Tarih: 03.06.2024 20:22

Kavak İlçesi Köseli Mahallesi Halkından Taşocağı Nedeniyle Ağaç Katliamına İsyan Ettiler

Facebook Twitter Linked-in

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

(SAMSUN)- Samsun’un Kavak ilçesinin Köseli mahallesi halkının gerek köy halkı olarak ve gerekse hukuksal olarak verdikleri Taş Ocağı yapılmasın, Çimento fabrikası kurulmasın mücadeleleri devam ediyor.

Dünde Köseli mahallesi halkı birlik olarak kendi deyimleriyle Patpat motorlarıyla taş ocağı için mahalledeki ormanlık yolda ağaçların kesildiği lokasyona kadar gittiler. Lokasyonda toplanan köylü kadınlar Lokasyonda taş ocağı için ağaçların kesilmesine ellerindeki halatlarla birbirine bağlanmış baltalarla tepkilerini dile getirdiler. 

Arhan Çimento tarafından köylerine taş ocağı açılmasını istemeyen Köseli halkından emekli öğretmen Seyit Ahmet Us, şunları söyledi.

“Bugün burada toplanmamızın amacı köyümüze yeni bir taş ocağı Konkasör tesisleri kurulmasıyla ilgili demokratik tepkimizi göstermek için bulunuyoruz. Tabi ki ayrıca hukuksal mücadelemiz ayrıca devam edecek. Basın açıklaması görevini gençlerimiz bana verdikleri için daha önce köyümüzün güzel yaşadığı devasa çevre sorunları var. Bunlara da kısaca dokunmadan geçemeyeceğiz. Biz 1970’li yıllardan bu tarafa, çevre sorunlarıyla boğuşmaktayız. Artık öyle bir noktaya geldi ki bıktık, usandık, burada yaşayamaz hale geldik. Biri bitiyor öbürü, biri bitiyor öbürü, o yüzden bizim burada yaptığımız açıklamamıza ilgililerin, yetkililerin duyarsız kalmamasını istiyoruz. Ne sorunlar yaşadık. Basit bir sorun değil, bizim köyümüz 250 hane, çok şirin yakın çevrede, su kaynakları bizimdeki kadar çok olmayan ormanı, doğası, her şeyiyle yaşanabilecek, bir köydü. Ancak dediğim gibi 70’li yıllarda köye çok yakın bir kireç ocağı kuruldu. Çevre ve insan sağlığına, zararları olduğu bugün tespit edildi. Hatta yakın zamanlarda birkaç sene önce, buna Samsun Çevre il müdürlüğü 70’lerde kurulan kireç ocağına, ÇED’den muaf çalışma izini verdiler. Bugün tepkisini göstereceğimiz, ocak gibi. Biz itiraz ettik, çünkü böyle bir tesisin ÇED’den muaf çalışması, mümkün değil. Kurallara, yönetmeliklere, yasalara uygun değil. Daha sonra o bitti, hemen şu tarafta su kaynaklarımızın baş tarafında bir konkasör tesisi daha kuruldu. Köylümüzün hukuksal mücadelesiyle bu konkasör tesisi kurulan tesis ortadan kaldırıldı, iptal edildi. Şu anda yerinde SASKİ’nin su deposu var.  Çevre köyleri besleyen su deposu var. O bitti daha sonra 2008’lerde, 9 şiddetinde depremle bir sarsıldık köylüler olarak. Köye çok yakın malzeme ocağı yakın, fabrika yeri yakın bir çimento fabrikası ile, karşılaştık. Bunun mücadelesini verirken, hukuksal mücadelesini verirken, sayfalarca ÇED raporunu incelediğimizde, bunu içerisinde o kadar yalan, doğru olmayan, tespitler var ki inanamazsınız. Belki de haberimiz yok. Halkın bilgilendirme toplantısı yapılıyor, ilk toplantı, mahallinde yapılmıyor. Kavak’ta. Köyden katılan bir kişi var. Koskoca köyden katılan bir kişi, bakanlıktan gelen, bilgilendirme yapacak mühendisler, biz yerin orası olduğunu bilmiyorduk dediler. O zaman Çarıklıbaşı diye gelmişler, oradaydı yeri. Bir ÇED toplantısı, halkın bilgilendirme toplantısı yapılıyor, çevre bakanlığından gelen mühendisler, yerini diyor biz burada duyduk diyor. Daha sonraki süreçte, rüzgârı estirmediler, tozu köye getirmemek için, rüzgârı havaya dik çıkardılar. Su kaynaklarını kanalları yok saydılar.”   

Köseli Köyünde doğup büyüyen Esra Us şu ifadelerle tepkileri dile getirdi.

“Bende bu köyde doğup büyüyüp yetişmiş bir gencim. Yıllardır köyümüz hep bir mücadele halinde ama Kavak’ın en verimli topraklı toprakları burası, en eğitimli köyü burası, sadece yetkililerden artık gözlerini, ellerini köyümüzden çekmelerini istiyoruz. Bıraksınlar artık bu kadar yetişmiş donanımlı genç modern tarımla tanıştırsın bütün buraları. Gözlerini çeksinler, ellerini çeksinler, biz böyle bu mücadele yerine daha verimli hale nasıl getirebiliriz onu düşünelim. Çünkü köyümüzün en eğitimli köy burası. Yani birçoğu gençlerimizin hepsi üniversite mezunu kamuda iyi yerlerde çalışıyor, bende dahil olmak üzere, köy ama dönüp dolaşıp her hafta buradayız. Bu mücadeleyle daha iyi şeyler yapmak istiyoruz. Yani dönüp baktıklarında zaten bize bıraksalar, biz burayı daha yaşanır hale getiririz. Hepimiz dönüp dolaşıp burada yaşamak istiyoruz” diye konuştu.

Köseli mahallesinden Feride Us’da şöyle konuştu. 

“Bizimle uğraşa uğraşa ne tarlamızdan ne tabanlarımızdan, bir şey alamaz olduk. Boyuna ne uğraşıp duruyorlar bizimle. Bıraksınlar bizim yakamızı biz de kendimize göre hareket edelim” şeklinde konuştu. 

Köseli Mahallesinden Elif Kaş:

“Bende bu köyde doğdum büyüdüm. Dedelerimden babalarımıza kadar hala daha burada yaşıyoruz. Köyümüzün toprağından, suyundan, ormanlarından her türlü manevi ya da maddi her türlü güzelliklerinden yararlanıyoruz. Ancak şimdiki durumda, maalesef ki toprağımızla beraber, ormanlarımız tahrip edilir durumda. Öğrencilerime burayı gösterirken, biyo çeşitlilik ve ekolojik ayak izinden bahsederken, şimdi diyorum ki, bakın çocuklar nasıl doğa tahrip oluyor, insan eliyle nasıl mahvediliyor, dünya küresel ısınmayla tehdit altındayken, hala daha bu tür işlerle dünya anlaşmalar imzalarken, bizler fabrika anlaşmaları ya da bunun gibi ta ocağı anlaşmaları imzalıyoruz. Bu bizi müthiş derecede üzüyor ve mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız” dedi. 

Köseli köyü (mahallesi) muhtarı Mehmet Çuğu’da Arhan şirketi çalışanları tarafından Köseli mahallesinin nefes aldığı oksijen deposu dedikleri Köseli’de taş ocağı yapılacak yerde kesilen ağaçların en yukarısındaki suyun çıktığı yerde yazılı taşın başında şunları söyledi. 

“Bulunduğumuz yer şu anda Kaldırım Deresi, daha önceden burasının Kervan yolu olarak adlandırılan bu dere Samsun, Erbaa’ya giden Kervan yolu. Bulunmuş olduğumuz taşın olduğu yer, şu andaki bulunmuş olduğumuz yer, yol taşı ve işareti olarak geçmektedir. Şu anda bunun olduğu yere de taş ocağı açılacak. Tam içerisinde. Ama biz bunu yetkililere yaptık. Buranın müracaatı yapıldı, bunan sonraki aşama, müzede, anıtlar kuruluna gitti kurulda şu anda. Ama kuruldan ne zaman çıkacağını bilmiyoruz” şeklinde konuştu.

 93 yaşındaki Kezban US adındaki kadında evinin önünden oturduğu sandalyeden seslendi.

“Benim oğlum, çok zorladı, sabahlara kadar bilgisayar elinde baş edemedi yavrum. Bir köy ile baş olmaz bu! Badırlı, Şıhlı, Şabanlı, Marsullu bir olacaklar ki bununla baş edeceklerdi. Bir tek ile baş olur mu bu? Çimento fabrikası istemiyorum. Benim çocuklarımda istemesin. Ocak çıkaracaklarmış oraya. Onu da istemiyorum. Bu köy bir şey istemiyor. Bu yeşillik olsun yeter çocuklarımıza. Hani tarlalarımız hep gittiler. Hep tarlalarımız battı” dedi.   




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —