki temel meselesi şudur, iktidarın Türkiye'deki işçi ve emekçilerin, özgürlük ve demokrasi arayanların, barış isteyenlerin, gerçek anlamda basın özgürlüğü isteyenlerin sendikal hak ve özgürlüklerini talep edenlerin, kadın cinayetlerinin durdurulmasını isteyenlerin, çocukların istismar edilmemesini ve öldürülmesini istemeyenlerin karşısında bir iç cepheyi güçlendirme, esas muhalefet güçlerini ezme, muhalefet güçlerini parçalama tutumundan öte bir şey olmadığını da görüyoruz. O açıdan daha önce sandıkta da olsa birleşen yani AKP iktidarı karşısında tek adam tek parti karşısında birleşen güçlerin dağıtılması, parçalanması ve Erdoğan'ın iktidarını sınırsız bir biçimde yaşayabileceği süre kadar sürdürmesi, kendisine uygun yeni bir anayasanın hazırlanması. Yani Erdoğan iktidarını koruyacak ve onu tamamen dokunulmaz hale getirecek bir anayasa yapım peşindedir. Herhalde Türkiye'deki işçi ve emekçiler, demokrasi güçleri de bu süreci değerlendirerek Erdoğan'ın, Cumhur İttifakı'nın ve etrafındaki gerici güçlerin bu sürecine izin vermeden buna karşı ortak, daha geniş, daha acil talepler etrafında birleşmiş bir demokratik mücadeleyi, meşru bir mücadeleyi de başlatmak gerektiğine inanıyoruz. Çağrımız bütün demokrasi güçlerinin Kürt, Türk demeden Türkiye'deki bugünkü sistemden, bugünkü düzenden her türlü baskı ve şiddet politikalarına karşı birleşme çağrısı yapıyoruz.”

Gazeteciye tazminat, iktidara kalkan: AYM bu düzeni durdurdu.

BES-SEN'den emeklilere 'birlik' çağrısı

Halk-Lis’li öğrencilerden Samsun’da “karneden Atatürk” protestosu

CHP’li Yavuzyılmaz: Akkuyu’da Büyük Satış

“Emekliye sadaka dayatması: yoksulluğa teslim olmayacağız!”

Çalışıyorken soyulduk, emekli olunca açlığa mahkum edildik!

TGC Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri’ne başvurular devam ediyor

ADD’den sert çıkış: Atatürk‘süz karneler ulusal kimliğe saldırıdır

CHP Samsun: “Atatürk ‘süz, Bayraksız Eğitim Millî Olamaz”

BES kadın sekreteri Boyraz: Kadına şiddet devletin içine kadar sızdı!

Atatürk’süz Karne Dayatmasına Sert Tepki

Samsun’un simgesi Onur Anıtı 94. yılında karanfillerle anıldı

“SEFALET DÜZENİNE KARŞI İŞ BIRAKTILAR: KAMU EMEKÇİSİ SOKAKTA, İKTİDAR KÖR SAĞIR”

Devrimci Emekliler: “TÜİK’in Sahte Enflasyonuna ve AKP’nin Oyunlarına Teslim Olmayacağız”

2017’de Başladı, 2026 Oldu: Salıpazarı Barajı Hâlâ Bitmedi

Eğitim-İş’ten Öğretmen Atama Yönetmeliğine Dava!

Emekliye Zam Değil, Yoksulluk Dayatılıyor

GM Teknik Cam'da 'grev'e devam

ADD Samsun’dan Volkan Konak ve Edip Akbayram Anısına “Gidenlerin Ardından” Konseri

CHP’li gençlerden KYK bursu tepkisi: “Bu artış değil, sadakadır”

“Gazeteciler susturulursa karanlık büyür, demokrasi çöker”

Kutlamıyor, Mücadele Ediyoruz

BABALI’DAN BABIALİ’YE GİDEN YOL!..

TOPRAK VATANDIR: TARIMI ÇÖKERTEN POLİTİKALARLA HESAPLAŞMA GÜNÜ

AVUKAT GÖREVDE ÖLDÜRÜLDÜ: BU BİR İHMAL CİNAYETİDİR

Emekliler TÜİK’e Tepkili: “Biz Sefiller’i Yaşıyoruz”

CHP’li Özdağ’dan AKP’ye “21 bin üye” tepkisi: “Bu rakamları TÜİK mi hazırlıyor?”

Samsun’dan ABD’ye Sert Tepki: “Venezuela’ya Saldırı Emperyalist Gasp”

“TÜİK Yalan, Açlık Gerçek: Emeklilerden Atakum’da Sert Çıkış”

KESK Samsun: TÜİK rakamları gerçeği yansıtmıyor, yoksulluk derinleşiyor

Yükleniyor

HÜRRİYETÇİ EĞİİTİM-SEN; BOŞ, ÇAPULCU VE MANİPÜLATÖR ÖĞRETMEN UNVANLARINI VERENLERİ UNUTMAYACAĞIZ!

ÇOCUKLARIMIZA BAYRAM SEVİNCİNİ YAŞATTIRMAYAN BU LİYAKATSIZLIKLA OKULLAR YÖNETİLEMEZ!

Eğitim-İş'ten tepki: Öğretmenlik meslek kanunu eğitim emekçileri için hüsrandır...

Panama'da bir gemide 616 paket kokain ele geçirildi: Varış noktası Mersin

Atakum Belediyesi’nde tüm personele PCR testi

2 ŞUBAT DÜNYA SULAK ALANLAR GÜNÜ

ÇİN'li YOLCU THY UÇAĞINDAN İNDİRİLDİ

DÜNYA KORONA VİRÜSÜNE KARŞI TEYAKKUZDA

Türk Bayrağına Irkçı Saldırı

Portekiz'deki orman yangınlarında ölü sayısı yükseldi

Samsun Ziraat Mühendisleri Başak Balosunda bir araya geldiler

Kuzey Kültürevi geleneksel kahvaltıda bugünde bir araya geldiler!

CHP Samsun gençllik kollarından; “Bilgi Teknolojileri Kurumu hakkında suç duyurusunda bulunuldu

Samsun’un Asarcık ilçesi Musaağa mahalle sakinleri fabrikanın atık sularından nefes alamıyoruz

ELİF KÖSE; VETERİNER HEKİMLER ŞİDDETE MARUZ KALIYOR, YETKİLİLER SADECE GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİNİ İLETİYOR!

ADD SAMSUN ŞUBESİNDEN 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI ETKİNLİKLERİ!

ROTARY’DE YENİ DÖNEM MOTTOSU; ‘DÜNYAYA UMUT OL’

SAMSUN DEVRİMCİ 78'LİLER DERNEĞİ BAŞKANI AKŞAN; DOSTALAR YOLDAŞLAR KARDEŞLER!

Mutluluğa yelken açtılar

BAFRA’DA YAMAÇ PARAŞÜTÜ KURSU BAŞLIYOR

BES-SEN'den emeklilere 'birlik' çağrısı

Halk-Lis’li öğrencilerden Samsun’da “karneden Atatürk” protestosu

CHP’li Yavuzyılmaz: Akkuyu’da Büyük Satış

ADD’den sert çıkış: Atatürk‘süz karneler ulusal kimliğe saldırıdır

CHP Samsun: “Atatürk ‘süz, Bayraksız Eğitim Millî Olamaz”

BES kadın sekreteri Boyraz: Kadına şiddet devletin içine kadar sızdı!

Samsun’un simgesi Onur Anıtı 94. yılında karanfillerle anıldı

“SEFALET DÜZENİNE KARŞI İŞ BIRAKTILAR: KAMU EMEKÇİSİ SOKAKTA, İKTİDAR KÖR SAĞIR”

Devrimci Emekliler: “TÜİK’in Sahte Enflasyonuna ve AKP’nin Oyunlarına Teslim Olmayacağız”

2017’de Başladı, 2026 Oldu: Salıpazarı Barajı Hâlâ Bitmedi

OMÜ’de 182 akademisyen Akademik Yükseltme Töreniyle tebrik edildi

OMÜ’de UyumFest’25’te derece alan öğrenciler için özel gezi programı düzenlendi

OMÜ, Yeşil Kampüs Hedefinde 2025 GreenMetric sıralamasında büyük ilerleme kaydetti

MERKEZ SAĞ PARTİ (MSP) SAMSUN’DA HIZLA ÖRGÜTLENİYOR

ÇYDD SAMSUN GENÇLİĞİNE SİBER GÜVENLİK KONUSUNDA PANEL!

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 18 13 1 4 27 43
2.FENERBAHÇE A.Ş. 18 12 0 6 26 42
3.TRABZONSPOR A.Ş. 18 11 2 5 14 38
4.GÖZTEPE A.Ş. 18 10 3 5 14 35
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 18 9 4 5 9 32
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 18 7 6 5 10 26
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 18 6 4 8 2 26
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 18 6 6 6 -6 24
9.KOCAELİSPOR 18 6 7 5 -3 23
10.CORENDON ALANYASPOR 18 4 5 9 0 21
11.GENÇLERBİRLİĞİ 18 5 9 4 -3 19
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 18 4 8 6 -6 18
13.TÜMOSAN KONYASPOR 18 4 8 6 -8 18
14.KASIMPAŞA A.Ş. 18 3 8 7 -10 16
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 18 4 10 4 -15 16
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 18 2 7 9 -18 15
17.İKAS EYÜPSPOR 18 3 10 5 -14 14
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 18 2 13 3 -19 9