Haber: Mehmet Rebii Özdemir
(SAMSUN)- EMO Samsun Şube Başkanı ve Samsun Çevre Platformu (SAMÇEP) Sözcüsü Adnan Korkmaz, gazeteci Hakan Tosun’un öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturmayla ilgili kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, olayın “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” olarak nitelendirilmesinin hukuka aykırı olduğu vurgulanarak, dosyada kasıtlı öldürme suçunun unsurlarının bulunduğu ifade edildi.
“Hakan Tosun Nerede?” Sorusu ile Başlayan Süreç
10 Ekim 2025 tarihinde arkadaşları ve ailesi gazeteci Hakan Tosun’a ulaşamayınca “Hakan Tosun nerede?” sorusu kamuoyunda dile getirilmeye başlandı. Yaklaşık 30 saat sonra Tosun’un İstanbul’daki Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde olduğu öğrenildi. Bilincinin kapalı olduğu bilgisi üzerine tek bir soruya odaklanıldı: “Hakan Tosun’a ne oldu?”
Açıklamada, ilk andan itibaren kamuoyuna çağrıda bulunularak olayın tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğinin ifade edildiği, kamera kayıtlarının eksiksiz toplanmasının ve tanık beyanlarının titizlikle alınmasının hayati önemde olduğu belirtildi.
“Yalnızca Tek Yumruk” Kurgusuna İtiraz
Avukatlar aracılığıyla dosyaya kısa sürede ulaşıldığı, ancak soruşturmanın başında basına yalnızca bir kişinin Tosun’a yumruk attığı ve yere düşürdüğü anlara ilişkin görüntülerin servis edildiği ifade edildi. Açıklamada, kamuoyunun Tosun’un yalnızca bu yumruk nedeniyle yaşamını yitirdiğine inandırılmak istendiği belirtildi.
Israrlı talepler ve avukatların incelemeleri sonucunda olayın tutanaklarda aktarıldığı biçimde gerçekleşmediğinin görüldüğü kaydedildi. Dosyadaki eksikliklerin giderilmesi defalarca talep edilmesine rağmen karşılık bulmadığı, mevcut görüntülerin ayrıntılı biçimde incelenip raporlandığı ve olay örgüsünün farklı olduğunun somut verilerle ortaya konduğu ifade edildi. Buna rağmen savcılık fezlekesinin gerçeğe aykırı bir olay kurgusu üzerinden hazırlandığı savunuldu.
Adli Tıp Raporu: Ağır ve Sistematik Şiddet
Açıklamada yer alan bilgilere göre, Adli Tıp raporunda ölümün; künt kafa travmasına bağlı kafatası ve yüz kemik kırıkları, kafa içi kanama, beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana geldiği belirtildi. Kamera kayıtlarında mağdurun baş bölgesine yönelik birden fazla ve yoğun tekme ve yumruk atıldığı, vücudunun başka bölgelerinde de yaralanmalar bulunduğu ifade edildi.
Hakan Tosun’un ilk darbelerden sonra güçlükle toparlanarak olay yerinden uzaklaşmaya çalıştığı, ancak sanıkların bir süre sonra tekrar olay yerine gelerek darp etmeye devam ettiği aktarıldı. Bu ısrarlı takip ve şiddetin boyutunun, öldürme kastını ortaya koyduğu belirtildi.
“Haksız Tahrik” Uygulamasına Tepki
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen fezlekede iki tutuklu şüpheli hakkında “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan ceza talep edildiği ve sanıklar lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanabileceğinin belirtildiği ifade edildi.
Açıklamada, bu hukuki nitelendirmenin dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olmadığı savunuldu. Yargılamayı yapacak Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’nin bu fezlekeye uygun karar vermesi halinde sanıkların yaklaşık 2,5 yıl ceza çekerek tahliye edilebileceği belirtilerek, oysa kasten öldürmenin cezasının müebbet hapis olduğu vurgulandı.
Fezlekede yer alan ve sanıklar lehine haksız tahrik uygulanmasına dayanak gösterilen tanık beyanlarının tarafsız olmadığı, görüntülerle çeliştiği ve Tosun’un saldırganlara yönelik tahrik edici herhangi bir davranışının bulunmadığı ifade edildi.
“Azmettirenler Araştırılmadı” İddiası
Açıklamada ayrıca, saldırganların arkasında azmettiren olup olmadığına ilişkin iletişim kayıtlarının ve organizasyon boyutunun kapsamlı biçimde araştırılmadığı ileri sürüldü. Olayın iştirakçisi olduğu iddia edilen motosikletli şahıs hakkında işlem yapılmadığı, bu kişinin dosyada muteber tanık olarak değerlendirildiği belirtildi. Söz konusu şahsın olay boyunca saldırının içinde olduğu ve sosyal medya paylaşımlarında çeteler ve infaz timleriyle ilişkili görüntüler bulunduğu ifade edildi.
“Bu Dosya Yaşam Hakkı Meselesidir”
Açıklamanın sonunda dosyanın yalnızca bir ceza yargılaması meselesi olmadığı, aynı zamanda yaşam hakkının korunması bakımından temel önemde olduğu vurgulandı. Eylemin doğru hukuki nitelendirilmesi, soruşturmanın eksiksiz yürütülmesi ve sorumluluğu bulunan herkesin adil şekilde yargılanması çağrısı yapıldı.
Aksi halde cezasızlık algısının oluşacağı, sokak çetelerinin cesaret kazanacağı ve toplumun can güvenliğinin tehlikeye gireceği ifade edilerek şu soruyla açıklama tamamlandı:
“Katilleri kimler koruyor?”
Basın açıklaması, “Hakan Tosun’un Dostları” ve Samsun Çevre Platformu adına EMO Samsun Şube Başkanı ve SAMÇEP Sözcüsü Adnan Korkmaz imzasıyla 1 Mart 2026 tarihinde kamuoyuna duyuruldu.