Haber: Mehmet Rebii Özdemir
(SAMSUN)- Yeniden Refah Partisi (YRP) Samsun İl Başkanlığı tarafından Ramada Otel’de düzenlenen iftar programına YRP Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, genel başkan yardımcıları ve çok sayıda partili katıldı.
YRP Samsun İl Başkanı Muzaffer Candemir ve İl Sekreteri Ali Rıza Türedi’nin organizasyonuyla gerçekleştirilen programda, iftar yemeği öncesinde salonda bulunan davetlilere ve Samsun’da görev yapan yerel ve ulusal basın mensuplarına hitap eden Erbakan, Türkiye’deki ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Asgari ücret açlık sınırının altında”
Erbakan konuşmasına Samsunluları selamlayarak başladı ve Türkiye’de ekonomik sorunların milletin en önemli gündem maddesi olduğunu söyledi.
Erbakan, şunları kaydetti:
“Çok kıymetli Samsunlular, çok değerli milli görüşçüler. Hepinizin bildiği gibi Türkiye’de ekonomik sorunlar milletin en önemli gündem maddesi olarak karşımıza çıkıyor. İşte bugün bir asgari ücret yirmi sekiz bin lira ile açlık sınırının altında kalmış durumda. İlk defa Cumhuriyet tarihinde belki de ilk defa asgari ücret açıklandığı sırada açlık sınırının altında olarak açıklandı.
İki asgari ücret bir haneye girse o hanenin geliri yoksulluk sınırının yarısı kadar yok. Yani bir hanede karı koca çalışsalar asgari ücret alsalar veya evin beyiyle evladı çalışsa asgari ücret getirse o eve buna rağmen yoksulluk sınırının yarısı kadar bir gelire sahip olabiliyorlar. Yoksulluktan kurtulamıyorlar.”
Erbakan, emeklilerin ve asgari ücretlilerin büyük bölümünün yoksulluk içinde yaşadığını savundu.
“En düşük emekli maaşıyla açlık sınırının yarısı kadar gelire sahip olunabiliyor. En düşük emekli maaşıyla yoksulluk sınırının beşte biri kadar bir gelire sahip olunabiliyor. Bu açıkladığımız rakamlar bize neyi gösteriyor? Türkiye’de emeklilerin yüzde doksanı açlık sınırının altında maaş alıyor. Asgari ücretlilerin tamamı açlık sınırının altında maaş alıyor.
Dolayısıyla bu matematiğe baktığınızda Türkiye’de halkın yüzde kırk beşi açlık sınırının altında, yüzde sekseni de yoksulluk sınırının altında. Aç kalmıyor, aç gezmiyor çünkü sosyal yardımlar var, sadaka var, zekat var, sosyal yardımlaşma var. Annesinin babasının desteği var, kardeşinin desteği var. Böyle olunca aç kalmıyor ama matematiksel bakımdan halkın yüzde kırk beşi açlık sınırının altında gelire sahip, yüzde sekseni de yoksulluk sınırının altında gelire sahip.”
“Beş yılda 620 bin esnaf kepenk kapattı”
Küçük esnafın da ağır bir ekonomik baskı altında olduğunu belirten Erbakan, son yıllarda yüz binlerce esnafın iş yerini kapattığını söyledi.
“Bu faiz oranlarıyla, bu döviz kurlarıyla, bu vergilerle, bu sigortalarla, alım gücü sıfıra düşmüş bu piyasayla küçük esnaf ne yapabilir? Bir şey yapamıyor. Son beş yılda altı yüz yirmi bin esnaf kapısına kilit vuruyor.
Sadece 2025 yılında yılda yüz yirmi bin esnaf, ayda on bin esnaf her bir Allah’ın günü binlerce esnaf kapısına kilit vuracak noktaya gelmiş durumdadır.”
“Türkiye’de borç ve faiz ekonomisi uygulanıyor”
Ekonomide uygulanan politikaları eleştiren Erbakan, Türkiye’de borç ve faiz ekonomisinin uygulandığını ileri sürdü.
“Niçin böyle oluyor? Çünkü Türkiye’de borç ve faiz ekonomisi uygulanıyor. Bu bir tercih. İmkan var, kaynak var. Ama kaynaklar canavarlara gidiyor, millete kalmıyor.
Varsa yoksa beton, çimento, borç, faiz, zam, vergi. Üretim, istihdam, ihracat namına hiçbir adımları yok. Erbakan hocamız sanayileşme, kalkınma, istihdam diyordu, bunlar da cezaevi yapma rekoru kırıyor.”
“Devlet 2026’da faize 2,7 trilyon lira ödeyecek”
Erbakan, devlet bütçesinde faize ayrılan payın büyüklüğüne dikkat çekti.
“2026 yılında vatandaşı ayrı tutuyorum. Sadece devletin ödeyeceği faiz iki nokta yedi trilyon lira. Altmış milyar dolardan fazla bir para. Ayda beş milyar dolar, her bir Allah’ın günü mübarek Ramazan gününde bile her bir gün yüz altmış, yüz yetmiş milyon doları faize veren bir anlayış.
Bugüne kadar beş yüz doksan sekiz milyar dolar faiz ödemişler. 2028 sonunda ödenecek faizlerle beraber sekiz yüz elli milyar dolar faiz ödemiş bir dünya faiz şampiyonu olarak tarihe geçecek.”
“Faize giden parayla 750 bin konut yapılabilir”
Faize ödenen paranın farklı alanlara aktarılması halinde büyük projelerin hayata geçirilebileceğini savunan Erbakan şöyle konuştu:
“Bakınız bu faize verilen parayla Türkiye genelinde yedi yüz elli bin adet üç artı bir konut yapılabilir. Neredeyse dört milyon insanın barınma sorunu çözülebilir.
Bu parayla altmış bin fabrika kurulabilir. Her biri yirmi ila yirmi beş kişi istihdam etse bir buçuk milyon memleket evladına istihdam sağlanır.
Faize bir senede verdiğiniz paranın yüzde beşiyle Türkiye’deki bütün SMA hastalarının giderlerini karşılayabilirsiniz.”
“Devlet cinsiyet değiştirme operasyonunu ödüyor ama SMA hastalarını ödemiyor”
Erbakan konuşmasında sağlık politikalarına da değinerek şu ifadeleri kullandı:
“Erbakan hocamızın dediği gibi milli görüş gömleğini çıkarınca bir haller oldu bunlar. Şimdi devlet çok affedersiniz cinsiyet değiştirme operasyonunun parasını ödüyor ama SMA hastası yavruların parasını ödemiyor.”
“Faize verilen parayla öğretmenler atanabilir”
Erbakan, bütçedeki faiz ödemelerinin başka alanlara aktarılması halinde farklı sosyal politikaların uygulanabileceğini ifade etti.
“Faize verilen bu parayla iki yüz on beş bin öğretmeni atayıp yirmi yıl boyunca da maaşlarını verebilirdi. Yine bu parayla on bir milyon asgari ücretlinin maaşını kırk dört bin liraya çıkartabilirdi.
Devlet ‘bir maaş bizden, bir maaş işverenden’ diyebilirdi. Yirmi iki bin lira devlet verse, yirmi iki bin lira işveren verse asgari ücret kırk dört bin lira olurdu.”
“Faiz, imtiyazlı holdingler ve israf üç canavar”
Erbakan konuşmasında ekonomik sistemde üç temel sorun olduğunu savundu.
“Bu sene iki nokta dört trilyon lira gelir ve kurumlar vergisinden vazgeçiliyor. Bunun en az bir trilyonu iki elin parmaklarını geçmeyen imtiyazlı holdinglere gidiyor. Bir de bu sekiz on tane holdinge iki yüz kırk milyar lira garanti ödemesi yapılacak.
Etti size bir nokta yirmi beş trilyon lira imtiyazlı holdinglere. 2,7 trilyon da faize, 2 trilyon da israfa… Etti size 6 trilyon lira. Bu üç canavar yılda 6 trilyon lirayı yutuyor.”
“Çözüm Milli Görüş”
Erbakan, Yeniden Refah Partisi’nin çözümünün “Milli Görüş politikaları” olduğunu savundu.
“Biz Milli Görüş yoluyla geleceğiz. Önce imtiyazlılar anlayışı yerine ‘önce millet, önce ezilenler, önce mazlumlar’ anlayışıyla geleceğiz. Bu milletin yüzünü bir kez daha Milli Görüş’le güldüreceğiz inşallah.
Rantiyenin musluklarını keseceğiz. Faize giden paraları kurtaracağız. İsrafı önleyeceğiz. Milli kaynak paketleriyle yeni kaynaklar üreteceğiz.”
Konuşmanın ardından YRP Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’a, Samsun YRP İl Başkanı Muzaffer Candemir ve İl Sekreteri Ali Rıza Türedi tarafından çeşitli hediyeler takdim edildi. Hediye takdiminin ardından davetliler iftar yemeğine geçti.