Hürriyetçi Eğitim-Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu; Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür, değerli meslektaşlarımız!
Hürriyetçi Eğitim-Sen genel başkanı Levent Kuruoğlu ve sendika üyeleri ÖMK (Öğretmenlik Meslek Kanunu) ile ilgili Samsun Onur Anıtı önünde bir basın açıklaması yaparak MEB ve AKP hükümetini protesto ettiler.
MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
Hürriyetçi Eğitim-Sen genel başkanı Levent Kuruoğlu, Samsun Onur Anıtı önünde ÖMK ile ilgili olarak sendika üyeleriyle birlikte yaptığı basın açıklamasında şunları ifade etti.
“Bilindiği üzere TBMM” den geçen, ÖMK’nu (Öğretmenlik Meslek Kanunu) ÖMK’nu toplam bir buçuk sayfa birisi geçişi olmak üzere, 12 maddeden oluşuyor. Öğretmenleri ilgilendiren içerisinde 2 tane maddesi var o maddelerden birisi, ya da eğitim çalışanlarını ilgilendiren, birisi 3600 ek gösterge, diğeri ise kariyer basamakları sınavı. Biz öğretmeniz, öğretmenler odasında birlikte oturuyoruz, birlikte öğrencilerimizi yetiştiriyoruz. Bizim için en değerli unvan öğretmen olmak. Biz uzman öğretmen, sözleşmeli öğretmen, başöğretmen olmak istemiyoruz. Bizim öğretmenler odalarımızın, bu şekilde sınıflandırılmasını, ayrıştırılmasını istemiyoruz. Buna 17 öncede karşıydık, bugün yine karşıyız” diye konuştu.
ÖĞRETMENLERE BİN LİRALIK BURSLULUK SINAVI YAPIYORLAR.
Hürriyetçi Eğitim-Sen Genel Başkanı Kuruoğlu, açıklamasını şöyle sürdürürdü. “Ne yazık ki TBMM’de, kanun görüşülürken, ne öğretmen arkadaşlarımızın nede sendikaların yeterli derece de fikri alınmamıştır. Buraya bu kanuna bir kariyer basamakları koydular ve kariyer basamaklarını da burada bulunan Türkiye’nin her yerindeki, öğretmen arkadaşlarımızı sınav yaparak bir kariyer, yani uzman öğretmen ve başöğretmen yapmak istiyorlar. Uzman olan öğretmen arkadaşımız ayda 1.000.00 fark alacak. Yani aslında bu ekonomik şartlarda, öğretmenlere bursluluk sınavı yapıyorlar. Bin liralık bursluluk sınavı yapıyorlar. Bazen öğretmenlerin çok fazla maaş aldıkları düşünülüyor. Şu anda yeni başlayan sözleşmeli öğretmen, 9.600.00 TL alıyor, 1’in 4’ündeki öğretmen ise 11.200.00 TL alıyor. Bu maaş Temmuz ayına geldiğinde 600,00 TL ile 1.000.00. TL arasında düşüyor. Şu anda sözleşmeli öğretmen 8.500.00.lira alırken, bugün 1’in 4’üne gelmiş öğretmen maaş olarak 10.800.00, 10.600.00 lira civarına vergilerle beraber düşüyor. Kamuoyunda şöyle bir algı var. Hepimizin ek ders aldığı, ayda 3-5 bin TL ek ders geçtiği kanaati var. Bunların hepsi yanlış ve algıdır. Öğretmenlerin çok büyük bir kısmı ne yazık ki ek ders alamamaktadır. Çünkü 21 saate bir norm atanmaktadır. Her 21 saate bir öğretmen geldiği içinde öğretmenin maaş karşılığı olan dersi 15 saattir. 6 saat artı 2 saat daha alabilir bu da 8 saat ayda 24 saat yapar. 30 saat yapar, bunun da karşılığında da 30 TL de ek ders alabileceği para 900-1000 TL dir. Bakın düştüğümüz durumla ilgili birkaç örnek vereyim. Sinop’un bir köyüne gittim. Sinop’un köyünde bir hanımefendi öğretmen arkadaşımız, dedi ki eşim Sinop’un bir tarafında çalışıyor, ben başka bir tarafında çalışıyorum. Aylık olarak 2 bin 6 yüz TL sadece ulaşım gideri ödüyorum. Büyükşehirlerde aynı sıkıntıyı yaşıyoruz. Çünkü öğretmenler bulundukları ya da ikamet ettikleri yerde yaşamıyorlar. Ve yaşayamayacakları yerler var. Yani burada yaşa desende yaşayamayacakları yerler var. Bugün Asarcık’a bende gittim geldim. Eşimde gitti geldi. Buradan Atakum’dan kalkıp da Asarcık’a kadar gidip oradan başka bir araçla, genel itibariyle taksi kullanan öğretmenler var. Yolda inip yürüyerek okuluna varan öğretmenler var. İşte bu ekonomik krizde, hiçbir derdimize çare olunmazken ekonomik olarak, Bin lira gibi komik bir rakamı bile bize zam verebilmek için, yani arttırabilmek için maaşımızı, bir sınava tabi tutma yollunu seçtiler” diye ifadelerde bulundu.
İTİBARIMIZ ZEDELENİYOR!
Genel Başkan Kuruoğlu, “Öğretmen arkadaşlarımızın bu durum zoruna gitmiştir. Uzman olmak istemeyen, başöğretmen olmak istemeyen, öğretmen arkadaşlarımızın ekonomik şartlarının düzeltilmesi için kendilerine bin lirayı, bu şarta bağlanması, öğretmenlik itibarını, zedeleme olarak görmüştür. Zoruna gitmiştir. Biz öğretmeniz genel itibariyle çokça sokaklara çıkan meslek gurubu değiliz. Çokça iş bırakan bir meslek gurubu da değiliz. Ama yorulduk. Artık ekonomik olarak, geçinemiyoruz. Bir örnek anlatayım. Giresun’dan, İstanbul’a hayali olan bir ilçeye tayin isteyen arkadaşımız, bana bir ay boyunca telefonda şunu söyledi. Lütfen benim tayinimi iptal edebilir misiniz dedi. Çünkü gittiği ilçede, yakın ilçelerde sadece maaşımın tamamını verdiğimde bile ev bulamaz hale geldik. Tekirdağ’dan Zonguldak’a giden arkadaşımız, tayini çıkan öğretmen arkadaşımız sadece maaşına uygun bir ev bulabilmek için, iki ay boyunca ev aradı. Gerçekten zor durumdayız” diye ifade etti.
BULUNMAMASI GEREKEN TEK ŞEY UZMAN VE BAŞÖĞRETMENLİKTİR.
Hürriyetçi Eğitim-Sen Genel Başkanı Kuruoğlu, iu ifadelerle açıklamasında devam etti. “İşte bunun üzerinde özellikle Temmuz ayından itibaren, Şubat ayında tepkimizi göstermeye başlamış ve yapılanlara karşı dava yolunu açmıştık. Davalarımızı açmıştık. Devamında da eylemlilik sürecimiz başladı. Her türlü platformda Ankara’da, birçok sendika ve bizde, eylemler yapacağız. Hükümetin mevcutta ki öğretmen kanunu revize etmesini istedik. Türkiye’de var olan ÖMK’ları içinde en düşüğü, 26 sayfadan oluşuyor. Çünkü bir meslek kanunu şunu yapması gerekiyor. Mesleğe başladığımızdan, meslekten ayrıldığımız ana kadar, bunu düzenlemesi gerekiyor. İçinde ödül ve disiplin yönetmeliğinden ekonomik alt yapımıza kadar, mesleğimizin çerçevesine kadar, hepsinin bulunması gerekiyor. Bulunmaması gereken tek şey, uzman öğretmenlik ve başöğretmenliktir. Bundan 17 yıl önce uzman ve başöğretmenlik sınavı yaptılar. Şu anda Türkiye’de 84 bin tane, uzman öğretmen var. Şurada sorsam kendisinin uzmanlık sıvana girmiş birçok arkadaşım vardır. Okuldaki arkadaşının uzman olduğunu fark etmeyen birçok arkadaşımız vardır” dedi.




